Selda Gürsu

Tek yön

Selda Gürsu

gursu.selda21@gmail.com

Siyaset tek yönlü, söylemler tek yönlü, eylemler tek yönlü, vaatler tek yönlü. Başını bir çevirenin vay haline! Birinin attığını diğeri tutuyor. Gerici düşünce verem gibi yayılıyor. İthamda bulunmayı geç, insanlar sokak röportajlarında muhabirlere konuşmaya bile çekiniyor. Bir şey bir olmamızı, bütün olmamızı engelliyor. Eller kenetleneceğine tokmağa dönüşüyor. Kimse kimseyi kendine muhatap almıyor. Herkesin yüzü adeta sirke satıyor. Seçim propaganda araçlarını görenler suratlarını ekşitiyor. Meydanlarda siyasilerin sesleri yankılanıyor. Dillendirilen vaatlere inananlar bir alkış kıyameti koparıyor, inanmayanlar zaten malumunuz. Sokakta büyük bir sükut ve gerginlik hakim. Tahammülsüzlük akıyor herkesin paçasından.
Aceleyle yürürken birinin koluna mı çarptın? Verilen tepkiyi yansıtacak kelime bulamaz insan. Biz neden böyle olduk? Neden anlayış, hoşgörü bizden uzaklaştı? Gerginliğin asıl nedeni yolunda gitmeyen yaşantı mı, yaşantıyı içinde barındıran yönetime filizlenen öfke mi?
Bu eylemler bizi ne kadar yansıtıyor bilemiyorum. Bilinmezlikler çoğaldıkça -onunla doğru orantıda- aranan cevaplar da çoğalıyor. Dediğim gibi, soru soruyu doğuruyor ama hiçbir soru cevaba götürmüyor. Her kafadan ayrı ses çıkıyor çıkmasına evet ama ana fikir aynı oldukça ifade şeklinin farklı oluşu hiçbir şeyi değiştirmiyor. Merak ediyorum, bu “aynılığın” içinde bir farklılık, bir hareketlilik olursa n’olur? Asla gerçekleşmeyecek, gerçekleşse bile eksik kalacak vaatlerin yerine, icraat sözü vermek yerine bir kere de inançtan yola çıkmayarak bir şeyler savunulsa n’olur? İyi şeyler dilemeden iyiyi görsek ve yaşasak, bir olsak, bütün olsak, kenetlensek n’olur?
Tek yönün olmayan sapağından dönülürse, ihtimalsizlikler ihtimal haline dönüşür. Ve ihtimal olduğu sürece ümit vardır. Ümidini kendi yaratan toplumların sırtı yere gelmez. Gün taşıma suyuyla değirmen döndürme günü değil, ayağa kalkıp kenetlenme günüdür! Olmazları olduransa inanç değil, özveridir.