Çağdaş Cantürk

Ticaretten Haberler

Çağdaş Cantürk

canturkcagdas@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Vasıfsız İnsan Fazlalığı - 26.09.2018

Kaşla Göz Arası - 13.09.2018

Emlak Fiyatları - 05.09.2018

Doğu Seyahatim - 29.08.2018

Yaşanılmaz Yaşam Alanları - 15.08.2018

Mantıksız Dolar Yükselişi - 08.08.2018

Yaşadığın Şehirde Yaşayamaz Olmak - 01.08.2018

İnsan Nasıl Yaşar - 25.07.2018

Bu Deniz Kimin? - 04.07.2018

Herkes Kapısının Önünü Süpürürse - 27.06.2018

Seçim Gürültüsü - 13.06.2018

Bayram Sakinliği - 20.06.2018

Turizme Dair - 30.05.2018

Mezuniyet - 23.05.2018

Oksimoron - 16.05.2018

Boy Sırasını Yengeçten - 10.05.2018

Çıraklığını Yapmadığın İşin Ustası Olmak - 02.05.2018

Çocuk Olmak - 25.04.2018

Ne Yazıyorsam Hayvanseverliğimden! - 18.04.2018

Bindiğin Dalı Kesmek - 11.04.2018

Bir Zaman Dilimi Olarak Hayat - 04.04.2018

Hayatı Iskalama - 28.03.2018

Manzarayı Görmek İçin Yukarı Tırmanmak - 21.03.2018

Sosyal Medyanın Çirkin Yüzü - 14.03.2018

Soy Ağaçları - 28.02.2018

Çocuk - 21.02.2018

Hop Sakız Adası - 14.02.2018

Güncelleme - 07.02.2018

Ar-Ge ve Otomobil Üzerine - 31.01.2018

Okula Mola - 24.01.2018

90’lar - 17.01.2018

Cumbalı İzmir - 11.01.2018

Trendleriyle Yeni Yıl - 03.01.2018

Karınca ve Ağustos Böceği - 27.12.2017

Algıda Açıklık - 21.12.2017

Şeker Portakalı ve Zeze - 13.12.2017

Kültür Sanat Etkinlikleri - 06.12.2017

İlk Yağmurun Telaşı - 29.11.2017

Ölü Toprağı - 22.11.2017

İstanbul İzmir Arası - 15.11.2017

Hazır Bilgi - 08.11.2017

Ütopyalar Güzeldir - 01.11.2017

Kahkaha - 25.10.2017

Dönüşüm - 18.10.2017

Ticaretin nabzı sanayi sitelerinde atar diye bir söylem vardır. Üretim bu sanayi sitelerinde olduğu için, zincirin ilk halkalarından biridir bu imalat bölgeleri. Ham maddeler buralarda işlenir, değer kazanır, ürüne dönüşür ve satılmak üzere merkezlere gönderilir. Genel döngü bu yöndedir. Buralarda imalatı yapılan ürünlerden tekil adetler olarak değil, çoğunlukla toptan denilen çoklu adetlerle konuşulur. Çocuk yaşlarda mesleğine çırak olarak başlayan gençler, zamanla kalfa, usta ve ustabaşı gibi rütbeleri alırlar. İmalat sektörünün önemli kişileridirler nitekim kullandığımız ürünler onların ellerinde, bilgi ve tecrübelerinde şekillenip bize sunulanlar ürünlerdir. Aynı zamanda toplumun temellerinde bulunan kişiler de bu bahsettiğimiz sanayi sitelerinde çalışan emekçilerdir.

Şubat ayından mart ayına geçtiğimiz haftada, imalat sektörünün içinden biri olarak geriye dönük ‘ne yapmışız bu ay?’ sorgulaması yaptığım zaman tablo biraz yüzümü ekşitti açıkçası. Yapılan işlerin geçen aylara göre tatsız bir durumda olduğu aşikar. Üretim yapan atölyeler, fabrikalar, haliyle satış yapan işletmeler, ofisler, firmalar iyice hissedilir bir düşüşten bahsetmekteler. Bunun piyasaya yansıması çok hızlı oldu. Bahsettiğimiz çalışanların maaşlarını, haftalıklarını alamaz oldukları günün öncesine kadar bazı aşamalar geçilmekte. Zincirin halkaları şu şekilde işliyor. Satışları düşen işletme, imalathanesinde bulundurduğu üretim elemanları en azından boş kalmasınlar diyerek üretimini durdurmuyor. Stok için üretim yapmaya devam ediyor. Üretim durmazken, siparişler durma noktasına gelince üretilen ürünler ellerde şişmeye başlıyor ve gün gelip de üretim sayısı sipariş sayısının çok üstüne çıkınca fabrika, atölye, işletme aleni olarak zarar etmeye başlıyor. Bu dönemsel olunca pek bir korkutucu olmayabiliyor. Örneğin kış mevsimindeki dondurma satışları gibi. Fazla olmasını beklemek yanlıştır çünkü bu her sene böyledir. Fakat satışların hızlı olması beklenilen dönemlerdeki bu ani düşüşler ürkütücüdür.

Şubat ayı içinde konuştuğum üreticiler, alamadıkları iş bitimi paralarından, geciken ödemelerinden, satışların azlığından, rekabetin çirkin boyutlara ulaşmasından çok yakındılar. Nüfusu bu kadar yoğun olan bir ülkede rekabetin fazla olması muhakkaktır. Fakat etik de rekabet edilebilirlik kadar önemli bir konudur. İş etiği başlı başına bir köşe konusu olarak sizlere yazacağım başka bir gün atıştırmalığı olarak bir kenarda dursun, mevcut durumda üretim ile satış arasındaki makasın fazla açılmasını engellemek için bazı noktalara değinmek istiyorum.

Tasarım! İyi işçilik! Teknik bilgi gözardı edilmeden üretim! İnovasyon!

Bu kelimelerin önemini anlayan küçük işletme hızla büyür. Bu kelimelerin önemini kavrayan büyük işletme ivmesini hızlandırır. Mevcut durumda firmalar, rekabet pelerininden çıkmak için muhakkak bu tür global değerlere önem vermelidirler.