Ali Taydaş

Yapmak ve Bilmek

Ali Taydaş

taydas35@windowslive.com

Merhaba sevgili İlkses okurları bundan sonra sizlere genel teknoloji hakkında bilgiler, yeni çıkan teknolojik ürünlerin incelenmesi, birbirine yakın ama gerek fiyat gerekse özellik bakımından farklı teknolojik ürünlerin karşılaştırması ve dünyada ülkemizin bu teknolojileri ne kadar kullanıp ne tür gelişmelere katkı sağladığı hakkında yazılarımı sunacağım.

Teknolojinin Latince karşılığı “Technoslogos”dur, “techne” yapmak, “logos”  da bilmek anlamına gelmektedir. Ancak ‘teknoloji nedir?’ denildiğinde hepimizin aklına ilk olarak “telefon, araba, makine…” gibi örnekler gelir. Ancak tanım olarak teknoloji iki farklı şekilde açıklanabilir. Birincisi; bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların kullanım biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi’dir. ikincisi ise; insanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü olarak tanımlanabilir. Yani teknoloji sadece elimize alıp kullandığımız ya da bizi istediğimiz yere götüren araçlar değil aynı zamanda bunları üretirken kullandığımız bilgi, düşünce ve isteklerimiz doğrultusunda insan hayatını kolaylaştırmak için yapılan tüm işlemlerdir. Teknoloji hiçbir zaman durağan olmamıştır. Devamlı kendini yenilemekte ve gelişmektedir. Yeni teknolojiler ile insanların istekleri de farklılaştığı için sürekli olarak teknolojiyi de geliştirmek zorunda kalınmıştır. Teknolojik ilerlemeler gündelik yaşamın bir parçası olan ve her insanın da ihtiyaç duyduğu eğitim, bilim, sanayi, ticaret ve buna benzer pek çok kolda kişilere katkı sağlamıştır. Teknolojinin en büyük artılarından bir tanesi de bilgiye daha kolay ve daha hızlı ulaşabilmektir. Daha önceden bilgiye ulaşmak hem maddi hem de manevi açıdan yorucuyken günümüzde teknoloji sayesinde pek çok haktan ve bilgiden kesintisiz şekilde yararlanılabilmektedir. Yüzyıllardır yapılan her buluşun temelinde aslında insanların eksikliklerini hissettiği ihtiyaçları yatmaktadır. İlk çağlarda karnını doyurmak için avlanmaya ihtiyacı olan insanoğlu, o zamanın şartları altında taş ve sopayı birleştirerek yapmış olduğu mızrak, ok ve yay gibi silahlarda zamanın teknolojik aletleri sayılabilmektedir. Bunun gibi öncelikle temel ihtiyaçların karşılanması için çalışan bilim insanları da sürekli bilimde ilerlemekte ve teknolojide de ileriye gitmeyi hedeflemektedir.

21. yüzyıla geldiğimizde ise artık yaşam adeta teknoloji ile tanımlanıyor. Dünyada teknolojik gelişme bakımından ülke sıralamalarına baktığımızda ilk sırada 88.54 teknoloji endeksi ile Amerika Birleşik Devletleri gelmektedir. Geçmişi 1848’lere dayanan Silikon Vadisi, San Francisco’daki Bay Area, Google, Facebook ve Apple gibi teknoloji devlerine ev sahipliği yapıyor. ‘İnternetin doğduğu yer’ olarak bilinen Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın teknoloji sermayesine ev sahipliği yaparak en ileri teknolojik olarak gelişmiş ülkeler listesinde birinci sırada yer almasını sağlıyor. İkinci sırada 79.38 ile Japonya gelmektedir. Japonya, Doğu Asya Santrali, nükleer teknoloji, robotik, eğlence, fotoğrafçılık ve ulaşımda dünya lideridir. Nintendo, Canon, Mitsubishi, Sony ve Toyota gibi markalar ile tüm dünyada tüketici mallarında devrim yaratmayı başaran Japonya birçok endüstrinin yüzünü değiştirdi. Üçüncü sırada ise 78,63 teknoloji endeksi ile Almanya gelmektedir. Almanya, Avrupa’da başta Otomotiv, mühendislik, altyapı, bilimsel araştırma, ilaç firmaları ve askeri teknolojide büyük bir ölçüde gelişmişlik görülmektedir. Teknoloji Endeksi’nin ne olduğu, nasıl belirlendiğini ve ülkemizin hangi konumda olduğuna ilişkin ayrıntılı bilgileri gelecek yazılarımda paylaşacağım. Her geçen gün gelişen teknolojiye gerek iş hayatında gerekse sosyal hayatlarımızda takip edip bunlara ayak uydurabilmemiz gerekmektedir. Küreselleşen dünyada ülkelerin ve toplumun daha sağlam adımlarla büyüyebilmesinin en önemli unsurlarından biri olan teknolojiyi hem üretip hem de en iyi şekilde kullanabilmek gerekmektedir.