Sıla Arsel

Sağlıkla 2019’a

Sıla Arsel

sila.arsel.96@hotmail.com

2018’in acılı tatlılı son günündeyiz...Belki elinizde sıcak çayınız ve gazetenizin sayfalarını çevirirken denk geldiniz bu yazıma. Belki de malum çağımızın gereği internetten. Korkmayın, açılış cümlelerimi daha fazla uzatmayacağım. Yeni yıla nasıl girersen bütün yıl öyle geçermiş inanışından yola çıktım bugün. Sağlık olsun, sağlıkla girelim. O zaman önce ruh ve beden sağlığı dileyelim 2019’dan. Ve yeni yılımızın ilk gününde, bunun en büyük etkeni olan sigarayı hayatımızdan çıkaralım.
Ben devletimizin yerinde olsam hiç düşünmem kesinlikle yasaklarım sigarayı. Çünkü içinde ne tür zehirlerin olduğu belli olmayan üstünde çok dikkat çekici bir şekilde SİGARA ÖLDÜRÜR ibaresi olan ve bu ibareye rağmen halkımızın kendi ölümüne kadeh kaldırdığı bir zehir... Üstelik ithalatının %60’lara ulaştığı bir zehir... Neden benim kıymetli halkım kendini zehirlesin ki? Hele ki her 10 saniyede 1 kişi bu zehirden ölüyorken. Bir sonraki 10 saniyelik zaman dilimindeki bir kişi, ya sizseniz?
Sigaranın hammaddesi olan tütünün içerisinde bulunan alkolitlerden zirai mücadele için böcek ilacı olarak üretilmesi söz konusuyken bu zehri, neden onlardan alıyoruz ki? Bir; dur böcek kardeş acına ortak olayım ben de acı çekerek yavaş yavaş kendimi öldürmek istiyorum, demediğimiz kalmıştı. Ne ara mazoşizt (ve sadist) bir halk olduk biz! Doğru, ölmek için dünyaya geldik. Ya İstiklal Ya Ölüm! diyen Türk milleti de ölümden korkmaz ama ölmek için yaşamıyoruz.
İçtiğinde onu rahatlatacağını düşündüğünü ama onun zehir olduğunu, vücuttaki oksijenini yok ettiği için düşünce yetisini sıfırladığını, bundan ötürü rahatladığını sandığını ama aslında rahatlamadığını, içsel sorunlarına bir düğüm atarak onları rafa kaldırdığını kime söylesem; ya evet içinde fare zehri varmış diyorlar, cevabını alıyorum. Ne acı. Rahatlamak istiyorsan git meditasyon yap, git koş kardeşim. Kendini geçtim niye neslinin sağlığıyla oynuyorsun.
Burada şimdi sigaranın içindeki 4000 bine yakın zehirli maddeden bahsetmeyeceğim elbette. Ama kısaca üç-beşine değineceğim.
Nikotin: Sigarayı içmeye başladıktan tam 8 saniye sonra nikotin vücudunuza yayılıyor. Böcek öldürücü olarak da kullanılan bu madde vücudumuzda bağımlılık yapıyor.
Tebrikler, artık kalp ve solunum problemleriniz var!
Zifir(Katran): Sigara dumanını her içinize soluduğunuzda o yapışkan kahverengi maddeyi de vücudunuza alıyorsunuz. Zamanla ten renginiz bozulmaya başlıyor, yüzünüz çöküyor.
Tebrikler, artık diş eti-akciğer ve cilt kanseri olmak için bir adım daha attınız!
Arsenik: Belki de en sinsi zehirlerden. Yavaş yavaş vücutta birikir. Tıpkı saatli bomba gibi. Din-dan-don. Bir bakmışsınız dakikalar ilerledikçe yaşamınız için ayrılan sürenin sonuna gelmişsiniz, hücre içi oksijenli solumunuz durmuş ve bom. Süründüre süründüre öldürür.
Tebrikler, artık kalp ve kan damarlarınız zedelendi, kanser riskiniz arttı!
Benzen: Evet doğru, motor yakıtlarında kullanılan benzen. Siz onu büyük bir zevkle vücudunuza alıyorsunuz.
Tebrikler, bir bakmışsınız lösemi olmuşsunuz ya da bilinç gitmiş felç olmuşsunuz!
Kadmiyum: Tuhaf şey doğrusu, pilleri ellemezsiniz zehir var diye. Ama bir bakmışsınız bu zehri sigarayla birlikte vücudunuza almışsınız. Artık kanser riskiniz var. Kanser için bir madde yetmez 4000 maddeyi birden koyalım sigaraya da işimizi sağlama alalım demişler herhalde, bilemeyeceğim.
Tebrikler, artık böbrekleriniz de gitti, o sağlam kemikleriniz de!
Polonyum: Sadece 1 gramı bile binlerce kişiyi öldürebilecek bir radyoaktif elementken siz bu yükü tek başınıza sırtlanmışsınız amma da cesur insanmışsınız.
Tebrikler, elektrikli aletlerden almadığınız radyasyonu sigaradan aldınız!
Amonyak: Çok ilginç. Biz bunu tuvalet temizliğinde kullanmıyor muyduk yaa? Siz de onu vücudunuza alıyorsunuz. Nikotin daha kolay vücudunuza girsin diye üstelik.
Teb - rik - ler, artık ölüme çok yakınsınız!
Krom, karbonmonoksit, hidrojen siyanür, nitrojen oksit, kükürtdioksit, hidrojen sülfit... Ve daha fazlasını yazmayacağım artık. İnanın bunları yazarken benim burada kalbim ağrıdı. Sizse bu hayatı yaşıyorsunuz.  İsteyerek ve bilerek. Mecbur olduğunuz bir şey yok oysa. Çünkü bu yaşam sizin elinizde.
Kendinizi bu şekilde öldürecek kadar ne acılar çektiniz. Neden cezalandırıyorsunuz bedeninizi ve ruhunuzu. Bu kadar mı nefret ediyorsunuz kendi varlığınızdan ki yavaş yavaş intihar ediyorsunuz bu yaşamdan?

Başlangıçta; ne ara mazoşizt bir halk olduk biz, demiştim. Kendinize zarar verdiğiniz için. Parantez içinde de sadist, demiştim. Başkalarına zarar verdiğiniz için. Çünkü siz sigaranızı içiyorsunuz da etrafınızdaki pasif içicilerin suçu ne? Kendinize zarar veriyorsunuz, bu zarara da başkalarını alet ediyorsunuz. Ailenizi, çocuklarınızı ve sevdiklerinizi...
Her düşüncenizle yeryüzünden gökyüzüne bir enerji gönderiyorsunuz. Gökyüzünden yeryüzüne geri inen bir enerji. Bu yaştan sonra, bu kadar yıldan sonra, bu streslerden sonra bırakamam YOK. Bağımlılığınızı bir tarafa bırakın. Sigara mı sizden büyük yoksa siz mi sigaradan büyüksünüz!
Yeni yılda;
Sigarasız, sağlık dolu, mutlu bir yaşam dilerim. Siz ve sevdikleriniz için...