Mehmet Emin Değer

TERAKKİ ETMEK?

Mehmet Emin Değer

emin@degergroup.com

         Dünya herkese terakki dünyası olsun da biz Müslümanlara niye tedenni dünyası olsun. İslam’ın ve Müslümanların ilerlemesi maddeten yükselmesi ile mümkündür. İslam coğrafyası beş yüz altı yüz senedir üretememenin sıkıntısını yaşıyor. İlimde, iktisatta, teknolojide, sanatta üretememenin ıstırabını çekiyor.

          Bediuzzam Said Nursi 1911’de yüz önemli alimlerin ve on bin kişinin olduğu Şam’da Emevi Camisi’nde bir hutbe irad ediyorlar. Daha sonra Hutbe-i Şamiye adında kitap olarak Risele-Nur külliyatına dahil oluyor. Hitabette Müslümanların geri kalış sebeplerini şöyle izah ediyor; 

1)      Taksimul amal (Branşlaşmaya) ehemmiyet vermedik.

2)      İçtima-i ve siyasi hayatımızda doğrulun ölmesi

3)      Cehalet

4)      Fakirlik

5)      Lüzumsuz ihtilaflar

         Dini ilimler ruhun gıdasıdır. Fen ilimleri aklın ışığıdır. İkisinin birleşmesi ile Hakikat doğar. Şayet fen ilimleri maneviyat ve dinsiz kalırsa, hile, şüphe ve inkarcılık doğar.

Fensiz geleneksel Medrese usulü İslam’ı ilimler okutulursa taassubluk meydana gelir. Yani fen ve dini ilimler bir arada okutulursa talebenin himmeti pervaz eder çift kanatlı olur.

2003 yılında İstanbul’da Türkiye-Irak dostluk derneği olarak ABD’nin Irak a müdahalesini önlemeye dönük bir çalışma toplantısı yaptık. Üç gün süren bu toplantıya ağırlıklı Avrupa ülkelerinden birçok parlamenterler, ilim adamları ve sanatçılar katılmıştılar. Üç gün süren tartışmalarla birlikte iyi bir misafirperverlikle teknede İstanbul gezintisini de yaptık. Fransız meşhur ırkçı Jeen Loopen hanımı ve iki parlamenti de toplantıya iştirak etmişlerdir. Toplantıdan iki ay sonra bir ramazan bayramı beni Fransa’ya Strasburg ta parlamentoların da bir konuşma yapmak üzere davet edildim. Bende davete icabet ettim. Perlomentodaki konuşmalar bittikten sonra akşam hanımı ve bir çift partilisi ile birlikte yemeğe davet ettiler. Misafirperverliğimize karşılık verdiler. Daha önce tanıdıkları bir Cezayirli siyasetçi ile Lübnan asıllı Portekiz de yaşayan Muhammednezir isminde iki zatı da yemeğe davet etmişlerdir. Yemekte meşhur Loopen ile karşı karşıya oturduk. Yemeğe başlamadan yanımda oturan Muhammednezir yekten Loopen’e dönük “Sen faşistsin Arapları ve Müslümanları sevmiyorsun’’ dedi. Doğrusu çok tedirgin oldum ve üzüldüm. Tepkisini bekledim. Bizde olsaydı hemen tabağı fırlatıp, masadan kalkmasını sağlardı. Fakat hür bir ortamda yetiştiklerinden ve kendilerinden emin oldukları için sert bir tepki vermedi. Biraz düşündükten sonra Mehmet Bey bu konuda ne düşünüyor deyip, benim üzerimden cevap vermek istedi. Bende kutsal kitabımız Kur’an Kerim de “Ey kitap ehli, aranızdaki ihtilafları kaldırınız ve birleşiniz.” bu ilahi hitapta gelin hepiniz Müslüman olunuz, Hristiyan veya Yahudi olunuz demiyor. Bence buradaki mesaj dinsizliğe ve ahlaksızlığa karşı birleşiniz diyor. Avrupa maddi terakkisini tamamlamış ama manevi alanda tökezliyor.

“Yeni yetişen nesilleriniz size gelecek vadetmiyor” dedim. O da “Bu fikirler bana ilginç geldi” dediler. Böylece tatlıya bağlandı. Bu anektodu şunun için anlattım; her türlü teassubi ideolojilerden kurtulup, insani ve ahlaki değerlerimizi yeniden inşa etmeliyiz.