Halisa Toprak

Tarih Tekerrür Etmeyecek

Halisa Toprak

halissaa@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Güneş Yanıkları İçin Aloe Vera - 20.07.2018

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi - 13.07.2018

CHP’de Kurultay Süreci - 05.07.2018

Can Dostuma Dokunma! - 28.06.2018

Tarih icraatları yazar - 21.06.2018

Kadın ve Siyaset - 14.06.2018

5 Haziran Dünya Çevre Günü - 08.06.2018

Kadınlarımıza eşit mesafedeyiz - 31.05.2018

İzmir AK Kadınların Yıldızı - 24.05.2018

Orta Doğu’nun kanayan yarası - 17.05.2018

Göğsümüzü Kabartan Tatbikat - 11.05.2018

AK Parti İzmir’de Temayül Yoklaması - 06.05.2018

Enginar Sizi Urla’ya Çağırıyor! - 26.04.2018

İzmir ve Turizm - 21.04.2018

AK Parti Gaziemir’de bayrak değişimi - 13.04.2018

Kütüphanecilik Haftası - 05.04.2018

Otobüste Gittiğin Kadar Öde - 29.03.2018

Suyumuza Sahip Çıkalım - 22.03.2018

Etrafımız Şiddet Kokuyor! - 15.03.2018

8 Mart Dünya Kadınlar Günü - 08.03.2018

Bu Ülke İçin Canla Başla Çalışanlar Var! - 28.02.2018

Fatura kime kesilecek? - 22.02.2018

Bence de Aklıselim Davranmak Lazım - 15.02.2018

ESHOT kime hizmet ediyor? - 08.02.2018

İzmirlilerin Haklı Gururu - 01.02.2018

Konak Tramvayı’nda sona doğru - 25.01.2018

Hamilelikte Beslenme - 18.01.2018

Aile Baskısı Psikolojiyi Etkiliyor! - 11.01.2018

Bu Çile Biter mi? - 05.01.2018

Çocuklarda internet bağımlılığına dikkat - 29.12.2017

Belediyecilikte Vizyon Sahibi Olmak - 21.12.2017

Peki siz farkında mısınız? - 15.12.2017

İptalin Sebebi Tramvay mı? - 07.12.2017

Kadına Şiddette “Hayır” - 30.11.2017

Kardeş ilişkileri nasıl olmalı? - 23.11.2017

İyi Ebeveyn Olmanın Yolları - 16.11.2017

Çocuklar ve Hediyelerimiz - 09.11.2017

Sonbaharda Neşeli Etkinlikler - 02.11.2017

Çocuk Eğitiminde Ceza - 26.10.2017

Çocuğunuz Besinleri Seçiyor mu? - 19.10.2017

Okula Başlarken Uyum Sorunları - 12.10.2017

Sık Sık Bakıcı Değiştirmek - 05.10.2017

Çocuğunuz okula alışamadıysa dikkat - 28.09.2017

Kreş Sonrası - 21.09.2017

Anaokuluna Alışma Süreci - 14.09.2017

2- 3 Yaş Çocuklarda Arkadaşlık - 07.09.2017

Anne-Çocuk İlişkisi - 31.08.2017

Çalışan annelerin kreş korkusu - 25.08.2017

Çocuğumuz İçin Kreş Seçimi - 17.08.2017

Söylentiler Yapıya Zarar Veriyor - 10.08.2017

Başkandan skandal açıklama - 03.08.2017

Erdoğan’ı Anlamak - 27.07.2017

Emeğinizin karşılığını almak - 20.07.2017

Halkın destanı 15 Temmuz - 13.07.2017

Su Yaşamdır - 06.07.2017

Ah! Bayramlar… - 29.06.2017

Aslında mutlu olmak çok kolay - 22.06.2017

Ramazan’da Ruhun Tezkiyesi - 15.06.2017

Şehit Ailelerini Yalnız Bırakmayalım - 08.06.2017

İzmir Gerçek Vizyonuna Ne Zaman Kavuşacak? - 01.06.2017

AK Parti Kongresi - 25.05.2017

Diren İzmir, Türkiye seninle gurur duyuyor - 18.05.2017

Dönüşü Muhteşem Olacak  - 11.05.2017

Millet istedi - 04.05.2017

AK Parti'de Erdoğan Heyecanı - 27.04.2017

Referandum sonucu - 20.04.2017

Meğer Cumhurbaşkanımız da Bizi Özlemiş  - 13.04.2017

CHP Hakarette Sınır Tanımıyor  - 06.04.2017

Shut up - 28.03.2017

Şemsi Nene - 21.03.2017

Alçak Hollanda - 14.03.2017

Gençler için evet - 07.03.2017

28 Şubat - 01.03.2017

İddia ve Gerçekler - 22.02.2017

SAADET mi İHANET mi? - 14.02.2017

Ne yaptın sen Elif Hanım? - 07.02.2017

Büyük Türkiye İçin “Evet” - 31.01.2017

10 Soruda Cumhurbaşkanlığı Sistemi - 24.01.2017

Referandum halka iyi izah edilmeli - 18.01.2017

Yaşam tarzı gevelemesi - 17.01.2017

KAR - 12.01.2017

Her Şey Aslına Çeker - 05.01.2017

Türkiye’de topyekun saldırının da düğmesine basıldı - 03.01.2017

ANNELER GÜNÜ - 11.05.2014

SADECE KUR’AN YETER! - 27.04.2014

23 NİSAN KUTLANIRKEN - 26.04.2014

Ruh ve nefis - 24.04.2014

İslam'da kadın - 23.04.2014

Kutlu Doğum Haftası - 23.04.2014

İman ve Samimiyet - 23.04.2014

Tarih tekerrürden ibaret derler ama hiç kimse kusura bakmasın bu sefer tekerrür etmeyecek. Hatırlarsanız 1999'da Bülent Ecevit skandal bir kışkırtma yaparak Meclis kürsüsünün etrafına solcu milletvekillerini toplatarak alkışlar eşliğinde milletvekili seçilen Merve Kavakçı'nın yemin etmesini engellemişlerdi. TBMM'de dün yeni anayasanın 3., 4., ve 5. maddeleri görüşülürken yüzde 25’lik CHP'nin milletvekilleri kürsüyü işgal ettirerek yasama faaliyetlerini zorbalıkla engellemeye çalıştılar. Yüzde 49 oy alan bir partiye hayat hakkı tanımayan CHP, ülkeyi kendi yönetmeye kalkıyor itiraz eden milletvekillerini de dövüyor, tekme atıyor, boğazına sarılıyor. Hatta AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, CHP'li bir milletvekili tarafından bacağından ısırıldığı için hastaneye gidip aşı olmak zorunda kaldı. 

Başta dedim ya bu sefer tarih tekerrür etmeyecek diye.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Külliye’deki muhtarlar toplantısında:

“Eğer egemenlik kayıtsız şartsız milletinse Meclis'in çalışma üslubu belli. Gelirsin söyleyeceklerini o kürsüde söylersin ondan sonra yerine oturursun... Kusura bakmasınlar artık bu ülkede bu aldatmacaları tutacak bir millet yok. Herkes yerini haddini bilecek.” Cumhurbaşkanı bu sözleri suret-i haktan görünmeye çalışan CHP'lilere demek istiyor ki; artık ne yaparsanız yapın sarı öküzü teslim alamayacaksınız. Sarı öküz hikayesini bilirsiniz. Merak edenler için ben hatırlatayım;

Bir zamanlar bir yerde bir öküz sürüsü yaşarmış. Geniş otlaklarda otlanıp günlerini gün ederken yakınlarındaki ormanda yaşayan bir çakal sürüsünün saldırısına uğramışlar. Birlik olup çakalları yenmişler. Çakallar yara bere içinde kaçmak zorunda kalmışlar. Öküzlerde biraz yara almış ama kıymetsiz.

Çakallar pes etmemiş, tekrar saldırmışlar. Sonuç aynı… Öküzler birlik olup bu saldırıya da defetmişler.

Çakallar yıllarca saldırmış ama sonuç değişmemiş. Sonunda çakallar toplanıp bir plân yapmış ve uygulamaya koymuşlar.

Plân gereği bir temsilcilerini öküzlerin bilge reisine göndermişler.

Çakalların temsilcisi, sureti haktan görünerek öküzlerin reisine yaklaşmış ve demiş ki:

“Bak öküz kardeş; biz sizinle yıllardır savaşıp duruyoruz. Siz de zarar görüyorsunuz biz de. Aslında bizim sizinle bir alıp veremediğimiz yok. Çok da ortak yönümüz var. Aynı dağda yaşıyoruz, aynı ırmaktan su içiyoruz, aynı güneşin altında güneşleniyoruz. Bizim tek problemimiz sarı öküzle. Sarı öküz bizi sürekli tehdit ediyor, tahrik ediyor, saldırıyor. Biz bu yüzden size savaş açtık. Bize sarı öküzü verin, barış imzalayalım. Siz de geniş otlaklarınızda özgürce karnınızı doyurun.”

Öküzlerin reisi çakalların iyi niyetine inanmasa da reisliğin gereği olarak sürüyü toplamış ve teklifi iletmiş.

Sarı öküz bunun bir tuzak olduğunu söyleyerek inanmayalım savaşalım diye feryat etmeye başlamış. Reis de aynı şeyi söylemiş ama hiçbir öküzü ikna edememiş. Yardımcısı başta olmak üzere “Verelim sarı öküzü” demişler. Hatta bazıları çakalların haklı olduğunu, sarı öküzün aslında yaptığı yanlışlar sebebiyle bunu hak ettiğini söyleyecek kadar ileri gitmiş.

Anlayacağınız, rahat, huzur ve menfaat vaadi öküzlerin başını döndürmüş.

Sonunda sarı öküzü harcamışlar, çakallar afiyetle karınlarını doyurmuş.

Aradan biraz zaman geçmiş, çakalların temsilcisi öküzlerin reisini tekrar ziyaret etmiş.

“Bak öküz kardeş demiş. Ne zamandır barış içinde yaşıyoruz. Siz de biz de zarar görmüyoruz. Dünya nimetlerinden dilediğiniz gibi istifade ediyorsunuz. Ama şu benekli öküz, tıpkı sarı öküz gibi bizi tehdit etmeye başladı. Benekli öküzü vermezseniz barış bozulur, hepimiz zarar görürüz.”

Öküzlerin reisi sürüyü tekrar toplamış, teklifi iletmiş, bunun bir oyun olduğunu da söylemiş ama yine kimseye anlatamamış derdini. Sürüdekiler, “Sarı öküzü verdik, benekliyi de verelim ne çıkar” demişler. Daha önce sarı öküzün verilmesini isteyen benekli öküz sıra kendisine gelince feryat etmeye, savaşalım demeye başlamış ama kimseye dinletememiş.

Benekli öküz de harcanmış.

Bir süre sonra aynı teklifle, sureti haktan görünen çakal tekrar gelmiş, “Bak öküz kardeş” diye söze başlamış.

Tahmin edeceğiniz üzere sonuç aynı.

Öküzler birer birer tükenmeye başlamış. Öküzlerin reisi yardımcısına bile bunun bir oyun olduğunu anlatamamış. Sonunda geriye bir reis öküz kalmış, bir de yardımcısı.

Ve çakal tekrar çıkagelmiş. Bu kez yardımcını istiyoruz demiş.

Yardımcı öküz bağırmaya, “Savaşalım, vuruşalım, yılmayalım” diye feryat etmeye başlamış.

Öküzlerin reisi yardımcısına dönmüş ve demiş ki: “Biz bu savaşı sarı öküzü verdiğimizde kaybettik!”

Yani CHP'li milletvekillerine demek istiyor ki; 1999'daki kürsü işgali tekerrür etmeyecek.

Çünkü artık güçlü irade var.

Çünkü artık güçlü Türkiye var.

Çünkü artık güçlü bir lider var.