Aslı Şen

Sürprizler, beklentiler, gerçekler

Aslı Şen

aslisen@aslisen.com.tr

Sevgililer günü son on yılda özellikle hayatımızın bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor diyeceğim. Bu sunulan haliyle ne kadar parçası saymak lazım o da bambaşka bir konu.

Reklamlar sürekli tüketime özendiren, aşkı sevgiyi metalaştıran öğeler; aşk gibi baştan aşağı duygu olan bir kavramın hayatımızdaki yerini ıskalamamıza sebep oluyor. Bunun yanı sıra elbette “fazlaca idealize aşık”ı ve idealize edilmiş aşığı da tanımlıyor. Aşık olan sevgililer gününde hediye alır, sürprizler yapar hem de öyle böyle sürprizler değil.

Sürekli empoze edilen idealize edilmiş aşk ve aşık… Kadınlar için sana hayal bile edemeyeceğin mutluluklar yaşatacak, yakışıklı, zengin (kadın partnerler için geçerli değil), sevdiği için gururundan bile vazgeçecek, tüm çocukluk travmalarını sevdiği kızla aşacak biri; erkekler için ise güzel, akıllı, güçlü, kariyerinde başarılı ama aynı zamanda iyi bir anne, kendine özen gösteren ama her işi yapabilen, erkeğine sonuna kadar güvenen vb. Aslında çok büyük hayal kırıklığı sebebi. Sinema, reklamlar vb kanallar vasıtasıyla karşılaştığımız bu tanımlamalar bizim ilişkilerden beklentilerimizi etkiliyor. Aşık olduğumuzda karşımızdakini olduğundan daha pozitif algılarız. Aşkın gözü kördür oldukça doğru bir atasözü. Aşık olma hali partnerimizi idealize etme halidir. Herkesin beklentileri var partnerleriyle ilgili. Bu beklentiler aile ilişkilerimiz, kültürümüz, eğitim ve medyayla şekilleniyor. Medyanın bu derece yaygınlaşmasıyla beraber kişilerin özellikle romantik öğeler içeren imajlarla beraber partnerlerinden beklentileri arttı. Partnerlerin yapacakları konusundaki beklentiler de arttı. Hatta zaman zaman oldukça gerçek dışı hale geldi. Özellikle ergenler ve erken yetişkinlik yaşındaki kişiler her doğum günlerinde her yeni yılda ‘Acaba ne sürpriz yapacak sevgilim’ diye yürekleri pır pır ederek gezmeye başladılar. Bu durum kadınlarda daha yoğun elbette. Eğer partneriniz size bir buket çiçekle geldiğinde yüzünüz ekşiyor ve memnuniyetsiz hissediyorsanız orada bir problem var demektir. Her aşık adınızı gökyüzüne yazdırmak zorunda değil. Adını gökyüzüne yazdıran bir partner, çiçek alan bir partnerden daha çok aşık değil. Elbette davranışlar hislerin göstergesi ve çok önemli ama aşırı senaryolar beklemek de hayal kırıklığını davet etmek demek.

Beklentiler gerçeklerden çok uzaklaşırsa mutsuzluk peşi sıra gelir. Özellikle kadınlar özellikle de ergenler romantizm ve cinsellik konusundaki aşırı idealize senaryoların etkisine oldukça açıklar. Partneriniz yollarınıza gül serebilmesi sevgi düzeyinde daha çok başka etkenlere bağlı. Partnerinizin sevgisi tek bir zamana değil tüm ilişkinize yayılan bir duygu sadece birkaç özel güne değil.  Beklentilerin ayakları yere basmalı. Belki de yaklaşan 14 şubat öncesi partnerinizden, ilişkinizden beklentilerinizi yeniden gözden geçirerek kendinize ve partnerinize çok anlamlı bir hediye verebilirsiniz.