Uzm. Dr. Mustafa Torun

Yorgun olmayan kişi var mı?

Uzm. Dr. Mustafa Torun

mtorun3@mynet.com

Yazarın Diğer Yazıları

Gıda Güvenliğinden Ne Anlıyoruz? - 15.07.2018

Gonoreyi (Bel Soğukluğu) Tanıyalım - 08.07.2018

Giyardiyaz Nasıl Bir Enfeksiyondur? - 01.07.2018

İdrar yolu enfeksiyonları (İYE) - 24.06.2018

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Nasıl Baş Ederiz? - 18.06.2018

İdrar Yolları Enfeksiyonlarının Tanısı - 10.06.2018

SİFİLİZ (FRENGİ HASTALIĞI) - 03.06.2018

Ekonominin Çarpık Büyümesinin Enfeksiyon Hastalıklarına Etkisi - 27.05.2018

Seyahat’e Bağlı Gastroenteritler - 20.05.2018

Kist Hidatik veya Kist Hastalığı - 13.05.2018

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (2) Salgınlarda Mevsimlerin Rolü - 06.05.2018

Neden “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” Çok Ciddi Bir Enfeksiyondur? - 1 - 29.04.2018

Doktorların ve Sağlıkçıların Hasta ve Hasta Yakınları ile İlişkisi - 22.04.2018

Ateşle Birlikte Çocuklarda Deri Döküntüsü - 15.04.2018

Brusellozis: Süt Hastalığı veya Malta Humması - 08.04.2018

Doğru Beslenme İle Enfeksiyonları Önleme - 01.04.2018

SAÇ DERİSİNİN MANTAR ENFEKSİYONU (TİNEA CAPİTİS) - 25.03.2018

Tenya veya Şerit Enfeksiyonu - 18.03.2018

Amebiazis ve Amipli Dizanteri - 11.03.2018

Akut Karın Ağrısı Durumunda Ne Yapalım? - 04.03.2018

Askarit veya Yuvarlak Bağırsak Solucanı (ASKARİS) - 25.02.2018

Ağrılı idrar yapmak neden önemli bir sorundur? - 18.02.2018

Erişkin Aşılamada Karşılaştığımız Sorunlar Nelerdir? - 11.02.2018

Sağlığın Toplumsallaşması ve Koruyucu Hekimlik - 04.02.2018

Besin Zehirlenmeleri-2 - 29.01.2018

Besin Zehirlenmeleri - 28.01.2018

Bilimsel Ağırlıklı Makale Yazımı - 21.01.2018

Verem (Tüberküloz) - 14.01.2018

Diyarbakır ilimizdeki HIV-AİDS sorunu - 07.01.2018

ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA YAPILAN HATALAR VE ÇÖZÜMLERİ - 31.12.2017

Ateş Şikayeti İle Başvuran Hastaya Yaklaşım - 24.12.2017

Akut Bronşit - 10.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? - 2 - 04.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? -1 - 03.12.2017

Akut Tonsillo Farenjit ( Boğaz Ve Bademcik İltihabı) - 26.11.2017

Türkiyede Gazetecilerin Karşılaştığı Enfeksiyonlar - 19.11.2017

Ağız Hijyeni - 05.11.2017

Topluma El Yıkama Alışkanlığını Nasıl Kazandırabiliriz? - 22.10.2017

Antibiyotik Kullanım İlkelerimiz Neler Olmalıdır? - 15.10.2017

Boğaz Ağrısını Basit Görmeyin - 08.10.2017

Kuduz Şüpheli Isırıklar - 01.10.2017

Uzm.Dr. Mustafa Torun

Mikrobiyoloji Ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

mtorun3@mynet.com

Her gün yukarıdaki cümleyi okuyup, hayır yanıtı veren herhalde çok azdır diye düşünüyorum. Öyleyse bu yazıyı dikkatlice okursanız iyi olur..

Yorgunluk: Çeşitli tanımlamaları olmasına rağmen basitçe güçsüzlük, dermansızlık, halsizlik, keyifsizlik, yoğunlaşamama halleri ile kendini gösteren genel durum diyebiliriz.

Uyku bozukluğu, yorgunluğun en önemli nedenlerinden biridir. Eğer yaptığınız işten dolayı veya ruhsal sorununuzdan dolayı uyumakta zorluk çekiyorsanız ya da geceleri uykudan uyanıyorsanız, bunun nedenlerini saptayarak sorunu çözebiliriz. Düzenli uyumaya geçmekle yorgunluğunuzda belirgin azalma olduğunu görürüz..

Tiroit bezi hastalıkları da yorgunluğun ciddi nedenlerinden biridir. Özellikle tiroit bezinin az çalışması durumunda yorgunluk belirgindir. Tiroit testleri ile tanıya varıp ilgili uzmana başvurarak sorunu gidermek gerekir. Tiroit bezinin yetersiz çalışması durumuna hipotiroidizim diyoruz. Üşüme, kilo alma, saçlarda matlık ve kırılma, unutkanlık, deride kuruma önemli belirtileridir.

Kansızlık da yorgunluk yapar. Renginiz soluk, nefes daralması, nefes sıkışması, çarpıntı gibi durumlar varsa kansızlık akla gelmelidir. Kan testleri yaptırarak bu durumu saptamak gerekir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık saptanırsa, nedenlerini saptayarak demir takviyesi ve demirden zengin diyetle bu durumu düzeltebiliriz. Unutmamamız gereken nokta kansızlığın nedenini mutlaka araştırarak nedene yönelik tedavi yapmaktır. Sadece kansızlık takviyesi ilaç vermek çözüm değildir.

Devamlı ve aksatmadan, düzenli olarak alkol almak da yorgunluk yapar. Alkolü kestiğimizde yorgunluğumuz gitmiş veya azalmış ise büyük olasılıkla neden budur.

Depresyon veya Türkçe anlamı ile çökkünlük yorgunluğun önemli sebeplerinden biridir.. Cinsellikte azalma (Karşı cinse ilgisizlik), bir konuya yoğunlaşamama, dikkat eksikliği, keyifsizlik, iştahsızlık, mutsuzluk, sabahları çok erken kalkma önemli bulgularıdır. İlgili uzmana (Psikiyatri) giderek tedavi olunmalıdır. Verilecek antidepresifleri önerilen doz ve sürede kullanmak gerekir.

Gebelik durumu da yorgunluk yapar. Dinlenmek ve yeterli uyku ile bu durum düzelebilir.

Kronik veya süreğen yorgunluk: Altı aydan uzun süren yorgunluk durumudur. Genellikle ruhsal nedenlidir. Çok az kısmı kronik yorgunluk sendromu dediğimiz tablodur. Bu tablonun nedeni bilinmez. Yapılan testler genellikle normaldir.

Sonuç ve yorum: Yorgunlukların büyük çoğunluğu ruhsal olup (Testler genellikle normaldir),  geriye kalanı altta yatan organik hastalık nedenli olabilir. Bazı enfeksiyon hastalıkları (Viral Hepatitler, İdrar Yolu Enfeksiyonları, Nezle, Grip, Brusellozis, Tüberküloz),  kanserler, akciğer, karaciğer, böbrek ve kas iskelet sistemi hastalıkları ile kalp hastalıklarını unutmamak gerekir. Bu grup hastalıkları mutlaka ekarte etmek gerekir. Organik nedenli değilse fiziksel aktivite,  düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve stresten uzak yaşam önemli noktalardır. Koruyucu Hekimlik uygulamalarını yaygınlaştırmakla yorgunluğa neden olan yukarıda saydığımız birçok sorunu ortadan kaldırabiliriz.