Selda Gürsu

Türk Dili

Selda Gürsu

gursu.selda21@gmail.com

İnsan önce kendi dilinin hakkını verebilmeli. Okşamalı, etkili kullanmalı, süslemeli onu. Ana kucağı gibi yurt bilmeli. Değer biçmeli, hatırası bilmeli, sahip çıkmalı ona. Sarıp sarmalamalı. Şüphesiz ki dilimiz bizim en büyük hazinemizdir. Yavana atmamalı, yabancı dillere heves edip onu unutmamalı, kırmamalı, küstürmemeli.
Görüyorum, sosyal medyada bilgi kirliliğinin yanı sıra Türkçeyi kullanmada sıkıntı yaşayan bir topluluk. Bu topluluk ne kendini ifade edebiliyor ne de küfürlerle laf kalabalığı etmekten geri duruyor. Türkçe gibi zengin bir anadilin olacak, kendini ifade edemeyeceksin. Ben buna gülerim! Bu bağlamda, kitap okumayan bir neslin yetiştiği su götürmez bir gerçektir çünkü kendini ifade edememenin kelime dağarcığı yetersizliğinden başka bir elle tutulur açıklaması yoktur. Dikkatinizi çekerim, sözlü ifadeden değil, yazılı ifadeden söz ediyorum. Kitaplara değinmişken popüler kültürün safsatalarından bahsetmeden geçemem. Gençlerin “fenomen” olarak nitelendirdiği bazı vasıfsızların “benim de kitabım olsun” diyerek saçmaladığı eserlerin -eser demeye bin şahit gerek- “edebiyat” kategorisinde yer almasına ne demeli? Bu edebiyata, Türk edebiyatına bir hakaret değil midir? Eskiden yoksulluk, sefalet içerisinde idi yazarlar, yazarlarımız, cevherlerimiz. O muazzam, harikulade eserlerini bastırmaya para bulamazlardı. Karınlarını zor doyururlardı. Üstelik -çoğu yazarın- eserlerinin değeri onlar rahmetli olduktan sonra anlaşılırdı -ne yazık ki-. İşte bu yüzden bu bahsi geçen popüler kültürün fenomenlerinin, edebiyat gibi ciddi bir müessesenin çemberinde yer almalarına katlanamayışım. Tabii bu popülerlikten ekmek yemek adına kitabın içeriğine bile yüzeysel bakıp işi ticarete dökmek için basan yayınevlerinde de bunun payı büyüktür. Edebiyatının böyle niteliksiz eserlere ihtiyacı yoktur. Oldu da basıldı, onların yeri Türk edebiyatı kategorisinden apayrı bir mecradır. Dilimizin, hazinemizin bu şekilde hakarete uğramasını ben kabul edemem.
Ne güzel özetliyor Atatürk, “Türk dili zengin, geniş bir dildir. Bütün kavramları anlatma yeteneği vardır. Yalnız, onun bütün varlıklarını aramak, bulmak, toplamak, onlar üzerinde işlemek gereklidir. Öyle istiyorum ki Türk Dili bilimsel yöntemlerle kurallarını ortaya koysun. Bütün dallarda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği, güzel, uyumlu dilimizi kullansınlar.”