Merve Nur Aslan Öz

Yeşil Gen Tekniği Artıyor

Merve Nur Aslan Öz

mervenuraslan90@gmail.com

Son zamanlarda tükettiğimiz birçok üründe Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) en şikâyetçi olunan konulardandır. GDO’lar tarım alanında kullanılıyorsa eğer “yeşil gen tekniği”, tıp alanında kullanımı ise “kırmızı gen tekniği” olarak adlandırılıyor. Besin değerlerini öldürdüğünü söyleyenden tutun da kanser riskini arttırdığına dair yorum yapanlara kadar dönem dönem popülaritesi artan bir konudur aslında. Bir ziraat yüksek mühendisi olarak aslında bu konuyu keskin çizgiler ile yorumlamak yerine objektif olarak yararları ve zararlarından bahsetme ihtiyacı hissettim.
Yapılan araştırmaları bölümüm gereğiyle de fazlaca okuma imkânım oldu dolayısıyla bu gözle değerlendirdiğimde GDO’lu ürünlerde nasıl içerikler mevcut? Vücutta, ya da yaşantımızda yaratacağı etkileri nelerdir? Bunları elimden geldiğince değerlendirmeye çalışacağım ki bilgi kirlilikleri ile GDO’lu ürünler faydalı ürünlerdir ya aşırı zararlıdır gibi keskin iddialarda bulunulmasının önüne birazda olsa geçilebilsin. Öncelikle GDO yani genetiği değiştirilmiş organizma nedir bunu tanımamız gerekirse; GDO bir canlının genetik özelliklerinin insan eliyle laboratuvar ortamında değiştirilmesiyle elde edilir. GDO’lar herhangi bir canlı türünün doğal hayatında ya da florasında sahip olmadığı bir özelliğin bir başka canlıdan gen transferi yöntemiyle aktarılmasıyla elde edilir. Bunu aklımızda şekillendirmek için basit bir örnek verecek olursak mısır böceği ile mücadele edebilmek amacıyla, mısıra zehir salgılayan bir bakteriden gen transfer edilip mısır bitkisinin böcek öldüren zehir üretmesi sağlanır. Bu ürünlerde gerçekleştirilen gen değişimleri genellikle bir ürün ile ona uyum gösterebilecek başka bir ürün arasında gerçekleştirilir. Burada asıl olan amaçtarım ürünlerinin çevre koşullarına, zararlılara karşı daha dirençli hale gelmesi için veya ürünün daha sağlıklı, daha yüksek besin değerlerine sahip olması için gerçekleştirilen genetik müdahaleler demektir.
GDO uygulamaları teknik olarak tarımla ilgilenen toplumların varlığından beri mevcut olan bir uygulamadır. İnsanlar yaşamlarının devamı için bitki ve hayvanları yetiştirmeye başladıklarından beridir bunların en verimli, en faydalı olanını bulmaya odaklı olunduğundan değiştirmeyi öğrenip birçok ürünü bunlara göre de geliştirmiştir. Dünyada 1994 yılında ilk genetiği değiştirilmiş ürün olarak “domates” üretilmiştir ve bu üründe olgunlaşması süreci geciktirilmesi sağlanmıştır. Sonralarda bir sürü genetik olarak değiştirilmiş gıda üretilip yine birçok ülkede tüketilmiştir. 1998 yılından itibaren Türkiye’de GDO’lu ürünlerin üretimi yasaklanmıştır. Ama GDO’lu ekim yapan bir sürü ülke bulunmaktadır. ABD, Çin, Kanada, Brezilya gibi.
Neden GDO’lu ürün ekimi oluyor? Sorusunun cevabı GDO’yu savunan uzmanlar tarafından verimi yükseltmek ve artan nüfusu doyurmanın bu GDO teknolojisi ile gerçekleşebileceğini, tersi durumda ise dünyada kullanılan tarım ilaçlarından hiçbir şekilde kurtulmanın mümkün olmadığını ve tarım topraklarının zamanla daha da zehirleneceği yönündedir. Ayrıca değiştirilmiş gen denilen şeyin aslında bir protein olduğu ve bu proteinin sindiriminin de ağızda başladığı, sonra da mide ve bağırsaklarda tamamen sindirilip vücuttan atıldığını ve bu yüzden de zararı bulunmadığı savunulmaktadır. GDO karşıtı uzmanların cevabı ise bitkilerin, hayvanların hasta olmasına etki eden tüm bu organizmaların bir müddet sonra genetiği değiştirilmiş gıdalara karşı bağışıklık kazandığını, değişime uğradığı yani daha önce hiç bilmediğimiz, alışkın olmadığımız bir protein formunun sindirimi gerçekleşse bile vücudumuza nasıl etkiler yapacağı belli değil yönündedir. Tabi ki bunların hiçbirinin henüz kesin bir kanıtı yok en azından şu ana kadar.
Şimdiye kadar test yapılan gıdalarda henüz insan sağlığına zararlı herhangi nokta bulunamadı. Potansiyel olarak risk oluşturabilecekler ise şu anda yalnızca alerjik reaksiyonlar gibi görünüyor. GDO’lu gıdaların risklerinin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) alınabilir ölçülerde olduğunun açıklamasını gerçekleştirdi. Alınabilir risk ne demektir yani şu demek efendim; örneğin arabamıza binip bir yerlere gidiyoruz ancak arabaya bindiğimiz andan itibaren kaza yapma riskimiz vardır fakat bu riski alıp yinede araba kullanarak bir yerlere gidiyoruz. Alınabilir risk bu demektir. Alınabilir risk evet doğru, ancak bu riskin ileride nelere yol açacağı henüz belli değildir. O yüzden bu tarz gıdalara yani GDO’lu gıdalara mesafeli yaklaşmalı en azından uzun vade de daha çok izlenmeli ve araştırması yapılmalıdır. Ama abartı fikirlerle GDO çok kötüdür düzeyinde yorumlardan da kaçınılmalıdır. Bu teknolojiyi öyle ya da böyle kullanmaya mecbur kalacağız nedenine gelirsek en basitinden; ileri de bulunduğu ortamın şartlarında yetişemeyen bitkileri bu ortam şartlarına uygun ve dayanıklı hale getirmek zorunda kalacağız. Ama bunun yanında ekolojik çeşitliliğe verdiği zararlar da incelenip toplumu bilgilendirmek gerekmektedir. Bundan dolayı asıl olay bu teknolojinin kullanılması ya da kullanılmaması değil bence, asıl olay nasıl kullanılması gerektiğidir.
Sağlıcakla…