Düzgün Yalçınkaya

Uber

Düzgün Yalçınkaya

dzgn.ylcnky@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Selamlar sevgili İlkses okurları. Bu hafta yakın zamanda çok sık duymaya başladığımız Uber’den bahsedeceğim. Taksi şoförleri ve plaka sahipleri ile Uber şoförleri arasındaki anlaşmazlıkları birde benim bakış açımla irdeleyelim.

Bilmeyenler için hemen kısaca Uber’den bahsedelim. Uber, tek otomobili bile olmadan dünyanın en büyük taksi filosudur. Dünyanın farklı bölgelerinde hizmet veren, yolcu ve şoför memnuniyetini esas alan, kaliteden ödün vermeyen, ticari taksilerden fiyat olarak az da olsa daha uygun olan bir taşıma uygulamasıdır. Telefona indireceğiniz bir uygulama ile gideceğiniz yerin mesafesini ve ortalama fiyatını gördüğünüz, kazıklanma riski olmayan, kaliteli hizmet anlayışı ile dünya taksi piyasasını sarsan küresel bir uygulama. Piyasa değeri 60 milyar doların üzerinde olan bu uygulama, İstanbul pazarında faaliyet göstermesiyle birlikte kalite anlayışı olmayan, müşteriye kaba davranan, yolu uzatan, yağmurlu havada müşteri seçen, bazı taksicilerin tepkisini çekmiş durumda.

Uber kullanan yolcular, ödemelerini genellikle sistem üzerinde belirttiği kredi ya da banka kartı üzerinden öder. Yolculuk tamamlandıktan sonra yolcu Uber şoförünü, şoför Uber yolcusunu sistem üzerinden puanlar. Belirli kriterlerin altına inen Uber şoförleri ve yolcuları uygulamanın dışına itilir. Yani Uber şoförü yolcusuna kaba davranır, yolu uzatır, olumsuz davranışlar sergilediğinde aldığı olumsuz geribildirimler ile işine son verilir. Aynı durum Uber yolcuları içinde geçerlidir.

İstanbullu taksi şoförleri bir süredir Uber’in haksız kazanç elde ettiğini iddia edip yer yer protesto şiddetini artıran eylemler yapıyor. Uber araçlarını müşteri gibi çağırıp şoförü darp edenler, Uber yolcu alacakken müşteriye müdahaleler, hatta en son Uber aracına silahlı saldırı iddiası işin çığrından çıktığının göstergeleri.

Peki ama sarı taksiler neden yalnız kaldı? Kendileri ve (nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama farklı partilerden) az sayıda milletvekili, Uber karşısında anlamsız bir çaba içerisindeler.

Küresel bir piyasada küresel bir firma ile (değeri 60 milyar doların üzerinde), onlarca ülkede faaliyet gösteren kalite odaklı bir şirketi, kaba kuvvetle, tehditle, 3-5 milletvekilinin desteği de alındı diye ortadan kaldırılması mümkün görünmüyor. İstanbul’da bir taksi plakasının fiyatı 1.5 milyon rakamlarına yaklaşmış durumda. Bu kadar rant size de fazla gelmiyor mu? Karşılığında her yıl ödedikleri tatmin edici olmayan vergiler, size de yetersiz gelmedi mi?

Şimdi taksicilere Uber karşısında nasıl ayakta kalacaklarının tavsiyesini vereceğim.

İnsanlarda bırakılan olumsuz izlenimleri değiştirmenin tek yolu kalite anlayışıdır. Taksilerde kalite anlayışı var mı sorusunun yanıtını vicdanlarınıza bırakıyorum. Ben taksiye bindikten sonra taksici yolu uzatmasın diye yolu izlemek zorunda değilim. İşinizi düzgün yapın, bakın bakalım ortada Uber diye bir şey kalıyor mu? Yerli malı yurdun malı diyen insanlarla dolu bir ülke, ancak mecburiyetten yabancı menşeli hizmet kullanır.

İşini düzgün yapan taksiciler, bu eleştirilerin dışındadır.

Bilgiyle kalın.