Aslı Şen

Tatil Planlama ZamanıAslı Şen aslisen@aslisen.com.tr

Aslı Şen

aslisen@aslisen.com.tr

Tatil Planlama Zamanı

Yine bir tatil zamanı. Şu sıralar arkadaşlarımdan en çok duyduğum cümlelerden biri “Tatilde ne yapmak lazım psikolog hanım?”. Her şeyden önce her durumda illa ki bir şeyler yapmak gerekmiyor. Sadece çocuğunuzla keyif alacağınız eğleneceğiniz şeyler yapın. Sürekli öğretme çabası içinde olmayın. Öğretmen değil anne- baba olun. Aslında bu tek başına yeterli ama illa ki ‘Herkes aktivite yapıyor ben de yapmalıyım. Bir şeyler yazın’ diyenler için bir iki cümle kurmak isterim.

Elbette çocuğumuz için en iyisini isteriz ancak öncelikle çocuğumuza sürekli “aktivite yapmadığımız zaman boş geçen zamandır” mesajı vererek üzerlerinde baskı oluşturmamak gerekir. Buradaki “aktivite” bizim planladığımız uygun gördüğümüz, olması gerektiğini düşündüğümüz aktiviteler. Bu aktivitelerle çocuğunuzu boğmayın. Birçok anne baba görüyorum çocuklarını ellerinden tutup oradan oraya koşturuyorlar. Çocuklar bir aktiviteden sonra diğer bir aktiviteye adapte olamadan başlıyorlar. Bu çocukları çok ajite edici bir durum. Sürekli uygun geçişler yapmadan ardı adına aktivite yapmak çocukların işleyebileceklerinden fazla uyarana maruz kalmalarına sebep olabilir. Aşırı uyarılma yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da huzursuz edici bir durum.

AVM’ler kurslar yarıyıl için pek çok program yapıyor, bunlar elbette eğlenceli. Elbette katılmak isteyebilir çocuklar ancak çok fazla arka arkaya aktivite ardı ardına bir “yapılacaklar listesi” çocukların yararına olmayacaktır. Tam aksine yorucu ve huzursuz edici olur.

Özellikle son yıllarda çocuklara karşı aşırı koruyucu ebeveynlik tarzına sık sık rastlıyoruz. Çocuklar herhangi bir sorun yaşamadan “sorun çıkma olasılığı”nı ortadan kaldırmaya çalışan bir ebeveynlik tarzı bu. Oysa ki problemleri çözme becerimiz, bizi diğer canlı türlerinden ayıran en önemli özelliklerdendir. Hayatta kalmak, başarılı olmak bu beceriye çok bağlı. Tatille bunun ne ilgisi var diyebilirsiniz. Boş kalmak çocukların en sık karşılaşabileceği problemlerden. Dolayısıyla da en öğretici olanı. Bir çocuğun yapacak bir şey bulamaması yani “boş kalması” durumu yetişkininki gibi değildir. Bizim daha çok deneyimimiz var ama çocuklar için her durum yeni ve farklı. Bu çok zengin bir yaratıcılık fırsatı. “Sıkıldım” diyen çocuğunuzu hemen harekete geçerek oyalamaya çalışmayın. Bırakın kendi kendine bu sorunu çözsün, yaratıcılığını kullansın.

Kursa AVM’ye gitmek yerine doğal ortamları tercih etmek gerekli. Çocukların öğrenmeleri aldıkları duyusal uyaranlarla çok ilişkili. Ne kadar farklı ve çeşitli uyaran alırlarsa o kadar sağlıklı gelişirler ve o kadar kolay öğrenirler. Bu çeşitlilik ancak doğada mümkün. Bol bol temiz hava bol bol hareket farklı dokular, farklı kokular. Öğrenmeyle ilgili araştırmalar giderek bu konuyla ilgili daha çok kanıt sunmaktadır. Oturup çalışarak değil, koşarak, dokunarak, zıplayarak, şarkı söyleyerek öğreniliyor.

Çocuğunuzla bol bol vakit geçirin, beraber gülün eğlenin. Onunla sohbet edin, dans edin oyun oynayın ‘Ne yapmam gerek?’ sorusunu bırakın ve sadece beraber mutlu olun.