Aslı Şen

Travma sonrası stres bozukluğuna dikkat!

Aslı Şen

aslisen@aslisen.com.tr

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiler kendi zarar görmüş, sevdiği zarar görmüş ya da sevdiklerinin ya da tamamen yabancı insanların zarar gördüğüne şahit olmuş kişilerdir.

10 Ekim'de yaşadığımız terör saldırısı tüm toplum ve insanlık olarak yaşadığımız bir travmaydı. Terör olaylarının yanı sıra doğal afetler, saldırı, kaza, tecavüz, cinsel istismar travmaya sebep olabilecek olaylardan bazılarıdır. Her zaman olayı yaşamak değil şahit olmak da travma sonrası stres bozukluğuna sebep olabilir. Örneğin, başka bir ülkede hiç tanımadığı çocukların başına gelen bir olayı izlemek de travma sonrası stres bozukluğuna sebep olabilir. 

Yetişkinler açısından çokça ele alınan travmaya bir de çocuklar açısından bakalım. Çocuklar travmaya yetişkinlerden farklı tepkiler verebilirler. Çocuklar açısından böylesine acı verici olaylar derin izler yaratır; çocukların güven duygusunu yitirmesine, olayın tekrarlayacağından endişe duymalarına sebep olur.  Çocuklarda yetişkinlerdeki gibi flashback dediğimiz, olayı oluyormuş gibi tekrar yaşama hali görülmez. 5 yaşın altındaki çocuklarda korku tepkilerinde artma alt ıslatma (enürezis), yoğun ağlama ve çığlıklar, daha küçük çocuk davranışları sergileme, karanlıktan korkma gibi tepkiler görülür. Daha büyük çocuklarda sosyal izolasyon, kabuslar, uyku problemleri, tetikte olma hali, öfke patlamaları, sebepsiz korkular, olan olaylarla ilgili kendini suçlama, okul başarısında düşme, daha önce sevdiği aktivitelerden zevk almama görülebilir. Bu belirtiler sizin haberdar olmadığınız ama çocuğunuzun yaşamış ya da şahit olmuş olduğu travmaları fark edebilme açısından çok önemlidir. Bu tür belirtilere dikkat etmek ihmal etmemek gerekir. 

Ergenlerde flashback, kabuslar, uyku problemleri, olayı hatırlatan durumlardan kaçınma, alkol ve madde kullanımı, yıkıcı davranışlar, depresyon intihar düşünceleri görülebilir.  Çocuğunuzun travmadan çok etkilenmişse ona olanları ayrıntıya girmeden basitçe anlatın onları sevdiğinizi, olan olayların onların suçu olmadığını, üzülmenin doğal olduğunu onları korumak için elinizden geleni yapacağınızı sık sık dile getirin. Çocukların ağlamalarına, kederlenmelerine izin verin, duygularını yazıya dökmelerine ya da resim yapmalarına izin verin. Çocuklarınızın sert, güçlü olmalarını beklemeyin, çocuklar hazır olmadan olanları onunla konuşmaya çalışmayın, çocuklar yoğun duygular sergilediğinde onlara kızmayın, yataklarını ıslatırlarsa, parmak emmeye başlarlarsa kızmayın. Uyuma zorluğu çekiyorlarsa anlayış gösterin, bir süre beraber odasında uyuyana kadar beraber kalın. Sıklıkla aileler çocukların ilgi çekmek için bu tür davranışlar sergilediğini düşünürler ama bu genellikle böyle değildir. Çocuklar da yetişkinler gibi zor zamanlarında desteğe ihtiyaç duyarlar, yanlarında sevdiklerini isterler, ilgi çekmek için de olsa çocukların bu tarz isteklerini fark etmek ve onların yanında olmak gerekir. Çocukların günlük olaylarda daha çok karar hakkı tanıyın, bu çocukların kontrol duygularını pekiştirerek endişelerini azaltacaktır. Örneğin, mercimek mi yapalım, fasulye mi? Kırmızı çorabını mı giyeceksin pembe olanı mı? Gibi... Ebeveynlerin travmayla ilgili kendi düşünceleri çok önemlidir, çocuklar ya da ergenler zarar gördüğünde ebeveynler öncelikle kendi tepkilerini kontrol etmelidir. Özellikle çocuklar öncelikle anne babalarından etkilenirler, çocukların yanında travmayla ilgili konuşulanlara dikkat edilmelidir. Çocuklar söz konusu olduğunda evet her zaman anne babalara büyük rol düşüyor. Travma süreci zamanla ortadan kalkabilir ancak şüphe uyandıracak kadar uzun sürdüğünde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.