Cem Yavuz

Osmanlı’da Mahalle

Cem Yavuz

cemyavuz@ilksesgazetesi.com

Osmanlı Devleti’nde mahalleler, bir mabedi merkez alacak şekilde dizayn edilmekteydi. Bu mabedler genelde cami ya da mescit gibi yapılardı. Osmanlı Mahalleleri günümüzde olan mahallelerden farklıydı. Yapılan araştırmalara göre mahallelerde 10 – 50 arası hane sayısı mevcuttu. Yani mahallelerin nüfusunun 50 ila 300 civarı olduğu çıkarımını yapabilmekteyiz.

Mahalleler bilindiği üzere dini inançlara göre şekillenirdi. Müslüman ve Hıristiyanlar aynı mahallede yaşayamazdı. Müslüman ve Hristiyan mahalleler ayrı biçimde kurulurdu. Ancak sicil defterlerinde Hıristiyanların ve Müslümanların komşu mahallelerde yaşadıklarını görebiliyoruz. Konar göçerler ise mahalle dışında yaşamaktaydılar

Mahallelerde Sosyal Yaşam

Osmanlı Devleti’nde mahalleler en küçük idari birimdi. Bir insan eğer Osmanlı’da vatandaş statüsüne erişmek istiyorsa bu mahallelerde yaşaması şarttı. Bu mahallerlerde yaşayabilmek için bir takım hükümlülükler de bulunmaktaydı. Bunlardan ilki kefalet usulüydü. Kefalet bir örfi uygulamaydı. Buna göre mahallede yaşayan her bir birey birbirine kefil olmak zorundaydı. Bu şekilde mahallenin güvenliği sağlanır ve asayiş konusundaki problemler minimum seviyeye indirilirdi. Kefili olmayan hiç kimse mahallede yaşayamazdı.

Bu kefalet sisteminin sonucu olarak, asayişin bozulmasından tüm mahalle sorumlu olmaktaydı. Bu sebeple cezai işlemler uygulanırken mahallede yaşayanların ortak sorumluluk alması gerekliydi.

Yine Osmanlı mahallelerinde komşuluk oldukça önemliydi. Yaşanılan evin etrafındaki 40 ev komşu ev olarak sayılmaktaydı. Komşuluk hem örfi hem de şerri hukuk açısından önemliydi.

Mahallelerde fakir insanlar için sadaka taşları bulunmaktaydı. Burası bir çukurdu ve zeninler buraya para bırakmaktaydılar. Fakirler de ihtiyaçları kadar buradan yardım almaktaydılar.

Camiler, mescitler, dergahlar ve kahveler mahallelinin ortak sosyal alanlarıydı. Burada imamlar tarafından devletin duyuruları da halka bildirilirdi. Mahallelerde sabah, akşam ve yatsı namazları cemaatle birlikte kılınmaktaydı.

Osmanlı mahallelerinde avarız akçası vakfı bulunmaktaydı. Bu vakıfta paralar toplanır, bekçi, imam gibi görevlilerin ücretleri ödenirdi. Beledi hizmetler için de yine bu ortak bütçe kullanılırdı.