Çağdaş Cantürk

Seçim Gürültüsü

Çağdaş Cantürk

canturkcagdas@gmail.com

Ülke olarak her şeyi en uçlarda yaşıyoruz. Sevinci de, üzüntüyü de. Tepkiyi de, duyarsızlığı da. Tam olarak ‘sevdim mi tam severim, sildim mi bir kalemde’ toplumuyuz. ‘Birazcık’ diye bir kavramımız pek yok. Ya hep ya hiç.

Malumumuz seçim yaklaştı iyice.

Mitingler hızlandı. Canlı yayınlar desen her akşam nerdeyse. Hoş, adaylardaki bu enerjinin kaynağını anlamak mümkün değil, nasıl bu kadar yoğunlukla başa çıkıyorlar, samimi söylüyorum helal olsun.

Cep telefonuna gelen mesajlar bitmiyor.

Sokaklarda sürekli bangır bangır seçim arabaları.

Halk desen sadece seçime odaklı.

Gazetelerde başka bir konuya rastlamak çok zor.

Dost meclisleri sadece bu konuya odaklı.

Açıkçası, beni biraz boğmaya başladı.

12 aylık bir yılın, yaklaşık üç ayını neredeyse bu seçim üzerine harcamak niye? Halkın kafası bu kadar meşgul edilmemeli yahu.

Havalar iyice ısındı. Arkadaşım klima alacak, ‘boşverdim seçimden sonra alacağım’ diyor.

Ne alaka?

Neden yani?

İnsanlar bütün planlarını seçime odaklı yapıyorlar şimdilerde. Çünkü sebebi çok basit.

Biz bu seçim olayını çok hissederek yaşıyoruz. Gün içinde o kadar çok maruz kalıyoruz ki. Seçim de seçim her yerlerde. Kafanı çevirdiğin her yerde, kulak kesildiğin her anda.

Çok da maliyet!

Partiler kullansa keşke seçim için harcanan paraları daha iyi işler için. Futbol maçıymış gibi, sürekli bir garip atmosferden kurtulmak istiyorum. Tam uyaklardan oluşan, basit reklam şarkılarını duymak istemiyorum artık.

Hatta abartıyorum. Seçimlerin elektronik ortamda, online olarak yapılmasını istiyorum. Aynı ay içinde iki pazarımı seçim ile geçirmek istemiyorum.

Pazar demişken, meyve sebze pazarı gibi tam olarak ortalık şu anda. Herkes bağırıyor, çağırıyor, anlatıyor.