Cem Yavuz

Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu

Cem Yavuz

cemyavuz@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

İzmir İktisat Kongresi - 04.01.2019

Kıbrıs’ın Fethi - 21.12.2018

Türkiye’de Kadın Hakları - 07.12.2018

Osmanlı Devleti’nde Para - 23.11.2018

Harf Devrimi - 16.11.2018

Cumhuriyet’in 95. Yılı - 02.11.2018

Islahat Çalışmaları - 26.10.2018

Ridaniye Savaşı - 19.10.2018

Mercidabık Savaşı - 12.10.2018

Çaldıran Savaşı - 05.10.2018

Rodos Adası’nın Fethi - 28.09.2018

Preveze Deniz Savaşı - 21.09.2018

Sanayi Devrimi - 14.09.2018

Soyadı Kanunu - 07.09.2018

Büyük Taaruz ve 30 Ağustos Zafer Bayramı - 31.08.2018

Şapka Devrimi - 10.08.2018

Türk Adı ve Anlamı - 03.08.2018

Orta Asya Türklerinde Hükümdarlık Anlayışı - 27.07.2018

Konar Göçerler - 20.07.2018

Osmanlı Devleti’nde Tarım - 13.07.2018

Divan-ı Hümayun - 06.07.2018

Orta Asya Türklerinde Aile Yapısı - 29.06.2018

Nizam-ı Cedid - 22.06.2018

Nizam – ı Cedid - 16.06.2018

1. Abdülhamid Dönemi’nde Yenileşme Faaliyetleri - 09.06.2018

Köprülüler Dönemi - 01.06.2018

17. Yüzyıl Islahat Çalışmaları - 25.05.2018

Osmanlı Devleti’nde Islahat Çalışmaları - 18.05.2018

Hıttin Savaşı - 11.05.2018

Büyük Selçuklu Devleti’nin Kuruluşu - 27.04.2018

Osmanlı Şehirlerinde Çarşı - 20.04.2018

Osmanlı’da Mahalle - 14.04.2018

Osmanlı’da Şehir Yaşamı-2 - 06.04.2018

Osmanlı’da Şehir Yaşamı -1 - 30.03.2018

İskenderiyeli Hypatia - 23.03.2018

Tercüman – ı Ahval - 15.03.2018

Osmanlı Devleti’nde İlk Gazeteler - 08.03.2018

Osmanlı Devleti’nde Matbaa - 01.03.2018

Osmanlı Devleti’nde Devşirme Sistemi - 22.02.2018

1243 yılında Kösedağ Savaşı’nı Selçuklular kaybedince, Anadolu’da Moğollar hüküm sürmeye başlamıştı. Anadolu bu dönemde oldukça karışık bir durumdaydı. Selçuklular hala buradaydı ancak Moğollar’a bağımlı halde varlıklarını sürdürmekteydiler. Haçlı Seferleri esnasında haçlılara karşı büyük zaferler elde etmiş olan Türkmenler kendi güçlerinin farkındaydılar. Türkmenler genel olarak Bizans Devleti’nin sınırlarına yakın uçlarda yaşamaktaydılar.

Kayı Boyu Ertuğrul Gazi önderliğinde Söğüt’e kadar gelmişlerdi. Kayı Boyu yıllardır Selçuklulara önemli hizmetler sunmuş ve savaşlarda Selçuklulara yardım etmiş önemli bir Türk boyuydu. Kayı Boyu Anadolu sınırlarına ilk girdiğinde Selçukluların başında Aleaddin Keykubat bulunmaktaydı. Selçukluların Bizans ile yaptığı savaşlar esnasında Selçuklular safında yer almışlardı.

1288 yılında Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra boyun başına Osman Bey geçmiştir. Osman Bey’in yanında yer alan ona rehberlik eden kişi ise amcası Dündar’dır. Osman Bey ilk önemli başarısını yine bu tarihte elde etmiştir. 1288 yılında Karacahisar Kalesi’ni fethetmiştir ve uç beyliğine terfi etmiştir. Osman Bey 1288 – 1299 yılları arasında Söğüt, Domaniç ve Karacahisar’a sahip durumdadır.

Osman Bey’in önemli özelliklerinden bir tanesi de insan ilişkilerinin iyi olmasıdır. Çevresindeki beylerle ilişkileri ve halkla olan ilişkileri iyidir. Bu sebeple çoğu kez destek görmüştür.

Osman Bey 1299 yılında Bilecik’i fethedince, kendisine başkent Konya’dan sancak gönderilmiştir ve Sancak beyi olmuştur. Bu Osman Bey’in Anadolu’daki ününü arttıran oldukça önemli bir gelişmedir. Bu zafer ve unvanla birlikte Moğol baskısından kaçan Türk boyları Osman Bey’e bağlanmıştır ve Osman Bey’in gücü katlanarak artmaya devam etmiştir. Dönemin Bizanslı tarihçisi Pakimeres Osman Bey’i şu sözlerle anlatmıştır; “Osman Bey dört bir taraftan kendisine insan çekiyor hatta Bizans tekfurlarını (valilerini) bile”

Osman Bey’in yükselmesini sağlayan bir önemli gelişmede Moğol akınlarına uğramamalarıdır. Zira arada Germiyanoğulları bir duvar görevi görmektedir.

Osman Bey İznik’i kuşatmıştır. Osman Bey’in bu kadar güçlenmesi Bizans İmparatorluğu’nda büyük bir korkuya sebep olmuştur. Bu korku Bizans’ın bir ordu hazırlamasına sebep olmuştur ve İznik kuşatmasını kaldırmak üzere Bizans ordusu Osman Bey’in üzerine yürümüştür. Ancak Bizans’ın bu yürüyüşü büyük bir bozgunla sonuçlanmış ve Osman Bey’in gücüne güç katmıştır. 1302 tarihinde neticelenen bu savaş kimileri tarafından Osmanlı Devleti’nin gerçek kuruluş tarihi olarak da lanse edilmektedir. Ancak genel kanı 1299 yılıdır.