Ümit Yaşar Işıkhan

Smyrna’nın Suriyeli Kızı

Ümit Yaşar Işıkhan

poetia.star@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Eduardo Galeano ve Biz  - 19.11.2016

İmgelerin Parçalanması-5 - 15.11.2016

Sen Bir Robotsun - 12.11.2016

Hayatınız Roman poetia.star@gmail.com - 08.11.2016

Aşktan Sonra Hüzün - 05.11.2016

Aşkın Yüzyılı- ve Selmina Melikoğlu - 01.11.2016

“Aşkın Yüzyılı – Elizabeth” - 29.10.2016

Kitap ve İnsan İlişkisi 2 - 25.10.2016

Kitap ve İnsan İlişkisi -1 - 22.10.2016

Fransa Elsa’yı Öldürdü… - 18.10.2016

KİM Sanatçı! - 15.10.2016

İzmir'de Belediyelerin İflası - 11.10.2016

Cuma Ocaklı’nın Ardından - 08.10.2016

İntihar Saatindeyiz… - 04.10.2016

Yeniden Yeniden Doğmalısın - 01.10.2016

Yüzyıllık Oyun - 27.09.2016

A.V.M’LER  -  Egepark Ve Sanat - 24.09.2016

Kuşların Dilini Öğrenin - 20.09.2016

Ansızın Aşk... Ansızın Filistin - 17.09.2016

Kim Şair... Hangisi Şiir - 13.09.2016

Tanrının Adaleti - Sosyalizm - 10.09.2016

Balkanlar’da Bir Şair-4 Zeynel Beksaç - 06.09.2016

Balkanlar’da Bir şair-3 Zeynel Beksaç - 30.08.2016

Gaziantep’te Vurdular Beni… - 27.08.2016

Balkanlar’da Bir Şair-2 Zeynel Beksaç - 23.08.2016

Balkanlar’da Bir Şair-1 Zeynel Beksaç - 20.08.2016

Fransa’dan Teşekkür Bekliyorum…   - 13.08.2016

Demokrasi Ve Şehitler Mitingi - 09.08.2016

Kuş Kanatlarına Özlem - 06.08.2016

Ben Ordaydım… - 02.08.2016

Smyrna’nın Aşıklarına - 30.07.2016

“Kolera Günlerinde Aşk” - 2 - 26.07.2016

“Kolera Günlerinde Aşk” – 1 - 23.07.2016

Halkımıza Geçmiş Olsun - 19.07.2016

Halkımıza Geçmiş Olsun - 19.07.2016

Ve Geçti Zaman - 16.07.2016

Srebrenitsa’da Öldürüldüm - 12.07.2016

Müslüman Mahallesinde Ölmek - 09.07.2016

Hangi Bayram… - 05.07.2016

Hangi Bayram… - 05.07.2016

Sabotaj Bayramı - 02.07.2016

Aşk ve İnat - 25.06.2016

Ben Mülteciyim - 21.06.2016

Aşk Bir İmgeydi Selmina - 18.06.2016

İzmir Kent Belleği Yazıldı…  - 14.06.2016

Ben Muhammed Ali - 10.06.2016

Gavur İzmir Affetmez… - 07.06.2016

“Alfabesiz Sevişmeler” ve Şevki Özdemir - 04.06.2016

Kim İzmirli? - 31.05.2016

Kuşadası’nda Uluslararası Sanat Festivali - 28.05.2016

Vatan Hainleri - 24.05.2016

Kuşadası Sanat Festivali - 14.05.2016

Cumartesi Annelerine - 10.05.2016

AB vizesine hayır - 07.05.2016

1 Mayıs ve Mangal… - 03.05.2016

Amele Sınıfına El Fatiha - 30.04.2016

TÜYAP ve İZFAŞ - 26.04.2016

TÜYAP’ta Çocuk ve Minyatür Kitap - 23.04.2016

İzmir 21. TÜYAP Kitap Fuarı’na Yolculuk - 16.04.2016

Petra’nın Gözyaşları - 12.04.2016

Gitme de Konuşalım - 09.04.2016

İzmir’de Sanat ve Liboşlar - 05.04.2016

Barışa Su Olmalı - 02.04.2016

Ölü Ozanlar Kenti - 29.03.2016

Barışın Başkenti Mardin…   - 22.03.2016

Savaş ve Leş Kargaları - 19.03.2016

Bilge ve  Zaman… - 15.03.2016

Zavallı İzmir - 12.03.2016

Sanat Engel Tanımaz 2 - 09.03.2016

Sanat Engel Tanımaz - 08.03.2016

Yarım Kalan Şiir - Halis Altındağ - 05.03.2016

Kalimerhaba - Kadın ve Sanat Festivali - 01.03.2016

Kuşların En Küçük Kardeşi… Sedat Peker - 27.02.2016

NATO’ya Hayır… - 23.02.2016

Terör Bataklığı - 20.02.2016

Kenti Öldürenler ve Kutsanan Katiller - 16.02.2016

Şiirde Maviydi Zaman  - 13.02.2016

Yüreğini Aşka Hazırla… - 09.02.2016

Toplumların Gen Şifresi – Folklor Deliormanda Aşk       - 06.02.2016

Dizeler Mumyacısı Erhan Doğan - 02.02.2016

Benim Teröristim İyidir… - 30.01.2016

Terör ve Hayat -2 - 26.01.2016

Terör ve Hayat -1 - 23.01.2016

Nazım Hikmet’in çocukluğu – 2 - 19.01.2016

Nazım Hikmet’in Çocukluğu - 1 - 16.01.2016

Dön Dünya Yeni Bir Güne - 12.01.2016

Biz Efendi Çocuklardık…   - 09.01.2016

T.S. Eliot ve Şair Sorumluluğu - 05.01.2016

Yeni Yıl ve Hüzün - 02.01.2016

Kadın Aktivistlere Çağrı… - 29.12.2015

Şiirin Genç Irmaklarından - 26.12.2015

Size ve Bize El Fatiha… - 22.12.2015

Şiirin Güney Rüzgarı - 19.12.2015

BİR GEZGİN… ALİ TİYAR GÖK  - 15.12.2015

Mustafa Kemal’i Öldürenler… - 12.12.2015

Ölü Çocuklar Senfonisi - 08.12.2015

Kuşadası’nda Sanat Turizmi - 05.12.2015

Konuş Lazar - 01.12.2015

Katil Kim? - 28.11.2015

Kırlangıçlar İçimden Uçunca - 24.11.2015

Savaş ve Edebiyat-2 - 17.11.2015

SAVAŞ VE EDEBİYAT-1 - 14.11.2015

Barışa renk olmak - 10.11.2015

Hoş Geldin Pepe - 07.11.2015

GİTME… - 03.11.2015

SON  ŞAİRLER - 31.10.2015

İzmir'de Sonbahar ve Beyaz Toros-2 - 27.10.2015

İzmir’de Sonbahar ve Beyaz Toros-1 - 24.10.2015

“Bir Mum Diğer Bir Mumu Tutuşturmakla Işığından Bir Şey Kaybetmez” Hz. Mevlana - 20.10.2015

DOKSAN DOKUZ KURŞUN - 17.10.2015

DOKSAN YEDİ GÜVERCİN AĞITI - 13.10.2015

UASB* - SANATÇILAR  DIŞARI - 2 - 10.10.2015

UASB* - SANATÇILAR DIŞARI - 1 - 06.10.2015

Bayram benim neyime… - 03.10.2015

NATO Çocukluğuma Kamp Kurdu.. - 29.09.2015

İZMİR BAYRAM VE ÇOCUK -3  - 28.09.2015

MARDİN BAYRAM VE ÇOCUK – 2 - 27.09.2015

MARDİN-BAYRAM VE ÇOCUK -1 - 26.09.2015

MARDİN’DEN İZMİR’E -1 - 22.09.2015

MERHABA MARDİN - 19.09.2015

YAŞASIN KIYAMET-2 - 16.09.2015

YAŞASIN KIYAMET - 15.09.2015

12  EYLÜL VE KATİLLER - 12.09.2015

AFFETME  BİZİ   AYLAN… - 08.09.2015

MASAL, TREN VE BARIŞ - 05.09.2015

İEF ve İZMİR’E EL FATİHA - 01.09.2015

ÇANAKKALE  RUHU  VE  BARIŞ - 29.08.2015

Acıları Silah Yapmak - 25.08.2015

SAVAŞ  SEKTÖRÜ VE BARIŞ    - 22.08.2015

Herkes Yalan Söyledi - 19.08.2015

İLK SES… İLK KURŞUN - 15.08.2015

Büyükşehir ve Rezalet - 11.08.2015

ŞİİR NEDİR? - 08.08.2015

BARIŞ NE ZAMAN!-2 - 05.08.2015

BARIŞ NE ZAMAN!-1 - 04.08.2015

FELSEFE, ŞİİR VE BARIŞ -2 - 01.08.2015

FELSEFE, ŞİİR VE BARIŞ  -1 - 28.07.2015

Bana Çocuklarını Anlat Amara... - 25.07.2015

ÖLÜM  YELKENİNDE  YAŞAM EPİGRAMMASI-2 - 21.07.2015

ÖLÜM YELKENİNDE YAŞAM EPİGRAMMASI - 1 - 18.07.2015

KÖYLÜLER…KADINLAR...ÖLÜLER... - 14.07.2015

SREBRENİTSA… UYGARLIĞIN MEZARI - 11.07.2015

KARDEŞİM BOSNA…KARDEŞİM SREBRENİTSA - 10.07.2015

UMUDA YOLCULUK - 07.07.2015

NEVAİ METİN MEMMEDOĞLU ve DELİLER - 04.07.2015

TEMMUZ’DA  ÖLMEK... - 30.06.2015

KIYAMET GÜN܅ - 27.06.2015

DÜNYA MÜLTECİLER GÜNÜ - 23.06.2015

YEREL YÖNETİMLER VE K.K.K.   - 16.06.2015

YENİ BİR SAYFA - 09.06.2015

NAZIM HİKMET’İN SÜRGÜN ARKADAŞLARI - 06.06.2015

SİYASİ PARTİLER VE SANAT - 02.06.2015

BÜYÜK İNSANLIK ALANLARDA… - 30.05.2015

TABULARA DOKUNMAK -2 - 26.05.2015

TABULARA DOKUNMAK -1 - 23.05.2015

COMANDANTE CARLOS’A ÖZGÜRLÜK - 19.05.2015

EDUARDO   GALEANO  ve YASAK  KUŞLAR - 16.05.2015

AŞK VE KATİLLER - 12.05.2015

ŞİİR VE SANIK - 09.05.2015

Entel-Dantel ve İzmir - 05.05.2015

Zamana Dokunmak ve İzzet Kocadağ - 02.05.2015

TÜYAP’TA YAZAR OLMAK - 25.04.2015

 İZMİR TÜYAP 20 YAŞINDA - 21.04.2015

SON TREN ve H. RECAİ ATALAY - 18.04.2015

“BİR  HAYALİM  VAR” - 2 - 07.04.2015

“I HAVE A DREAM”- 1            - 04.04.2015

Köyceğiz şiir akşamları - 31.03.2015

ŞİİRA.. - 28.03.2015

ŞİİR VE ÖLÜ OZANLAR - 24.03.2015

HALEPÇE’NİN  GÖZYAŞLARI - 21.03.2015

GÜN DÖKÜLMESİ VE YAĞMUR - 17.03.2015

Azerbaycan’ın barış elçileri - 14.03.2015

BALKANLARDA  HOMEROS - 10.03.2015

“ALLAH’IN ASKERLERİ” - 07.03.2015

GÖLGELER  VE ZAMAN - 03.03.2015

Hoşça Kal Yoldaşım... Sedat Peker... - 28.02.2015

C.H.P ve KÜLTÜR - SANAT - 24.02.2015

Sanat Evrensel mi? - 21.02.2015

ÇAĞIMIZIN  YALNIZLIĞI                                                - 17.02.2015

ULU BİRÇINAR-ABDULKADİR GÜLER                                                                          - 14.02.2015

HAKKARİ’DE BARIŞ ZAMANI - 10.02.2015

HAKKARİ’DEN BASRA’YA - 08.02.2015

HAKKARİ’DE KAR SICAKLIĞI-3 - 03.02.2015

HAKKARİ’DE KAR SICAKLIĞI-3 - 01.02.2015

Hakkari'de Kar Sıcaklığı - 2 - 31.01.2015

Hakkari'de Kar Sıcaklığı - 1 - 27.01.2015

Kıvırcık Saçlı Kızın Öyküsü - 24.01.2015

ZAMANIN  KIVIRCIK  SAATLERİNDE… - 20.01.2015

KAPİTALİZMİN ÇÖKÜŞÜ - 10.01.2015

FRANSANIN OYUNU - 09.01.2015

HOŞÇA KAL MADRİNA - 06.01.2015

KAR, NOEL BABA VE MARDİN - 04.01.2015

TARİHİN UTANÇ YILLARI - 30.12.2014

CUMA OCAKLI VE TANRI’NIN AĞLADIĞI SAATLER - 27.12.2014

BODRUM’DA DELFİ - SANAT - 23.12.2014

ÖRNEK GAZETE -EGE’DE BUGÜN - 20.12.2014

HOŞ GELDİN ZERDÜŞT - 16.12.2014

İMGELERİN PARÇALANMASI-4 - 13.12.2014

HAYATIN SIRLARI          - 09.12.2014

ÖNCE  İNSAN  OLMAK.. - 06.12.2014

ŞİİR YOĞUN BAKIMDA - 02.12.2014

ROTARY KONAK -2 - 29.11.2014

ROTARY KONAK -1 - 25.11.2014

Zamanı Çalmak - 22.11.2014

AFFET BİZİ ŞEYHMUS - 18.11.2014

Gözlerin ve Filistin - 15.11.2014

YEREL  YÖNETİMLER  VE  SANAT - 11.11.2014

ŞAİR VE İNTİHAR   - 08.11.2014

BAK SEVGİLİM - 04.11.2014

ADIM  CUMARTESİ.. - 01.11.2014

SAVAŞ VE İNSAN - 28.10.2014

GİLGAMEŞ DESTANI ve İBRAHİM ÜLGER - 25.10.2014

HOŞÇA KAL  MARDİN.. - 21.10.2014

AYDIN  GEÇİNEN  IRKÇILAR - 18.10.2014

ORTADOĞU VE EMPERYALİZM - 14.10.2014

İMGELERİN  PARÇALANMASI -3 - 07.10.2014

- 07.10.2014

SENARYOLAR VE IŞİD - 30.09.2014

HOMEROS’UN ÇIĞLIĞI - 23.09.2014

GAVUR  İZMİR-MİŞ - 20.09.2014

İBRADI  - MARDİN’E BAKAR - 16.09.2014

IŞIĞIN  KAYNAĞI - 13.09.2014

İMGELERİN  PARÇALANMASI -2 - 09.09.2014

ARTOROS SANAT FESTİVALİ - 1 - 06.09.2014

BUNCA HÜZÜN VARKEN - 02.09.2014

MARDİNDE ZAMAN -2 - 30.08.2014

MARDİN’DE ZAMAN-1 - 26.08.2014

SANATÇILAR DIŞARI.. - 19.08.2014

KARDEŞLERİM..      - 16.08.2014

İmgelerin Parçalanması-1 - 12.08.2014

GÖLGELER VE YELKOVAN - 09.08.2014

“ŞEREFSİZLER” - 05.08.2014

BAYRAM SENİN NEYİNE… - 02.08.2014

TANRI  SOSYALİST Mİ.. - 29.07.2014

DİREN FİLİSTİN.. YANINDAYIZ.. - 26.07.2014

KAFASIZ KOMUTANLAR… - 22.07.2014

HİTLER’İ KİM GÖNDERDİ.. - 15.07.2014

SREBRENİTSA UYGARLIĞIN MEZARI - 12.07.2014

APHRODISIAS.. HEYKEL  ATÖLYESİ - 08.07.2014

7 RAKAMININ GİZEMİ VE BEN - 05.07.2014

TEMMUZ YÜREĞİMİN YANGIN YERİ - 01.07.2014

KENT, SANAT VE SIĞIRLAR.. - 28.06.2014

PETRA’NIN GÖZYAŞLARI… - 24.06.2014

12 EYLÜL VE BİR KUŞAĞIN KATİLLERİ - 21.06.2014

MUSTAFA KEMAL’İ ÖLDÜRENLER.. - 17.06.2014

KARYALI ŞAİR RAŞİT ÖZTÜRK VE ALTIN BEBEK - 14.06.2014

N’OLUYOR YA !.. - 10.06.2014

AZİME AKBAŞ YAZICI VE SUYUN DUASI - 07.06.2014

NAZIM HİKMET’İ ÖLDÜRÜYORLAR – 2 - 03.06.2014

VAKIFLAR VE SANAT KATİLLERİ.. - 31.05.2014

DENİZALTI   VE   MADEN İŞÇİLERİ - 27.05.2014

SOMAYA AĞIT 3 Anne… Annem… Burdayım.. - 24.05.2014

SOMAYA AĞIT-2 Ölü Madenciler Diyalogu - 20.05.2014

NİOBE’NİN  GÖZYAŞLARI  veya  SOMA’YA  AĞIT - 15.05.2014

SUÇLU BULUNDU - 12.05.2014

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE REZALET - 09.05.2014

Katil Biziz... - 05.05.2014

İŞÇİ SINIFINA EL FATİHA… - 02.05.2014

AZİZ KOCAOĞLU VE SEMA PEKDAŞ  - 28.04.2014

TÜYAP VE KENT KÜLTÜRÜ - 27.04.2014

TÜYAP VE KİTAB-I “ŞEY” - 26.04.2014

TÜYAP VE MİNYATÜR KİTAP - 25.04.2014

TÜYAP ve DİNÇER SÜMER - 24.04.2014

TÜYAP VE E-KİTAP - 23.04.2014

İZMİR 19.TÜYAP KİTAP FUARINA YOLCULUK - 23.04.2014

Ümit Yaşar Işıkhan

Konak’tan Pasaport’a doğru koşturan rüzgârın değmeden geçtiği bir köşede saklanmıştı. Üstünde eski ve yıpranmış bir zaman pelerini gibi duran siyah giysisi ile yalnızca gözlerini kapatıyordu. Utangaçlığın çocuk renklerinde yüzünün gözüken kısmında haykıran açlık, yalnızlık ve kaybolmuşluğun figürlerini saklıyordu. Kucağında kundağa sarılı ve köşeden, gün yüzünü belirten aydınlığın süt kokulu bir bebek uyuyordu... Genç kadın, Smyrna’nın bereketli ve şefkatli kentinde borsa binasının kuytu bir köşesinde yere çökmüş, Tanrı’yı bekliyordu. Yanında yere oturmuş, küçücük bir kız çocuğu saçlarında oluşan dağınıklığı yuvaya benzeterek her an gelip konacak bir kuşu bekliyordu.

 

Bebek uyuyordu. Ve koşturan hayatın ilk adımları olan bu saatlerin ilk sayfasında ağlamadan ve belki de sürekli uyuyarak, zamanı ve hayatın acımasızlığını unutmaya, görmemeye çalışıyordu. Genç kadın, gelip geçen yüzlerce lüks otomobile, şık giyimli insanlara da bakmıyordu. Yanında oturan kız çocuğu, yüzünü yere çevirerek uzaklara baktığı anlar da  diğer elindeki ince bir çiçek dalı ile yeryüzünü süpürüyordu. Genç kadın, kız çocuğu ve bebek hiç kimsenin umurunda değildi.

 

Smyrna ordaydı... Saçlarını uzatıp körfeze döktüğü günden beri seyyahlara, simyacılara, dilencilere, kumpanyacılara, aşıklara ve seyyar satıcılığın yorgun duvar dibi saatlerine alışık olmasına rağmen, bu gözleri deniz dibi yorgun bir yosunun, zümrüt damlasında gördüğü hüznü, hiçbir yağmurun çığlığında görmemişti... Smyrna, çocuklara bin bir annenin sütünü veren ruhunu armağan ederek; süzülen gözyaşlarıyla Tanrı’nın tütsü kokan tapınağına sığındı. Bir çocuk aç ve kimsesizdi... Bir kız çocuğu oyun saatlerinde dileniyordu... Bir genç kadın dün gördüğü rüyadan sonra, burada ne aradığını anlamaya, buraya nerden ve nasıl geldiğini anlamak için inandığı bütün yatırları, peygamberleri ve Tanrı’yı sorgulayarak ölüyordu.

Kent orda ölüyordu. Smyrna orda ölüydü.

 

Kadın Suriyeli. Çocuk ve bebek de yolların kaybolmuş kimliğinde, yeryüzü havarileri. Oradan geçen rüzgar, denizin nemli ve ılık havasını uyuyan ve belki de ölmek üzere olan bebeğin saçlarında bırakarak kaçıyordu. Araçlar ve önünden geçen insanlar yarış halinde ölüme koştururken, gözleri kör, kulakları sağır, elleri hissetmez ve duymadıkları bir Arap ezgisi ile köşeye atılmış ruhlarıyla birbirlerine masklar satıyordu… Herkes yabancıydı... Hepsi Smyrna’nın bereketli avuçlarından su içmeden yalnızca yaklaşan akşam kızıllığının şarabına ulaşmak için koşturan zavallı insanlardı. Bunlar, Pagos Tepesi’nden aşağı yuvarlanan bedduaların denize ulaştığı saatlerde mal alıp satanlardı. Ve yalnızca kendileri için koşan ve kendileri için ölecek kadar zavallı denizcilerin terk ettiği, kölelerdi. Bunlar tüccardı. Hayatı kazanırken kendini kaybeden ve geçerken köşede onları seyreden  kuşları ve melekleri görmeyenlerdi.

Smyrna ağlıyordu. Örgülü saçlarının her buklesini çözdükçe havalanan bir güvercin, kanatlarını saklayarak uyuyan bebeğin yanına koşuyordu.

 

Nerden geldi bu kadın?… Bu bebek… Bu kız çocuğu... Ülkeleri, doğdukları kent, kasaba, köy, mahalle, sokakları nerde! Babaları, dedeleri, amcaları, dayıları, komşuları, arkadaşları… Kedileri, köpekleri, tavukları, civcivleri.. Tanrı’ya gönderdikleri kuşları…

Evleri, yatakları, yemek sofraları, oyuncakları, oyunları, masalları… Nerde!

Nerde kaldı o rüya? Burada, bu yabancı kentte işleri ne? Bu avuç açan, dilenen, gidecek yeri, yiyecek ekmeği, kalacak evi, işi, gücü olmayan, bu yıkılmışlığın, yoksulluğun burukluğunu bakışlarında saklayan insanlar… Böyle değildi ki!

Evleri, okulları, anneleri, babaları, akrabaları, arkadaşları, oyuncakları ve kendi ülkelerinde kendi topraklarında kendi iklimlerinde kendilerine ait yaşamları olan bu insanları buralara dağıtan insanlık düşmanları kim?

 

Ürdün... Amman… Müzisyen kardeşlerim Ercan ve Gökhan Çağıran ile Amman Üniversitesi’nde UASB olarak, düzenlediğimiz etkinlikten Şam’a dönüyoruz ... Sınır geçmek için bindiğimiz dolmuşun içinde laf lafı açınca, Türk olduğumuzu anlayınca o Suriyeli insanların şark insanına özgü samimi ve heyecanlı misafirperverlikleri  ipini kopardı…Yol parası yok... Mola verilen her yerde birbiriyle yarışarak bize yemek ve içecek ısmarlamalar... Türklere methiyeler… Türklere, Müslüman kardeşlerine selamlar, sevgiler... Biz üç kafadar havalarda, el üstünde Şam’a geldik… İkizler şaşkın... Bu kadar yürek gösterisini evimizde görmedik... Yıllarca gidip geldiğim Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de halkın bizlere gösterdiği kardeşliği, yakınlığı anlatacak sözcük bulamıyorum… Her zaman ve her yerde…

 

Kardeşlik bitti... O ülkeyi bitirdik... O ülkeyi savaş bataklığına sokarken, o  mazlum ve Anadolu halkına en yakın olan kardeşlerimiz için bizler, yalnızca  kendi aramızda tepkimizi dile getirdik... Arap, Türk, Kürt ve bütün insanlığın düşmanı emperyal ülkelerin çıkarlarına hizmet edenlere yalnızca bir iki slogan attık…

Binlerce insan öldü... Binlerce insan evini, kentini yaşadığı ve çalıştığı coğrafyayı terk ederek  ve en acısı bütün bunlara sebep olan ülkeye sığınmacı olarak, dilenci olarak gelmek zorunda kaldı. Ölenler yolda aç ve çıplak öldü… Kalanlar da kentlerin varoşlarında bizim gibilerin yüzüne gözüne bakmadan umutsuzca ve yalnızca karnını doyurabilmek adına duvarların dibine sığındılar.

 

Bizim bu utançla sığınacak duvarımız bile yok...

 

Müslüman olduğunu iddia eden Suudi Arabistan, Katar’ın yanında, İngiltere ve başta Amerika, olmak üzere bütün global sermayenin ve Siyonistlerin uşaklığını yapmaları, kendi komşularını öldürmenin öncülüğünü ve tetikçiliğini yapmaları, terörist göndererek o mazlum halkı katletmelerini tarih asla affetmeyecektir.

 

Babaları öldürülen çocuklar, kendi ülkesinden, evinden kovularak, işsiz ve dilenci konumuna düşürülen bu halkın ahı ve elleri sonsuza kadar bu yönetimlerin ve o anlayışı-savaşı destekleyenlerin yakasında olacaktır. Bu insanların çektiği çilenin sorumlusu biziz. Bu göçlerin, katliamların, yoksulluğun, açlığın ve çaresizliğin mimarı biziz. O tarihi kentleri havaya uçuran biziz... Bütün bunlar yapılırken sustukça kendi ruhunu da öldüren biziz…

 

Utanarak ellerimi cebime atıyorum. Bütün ruhumu ve yüreğimi avuçlayıp çocuğa uzatıyorum. Çocuk… Dilenmeyi bile oyun sanan çocuk, çaktırmadan annesine bakıyor. Annesinin gözleri kapalı, Annenin hayatı kapalı... Onaylar gibi utanarak yüzünü daha da eğiyor. Yalnızca karanlık… Yalnızca boşluk... Yalnızca  açlık... Yalnızca ölüm saatleri… Onurlu ve titrek bir el uzanıp uzanmama kararsızlığında... Çocuk da bana bakmıyor... Ben çocuğa bakamıyorum... Ben onun serçe gibi yüreğinde çırpınıyorum. İkimiz de çırpınıyoruz... İkimiz de ölüyoruz… İkimizi de öldürüyorlar…

 

Acı dolu bir hoyrat, dağlardan kopup, dağlardan yuvarlanıp, ölümün ve açlığın çığlığında büyüyerek Petra’nın gözlerini Suriyeli bir kız çocuğunda Smyrna’ya getiriyor... Smyrna’nın kardeşi Petra ağlıyor. Smyrna bu acının tütsülerini denize atıyor, kestiği saçlarıyla… Kendisine sığınan bütün Suriyeli güvercinlerin duasıyla, bakıyor ufuklara… Çocuğa... Anneye… Bebeğe… Ve bana…