Aslı Şen

Otoriter olmak ya da olmamak

Aslı Şen

aslisen@aslisen.com.tr

Ebeveynlerden en sık duyduğum sorulardan birisi “Çocuğuma karşı ne kadar otoriter olmalıyım?” sorusu oluyor. Özellikle çok katı otoriter ebeveynlerle büyüyen kuşaklar kendi çocuklarını yetiştirirken kullandıkları otoriteyi sık sık sorgulamaktalar.

Anne babaların sergiledikleri ebeveynlik stilleri dört ana grupta toplanmaktadır. Bu stillere göz gezdirmek tabloyu daha net görmemize yardımcı olacaktır. Otoriter ebeveynlik stilinde çocuğun kurallara sorgulamadan kayıtsız şartsız uyması beklenir. Çocuğa herhangi bir açıklama yapılmaz, sebep sorduğunda ise “Ben öyle istediğim için, annen olduğum için” gibi cevaplar verilir.  Ebeveynler sevgilerini göstermede çekingendirler. Kurallara uymamanın sonucu cezalandırılmaktır. Ailenin beklentisi her zaman yüksektir. Bu tarz ebeveynlikte, disiplin dışarıdan verildiği için çocuklar içdisiplin geliştirmekte zorlanır, ebeveynlerin beklentilerini karşılamak için disiplini yerine getirirler. Bu çocuklar kaygılı, çekingen, bağımlı özelliktedir ve bekleneceği üzere özgüvenleri düşüktür. Demokratik ebeveynler ise benzer şekilde çocuklarına kurallar koyarlar ancak kuralları koyma sebeplerini çocuklarına anlatırlar, gerekirse kuralları esnetirler. Çocuğun ihtiyaçlarına duyarlıdırlar, çocuklarını kontrol etmekten çok yönlendirmeye meyillidirler. Beklentileri karşılanmadığında cezalandırmak yerine çözüm bulma yoluna giderler. Bu çocuklar duygularını yönetebilen, sorumluluk bilinci yüksek, özgüveni yüksek kişiler olarak yetiştirilirler. İhmalkar ebeveynlik stilinde çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçları fark edilmez ya da ihmal edilir. Anne baba çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı değildir. Çocukla iletişimi yoktur, çocuğa sevgilerini göstermezler. Zaman zaman bu ebeveynlik stili çocuk istismarına kadar gidebilmektedir. Bu çocuklar çevresiyle iletişim kuramayan, motivasyonları ve özgüvenleri düşüktür. İzin verici ebeveynlik stilinde anne babalar çocuğa sınır koymaz, çocuktan çok büyük beklentileri yoktur. Çocukların istediklerini yapmalarına izin verirler. Bunun yanında çocukların ihtiyaçlarına duyarlıdırlar, sevgilerini gösterirler. Ebeveynden çok arkadaş gibidirler. Bu çocuklar duygularını düzenlemekte zorluk çeker, çevreye karşı güvensiz olabilirler.  Kuralların olduğu ortamlarda mutsuz olurlar; okula uyum problemleri görülebilir.

Bu ebeveynlik stilleri arasında elbette ki en sağlıklı olan demokratik ebeveynliktir. Ebeveynlik stillerine göz atmak ne kadar otoriter olmak gerekir sorusunu, nasıl bir otorite figürü olmamız gerekiyor sorusuna dönüştürmektedir. Çocukların büyümesi için sevgi, biraz kural, biraz hayal kırıklığı gerekli. Çocukların beklentilerinin karşılanmamasına, isteklerini erteleyebilmeye, hayal kırıklığı, mutsuzlukla başa çıkabilmeye ihtiyaçları var. Çünkü tüm bunlar büyümenin bir parçası.  Çocuğun sürekli mutlu edildiği, beklentilerinin karşılandığı ya da tam tersi sürekli ailenin beklentilerinin karşılandığı bir tarz, çocuklar için sağlıklı olamaz. Otorite gerekli ancak çok katı olmayan çocukların ihtiyaçlarına duyarlı, gerektiğinde esneyip çözüm bulabilen bir tarz olması çocukların özgüveni yüksek kişiler olarak yetişmelerine yardımcı olur. Elbette sadece ebeveynlerin değil çocuğun hayatında olan herkesin öğretmenlerin özellikle bu tarz kural koyma yöntemlerini benimsemesi gerekir.