Fulya Aybüke Fişengi

Psikoloğa mı Nurdan Teyzeye mi?

Fulya Aybüke Fişengi

fulyaaybukefisengi@outlook.com

Hayat koşuşturmaları her gün güçleşip sertleşiyor ve haliyle bilimsel olarak beklenen şey; profesyonel yardım alma gereksiniminin artmasıyla birlikte profesyonel yardım talebi de artıyor. Sorun da burada başlıyor. Sorun insanların profesyonel yardıma olan ihtiyacı değil, sorun insanların bir psikologla olan terapi seansına önyargısı. Sorun insanların bir terapi seansı ile sosyal çevresiyle dertleşmesini bir tutması.

Günümüzde kitaptan daha çok bilgi kaynağı olarak görülen televizyon, terapi seanslarına olan yargısız infazın başlıca nedeni. Terapi seansı kırmızı koltukta siyah gözlüklü kel bir adamın probleminizi dinlemeden size uzanın ve şimdi çocukluğunuza inelim demesinden ibaret değildir. Ya da seans bitiş saatini salise geçirmeyen problemin çözümünü hep diğer seanslara bırakan paragöz insanların konuşması değildir. Bunlar hep aptal kutusunun işleri. Gerçek bir psikoloğun işi ise karşısında problemleri çözmekte zorlanan veya çözemeyen kişilere farklı bir gözle bakmasını, farkındalık oluşturmasını sağlamak. ‘Aşağı mahalledeki Nurdan teyze bu konuda yardım edemez mi hem onun gelini de aynı problemi yaşıyor en iyi o anlar yaşayan bilir değil mi ne gerek var boşu boşuna para vermeye ne anlayacak psikolog?’ Sanılanın aksine Nurdan teyzenin Emine teyzeye olan seansının maddi değeri soruna olan çözümün yeterliliği ile doğru orantılı. Nurdan Teyze’yle olan konuşmadan sonra oluşan anlık rahatlamalar sorunun çözümü değildir. Eğer çözümü olsaydı zaten Nurdan Teyze uzman psikolog olalı yıllar olmuştu. Terapiye olan önyargılar insanların sorunlarını ya kendi içine atmalarıyla ya da Nurdan teyzelere anlatmalarıyla sonuçlanıyor. Bireylerin kendi içine önemsiz görülen sorunları atması daha büyük sorunların nedeni olabilirken Nurdan teyzelere anlatmalar mahallenin dedikoduları tazeliyor.

Terapi kişiye özel yapılan ve kişinin sorunlarını objektif olarak düşünen bu alanda uzman birisiyle olan konuşmadır. Terapi seanslarının ilkelerinin biri empatinin sempatiye dönüşmemesidir. Elbette bir psikolog danışanını anlamalıdır ancak bu onunla ağlaması, üzülmesi ya da empati kurması için değil sorunları çözmesi ve bu süreçte adaptasyonu artırmak adına çözüm yollarına ulaşılmasını sağlamak içindir. Psikologlar, Nurdan Teyzenin aksine bunu anlayabilmek için bir lisans süreci geçiriyor, türlü türlü eğitimler alıyorlar. Nurdan Teyzenin tecrübesine laf yok ancak sorunlarda profesyonel yardım alınması sorunların hem daha hafif atlatılmasını hem de sorunların çözülme sürecinin hızlandırılmasını sağlıyor. Yok canım bunun içinde psikoloğa gidilmez denen her sorun yaşamda ağır izler bırakabilir. Bu izlerden en ufak sıyrıklarla atlatılması için profesyonel yardım alınması şarttır.

Demem o ki terapi ne kırmızı koltuk ve gözlükten ibaret ne de sosyal çevremizle aynısı kayınımda da var denilerek muadili oluşturulabilecek bir konuşmadan. Komşunuza değil psikoloğunuza gidin. Bir psikoloğunuz yoksa eğer bir tane edinin.