Düzgün Yalçınkaya

Yapay Zeka ile Gelecek Geliyor

Düzgün Yalçınkaya

dzgn.ylcnky@gmail.com

Yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyetidir. Burada zeki canlılardan kasıt insan oluyor. Endüstri 4.0’ın konuşulduğu günümüz de yakın gelecek vizyonumuzu belirlerken olmazsa olmazımız yapay zekadır.

Algoritmanın çok daha gelişmiş halidir yapay zeka, yani öğrenen algoritmalarda diyebiliriz. Algoritma bildiğiniz gibi belirli bir problemi çözmek ya da bir amaca ulaşmak için izlenen adımlardır. Örnek vermemiz gerekirse kahve makinesine para atıp kahvenin bize yani nihai tüketiciye ulaşırken izlenen adımlardır.

‘Yapay zeka her yanımızı sardı, artık fişi elimizde tutmuyoruz.’ Bu sözü söyleyen Ray Kurzweil yapay zeka üzerine düşünen, üreten, tasarlayan bir mucit yazar. Bir Zihin Yaratmak ve İnsanlık 2.0 kitaplarının yazarı. Peki Türkiye yapay zekanın neresinde? Ülkemizde son yıllarda özellikle savunma sanayinde yaptığımız atılımlar, hibrit yerli otomobil üretimi çalışmaları umut verici, ayrıca geçtiğimiz aylarda Konya da seri üretime geçen insansı robot fabrikası da geleceğe göz kırpıyor. Ancak dürüst olmamız ve kendimizi tanımamız açısından ülkemizde teknoloji üretimi yok denecek kadar az, kullanımı ise bizleri tatmin edecek düzeyde değil.

Yapay zeka, insanın yaptığı işleri yapmaya aday, hem de insandan daha az hata ile, daha hızlı, daha sorunsuz bir şekilde. Uzun vadede daha ucuz şekilde, fabrika çalışanlarının öğrenen algoritmalar olduğu bir fabrikada ışığa, kantine, servis araçlarına ihtiyaç olmayacak. Çalışanlar sendikalaşırlar mı diye bir işveren, yönetici çekincesi de olmayacak. Elimizin altında ki en akıllı makineler bilgisayarlarımız ve akıllı telefonlarımız. Bu yüzden yapay zekayı kavrama konusunda zorlanabiliriz. Örneğin Siri bir yapay zeka, geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan vatandaşı olan Sophia bir yapay zeka. Google’ın, Tesla’nın yaptığı otonom araçlar birer yapay zeka. Teknolojik gelişmenin en önemli kazanımlarından birisi yapay zekadır. Yapay zeka yeni yüzyılın gerçeği. IBM New York merkezli dünyanın en büyük bilişim teknolojisi şirketidir. 1996 yılında IBM şirketinin ürettiği algoritma dünya satranç şampiyonunu yeniyor. Tarihe dikkat edin 1996, teknolojiyi kullanma konusunda başarılı olduğumuz kadar üretme konusunda da başarılı olmamız gerekiyor. 2011 yılında IBM’in yapay zekası WATSON insan rakiplerini bir bilgi yarışmasında yenerek birinci oluyor. Amerika da yapay zeka geliştirme laboratuvarı 1969 da kuruldu. Biz 2003 yılında telefonda yılan oyunu oynuyorduk. Ama artık üretmek isteyen, çabalayan bir ülkeyiz. Evet, rakiplerimiz güçlü ve bizim rakiplerimiz kadar vaktimiz yok. Hata yapma şansımız daha az, ancak üretirken, yapay zekayı kullanmazsak, daha önemlisi üretmezsek, başkalarının pazarı olmaktan kendimizi kurtaramayız. Yapay zeka bu kadar aktif hayatımızın içinde yer alırsa biz ne yaparız diye düşünmeye başladıysanız maalesef yanlış yoldasınız. Gelecek geliyor, yapay zeka öyle ya da böyle hayatımızın içinde yer alacak, bu yadsınamaz bir gerçek. Asıl mesele günü gelince televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi herkesin evine girecek yapay zekayı kim üretecek. Biz mi üreteceğiz, yoksa başkalarından satın alıp cari açığımızı artırmaya devam mı edeceğiz? Şimdi bunu düşünme zamanı. Ve evet dostlarım yeni bir dünya kuruluyor, peki ama biz kurulan bu yeni dünyanın neresinde olacağız? Bir de unutmadan ekleyeyim, daha fazla merak edin, daha çok çalışın.

Bilgiyle kalın.