Prof.Dr. Nezir Akyeşilmen

Yükseköğretimin Kalite Sorunları - 2: Kurumlar

Prof.Dr. Nezir Akyeşilmen

nezmen@yahoo.com

Yazarın Diğer Yazıları

Sosyal Medya ve Sürü Psikolojisi - 09.12.2019

Hak-Temelli Siyaset: Demokrasi ve Özgürlükler Şehri - 02.12.2019

Yükselen Otokrasiler ve “Tarihin Sonu”nun Sonu! - 11.11.2019

Özgürlük ve Kalkınma - 04.11.2019

Arap Baharında Üçüncü Raund - 28.10.2019

Ahmak Bilimi ve Ahmaklık Normu Üzerine - 30.09.2019

Eğitim Şart Değil, İyi Bir Eğitim Şart! - 23.09.2019

Suriye Barışı Yakın mı? - 16.09.2019

İnternet Çağı, İletişim Çağı mıdır? - 09.09.2019

Taş Kalpli - 26.08.2019

Uluslararası Hukuk ve Uluslararası Barış - 05.08.2019

Yükseköğretimin Kalite Sorunları-3:Üniversiteler - 29.07.2019

Yükseköğretimin Kalite Sorunları - 1: Akademisyenler - 08.07.2019

İnsan Hakları, İnsan ve Vicdan - 01.07.2019

Demokratik Olmayan Toplumların Barış Kapasitesi Sorunu - 10.06.2019

Uluslararası İnsan Hakları Fetret Devri’nde mi? - 27.05.2019

Siber Uzay Çağında Yeni Vekâlet Savaşları - 20.05.2019

Siber Teknoloji ve Diktatörlük: Bir Gözetim Toplumuna Doğru mu? - 13.05.2019

Wikileaks Küresel Statükoyu Sarsıyor: Her İktidar Kendi Devrimcisini Doğurur - 06.05.2019

Orta Doğu’nun Demokratikleşme İhtimali? - 22.04.2019

Arap Baharı 4.0 Yükleniyor… - 15.04.2019

Bir Attan Milletvekili Olur mu? Modern Demokrasi Bir Caligula Oyunu mudur? - 01.04.2019

Medeniyet İttifakına Medeni Bir Katkı: Yeni Zelanda - 25.03.2019

Mississippi Yanıyor / Küresel Irkçılığın Yükselişi - 18.03.2019

Hindistan-Pakistan Savaşı: Dünyanın Devletlerarası Tek Çatışması - 04.03.2019

Teknolojik Dönüşüm ve Küresel Demokratikleşme - 25.02.2019

Uluslararası Müdahale Nasıl Olmalı? - 04.02.2019

Nasıl Bir Demokrasi? - 21.01.2019

IŞİD Sonrası Nasıl Bir Orta Doğu? - 07.01.2019

Nasıl İnsanlarız? - 31.12.2018

Soğuk Savaş 4.0 Yükleniyor… - 17.12.2018

İnsanlık Değerler Krizi mi Yaşıyor? - 10.12.2018

Küreselleşme Küreselleşmeye Karşı - 26.11.2018

Medya, Şiddet ve İnsan Hakları - 19.11.2018

Siber Uzay ve Uluslararası İlişkiler - 12.11.2018

Siber Uzay Çağı Algı Çağı mı? - 05.11.2018

Siber Uzay ve İnsan Haklarının Geleceği - 29.10.2018

İdlib: Suriye Savaşının Kader Noktası - 22.10.2018

Beyni Hacklenenler Mağdur mu? - 15.10.2018

Yeni Bir Küresel Kutuplaşma mı? - 01.10.2018

Suriye’de Siber Savaşlar - 24.09.2018

Barış Zamanı : Şimdi Değilse Ne Zaman? - 17.09.2018

Siber Uzay Geleceği Nasıl Etkileyecek?-2 - 10.09.2018

Siber Uzay Geleceği Nasıl Etkileyecek?-1 - 03.09.2018

İnternet ve Mahremiyet Hakkı - 27.08.2018

İnsanı Tanımlamak Mümkün mü? - 20.08.2018

Trump’ın Vahşi Kapitalizmi ve Rant Siyaseti - 13.08.2018

İdlib Sorunu Nereye Evrilecek? - 06.08.2018

İnsan Yüzlü Teknoloji Mümkün mü? - 23.07.2018

Trump Yönetimi Dünya Düzenine Bir Tehdit Mi? - 02.07.2018

Suriye’de Büyük Savaş Kapıda mı? - 18.06.2018

Demokrasi Neden Önemli? - 11.06.2018

Bilim ve Özgürlük - 04.06.2018

Küresel Adalet Mümkün mü? - 28.05.2018

Siber Uzay ve Küresel Güç Dengesi - 21.05.2018

Çevre Nasıl Korunacak? - 30.04.2018

Yeni Bir Soğuk Savaş Mümkün mü? - 02.04.2018

Birleşmiş Milletler Ne İşe Yarar? - 13.03.2018

Suriye’de Barış Hala Mümkün mü? - 05.03.2018

Cahilliğin Anatomisi ve Radikalizm - 26.02.2018

Yararlı Çatışmalar-1 - 19.02.2018

Ahlak İnsan Haklarında Nerede Duruyor? - 12.02.2018

Orta Doğu’da İnsan Hakları - 05.02.2018

Black Mirror : İnsanlığın Geleceği Karanlık mı? - 15.01.2018

Yeni Bir Soğuk Savaş mı? - 08.01.2018

Siber Güvenlik, Küresel Güvenlik ve Ahlak - 01.01.2018

Silahla Barış Olur mu? - 25.12.2017

Küresel Yönetişim Sorunu: Anarşik Dünya - 18.12.2017

Kudüs Kararı ve Uluslararası İlişkilerde İslam Dünyası - 08.12.2017

Ortadoğu’da Yeni Düzen: Rusya’nın Geri Dönüşü mü? - 04.12.2017

Orta Doğu’da Tarihin Geri Dönüşü - 27.11.2017

Ortadoğu’ya Barış Ne Zaman Gelir?-2 - 23.11.2017

Orta Doğu’ya Barış Ne Zaman Gelir? -1 - 14.11.2017

Uluslararası İlişkilerin Güvenlikleştirilmesi - 30.10.2017

Ortadoğu’da Barış Olur mu? - 16.10.2017

Ortadoğu’da Neden Hep Savaş Var? - 10.10.2017

Ahlak Bir Bütün müdür? - 05.10.2017

Sürdürülebilir Barış Mümkün mü?-2 - 05.10.2017

Sürdürülebilir Barış Mümkün mü?-1 - 05.10.2017

Rohingyalılar ve Uluslararası Sistem - 05.10.2017

Barcelona Saldırıları, Küreselleşme ve İnsanın Kıyameti... - 05.10.2017

Suriye Barışı ve Bölge Barışı   - 05.10.2017

Darbecilikle Mücadele Üzerine - 05.10.2017

Ortadoğu’da Siyaset, Deve-Hendek Misali - 05.10.2017

Sosyal Medya, Gettolaşma ve Radikalizm - 05.10.2017

Dış Politika ve Komplo Teorileri - 05.10.2017

Liberaller Hoşgörülü mü? - 05.10.2017

Türkiye’de Dindarlar ve Çoğulculuk - 05.10.2017

Makedonya Krizi: Balkanlaştıramadıklarından mısınız! - 05.10.2017

Ferisilik: “Ahlaksız Dindarlık” mı, Ahlaksız Dincilik mi? - 24.04.2017

Trump Doktrini ve Yeni Dengeler - 10.04.2017

Küresel Barış Nereye? - 27.03.2017

Küresel Demokrasi Nereye Gidiyor? - 20.03.2017

Post-DEAŞ Orta Doğu Düzeni? - 06.03.2017

Orta Doğu'da Trump İkilemi - 27.02.2017

Orta Doğu'da Barış Neden Zor? - 20.02.2017

Evet mi? Hayır mı? - 13.02.2017

Trump'ın Seyahat Yasağı ve Uluslararası Hukuk - 06.02.2017

Küresel Post Demokratik Distopya! - 23.01.2017

BM'nin Yeni Genel Sekreteri Guterres ile Suriye Barışı Mümkün mü? - 16.01.2017

Siber Çatışmalar ve Dünya Çatışma Trendi - 10.01.2017

Orta Doğu ve Küresel Hegemonya Mücadelesi - 26.12.2016

Suriye'de Barışın İmkanları - 19.12.2016

Tek Kutuplu Dünya Düzeninin Sonu mu? - 12.12.2016

Din ve İnsan Hakları Perspektifinden Küresel Fakirlik - 05.12.2016

İnsan Hakları ve Küresel Fakirlik - 28.11.2016

İnsan Hakları Neden Önemli? - 21.11.2016

Trump Doktrini: Önce Ekonomi, Sonrası Allah Kerim - 14.11.2016

Siber Güvenlik ve Özgürlük - 07.11.2016

İslamofobya ile Mücadele - 31.10.2016

Musul Operasyonu: Ortadoğu'nun Kader Anı? - 24.10.2016

Nezir Akyeşilmen - 17.10.2016

Nezir Akyeşilmen - 17.10.2016

Ortadoğu Barışı - 10.10.2016

Türkiye ve Siber Politika - 03.10.2016

Vicdan, Ma'ruf ve Dünya Barışı - 26.09.2016

Cemaatlerin Şeffaflaşması Caiz midir? - 19.09.2016

15 Temmuz Demokrasi Haftası - 12.09.2016

Birleşmiş Milletler (BM) Bugün Neden Sessiz? - 29.08.2016

Ortadoğu'da Değişen Dengeler - 22.08.2016

Dış Politikanın Yeni Rotası...? - 15.08.2016

Büyük Bir Demokratikleşme Reformu: Askere Sivil Denetim - 08.08.2016

12 Mart’tan 15 Temmuz’a, Tehditten Propagandaya “Darbelerin Dili” - 01.08.2016

Küçük Cihattan Büyük Cihada,Darbe ile Mücadele Süreci - 25.07.2016

Ne Darbe, Ne Darbe! - 18.07.2016

Suriyelilere Vatandaşlık Tartışmaları ve Ahlaki Sorumluluk - 11.07.2016

Yeni Bir Barış Süreci Mi? - 04.07.2016

Türkiye Toplumunun Barış Kapasitesi: Kimlere Ne Görevler Düşüyor? - 27.06.2016

İnsan Nedir? - 20.06.2016

Uluslararası İlişkiler, Zulümat ve Nur - 13.06.2016

Ramazan, Ahlak ve Seviye - 06.06.2016

Post-Demokratik Bir Dünyaya Doğru - 30.05.2016

Hak Savunuculuğu: Kimlikler ve İlkeler - 23.05.2016

İslam Demokrasiyi mi Yoksa Diktatörlüğü mü Öngörüyor? - 16.05.2016

İnsan Haklarının Düşüşü mü? - 09.05.2016

Küresel Fakirlik ve Bireysel Ahlaki Sorumluluğumuz - 02.05.2016

AK Parti’nin Fabrika Ayarları ve Kürt Sorununa Çözüm - 25.04.2016

İslam Alemi Dünya Politikasında Etkisiz Eleman mı? - 18.04.2016

Kalıcı Barış Ne Zaman Olur? - 11.04.2016

Organik Siyaset - 04.04.2016

Küresel Barışın Anahtarı: İnsani ve Ahlaki Değerler Eğitimi - 28.03.2016

Barışın Kimyası: İnanç ve Ahlak - 21.03.2016

Barışa Son Veren Barış - 14.03.2016

Avrupa Birliği ve Demokratikleşme: Orta ve Doğu Avrupa Tecrübesi - 07.03.2016

Düşünceyi Öldürmek - 29.02.2016

Sahil-i Selamete Nasıl Varılır? - 22.02.2016

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Barış - 15.02.2016

Yeni Sürecin Şifreleri: Sessiz ve Derinden - 08.02.2016

Cenevre III Görüşmelerinden Barış Çıkar mı? - 01.02.2016

Küresel Barış: Tehditler ve Fırsatlar - 25.01.2016

Türkiye Dindarlarının Üç Tarz-ı Siyaseti - 04.01.2016

Medeniyet Eğitimim, Rasyonalite ve Duygusallık - 28.12.2015

Barış İçin Tek Yol? - 21.12.2015

Kürt Siyaseti ve Çoğulculuk - 14.12.2015

Özgürlük Katili - 30.11.2015

Din ve İnsan Hakları Perspektifinden Ayrımcılıklar - 23.11.2015

Barış Hakkı, Toplumsal Barış ve Farqin Ya da Silvan - 16.11.2015

Özgürlük - Güvenlik Dengesi? - 09.11.2015

KASABADAKİ TEK OYUN DEMOKRASİ Mİ? - 02.11.2015

SURİYE'DE BARIŞÇIL ÇÖZÜM MÜ? - 26.10.2015

AHMAK SİYASETİ - 19.10.2015

YENİ DENKLEMDE TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKALARI - 12.10.2015

- 12.10.2015

YA YENİDEN BARIŞ VE PROAKTİF BİR DIŞ POLİTİKA, YA DA... - 05.10.2015

- 05.10.2015

TÜRKİYE OTORİTERLEŞİYOR MU? - 21.09.2015

TÜRKİYE OTORİTERLEŞİYOR MU? - 21.09.2015

KRİZİ ÇÖZMENİN ANAHTARI:BARIŞ DİLİ - 14.09.2015

AYLAN KURDİ VE İNSANLIK ONURU - 07.09.2015

AK PARTİNİN FABRİKA AYARLARI VE KÜRT SORUNU - 31.08.2015

Barışın Önündeki Engel? - 24.08.2015

Barışa Giden Yol?-2 - 19.08.2015

Barışa Giden Yol?-1 - 17.08.2015

Dağ ile Saray Arasına Sıkışan Çözüm Süreci - 10.08.2015

SAVAŞ OYUN DEĞİLDİR BEYLER! - 03.08.2015

ÇOK YANLIŞ HAREKETLER BUNLAR - 27.07.2015

BARIŞIN YOLU SÜRECİN KURUMSALLAŞMASINDAN GEÇER - 20.07.2015

Olası Suriye Müdahalesinin Uluslararası Hukuk Yansımaları - 13.07.2015

BARIŞ SÜRECİ VE ULUSLARARASI SİSTEM - 06.07.2015

PSİKOPAT AHLAKI VE YEŞİL KEMALİSTLER - 22.06.2015

BENİM IRGATIM SENİN BİDON KAFAYI DÖVER FAKAT HALK BUNA İZİN VERMİYOR   - 15.06.2015

- 15.06.2015

SİYASET ÜLKEMİZDE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? - 08.06.2015

Siyasi Partilerin Seçim Beyannamelerinde Kürt Sorunu: Kavramsal Bir Analiz - 01.06.2015

BARIŞ SÜRECİNİN GELECEĞİ? - 25.05.2015

BAZI TOPLUMLAR NEDEN İNSAN HAKLARINA SAYGI DUYMAZLAR? - 11.05.2015

TÜRKİYE TOPLUMUNUN BARIŞ KAPASİTESİ - 04.05.2015

NASIL BİR BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASI? - 20.04.2015

SEÇİM BARAJI: KİTLESEL BİR İNSAN HAKLARI İHLALİ - 13.04.2015

BARIŞ SÜRECİNDEN KİM NE ANLIYOR? - 06.04.2015

ORTADOĞUDA DİN SAVAŞLARI MI? - 30.03.2015

SURİYE VE IRAK ÇATIŞMALARINDA YENİ RİSKLER - 23.03.2015

DEĞERLİ ÇÖZÜMSÜZLÜK - 16.03.2015

HER İKTİDAR KENDİ STATÜKOSUNU OLUŞTURUR - 09.03.2015

MGK Bildirilerinde çözüm süreci - 02.03.2015

Siyaset ve Şiddet İlişkisi Üzerine - 23.02.2015

BARIŞ SÜRECİNDE KRİTİK BİR AŞAMA: ÇÖZÜM İSE...(?) - 16.02.2015

Siber (Uluslararası(!) Düzen ve Siber Barış - 12.02.2015

Diktatörlük Neden Ahlak Dışıdır? - 02.02.2015

DEĞER-YÜKLÜ DIŞ POLİTİKA : TUTARLILIK VE KAPSAYICILIK - 26.01.2015

İYİLİK BULAŞICI MI? - 19.01.2015

İSLAMOFOBİK İSLAMCILAR - 12.01.2015

Özgürlük Yolunda Ödenmiş Bedeller: Köpekler de Ağlar mı? - 05.01.2015

Ortadoğuda Post-Modern Bir Katalizör: (IŞ)İD - 29.12.2014

SİVİL BİR ANAYASA MÜMKÜN MÜ? - 22.12.2014

SİVİL BİR ANAYASA MÜMKÜN MÜ? - 22.12.2014

Zorunlu Din Dersi ve Zorunlu Baş Açma: Kardeş İkili - 15.12.2014

MİLLİ EĞİTİM ŞURASI: EĞİTİMDE VESAYETİN ARACI - 08.12.2014

Eşeğin Özgürlüğü - 01.12.2014

BARIŞ HAKKI : TOPLUMSAL HUZURUN KAYNAĞI - 24.11.2014

KOBANE'DEN SONRA BARIŞ SÜRECİ - 10.11.2014

"Ben DEVLETİM!" Zihniyeti! - 03.11.2014

BARIŞ SÜREÇLERİ: RİSKLER VE ÖNLEMLER - 27.10.2014

Ortadoğu'da Değersiz Bir Yalnızlığa Doğru - 20.10.2014

Kobané Olayları: Başarısız Bir Kriz Yönetimi Örneği - 13.10.2014

ÇATIŞMA DİLİ VE ÇÖZÜM SÜRECİ - 06.10.2014

BARIŞ EĞİTİMİ VE ÇÖZÜM SÜRECİNİN GELECEĞİ - 01.10.2014

IŞ(İD)İZM : DÜNYAYA VE İSLAMA TEHDİT - 23.09.2014

TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU POLİTİKALARINDA DOĞRULAR VE YANLIŞLAR - 15.09.2014

NATO ve Dünya Barışı: Irak ve Ukrayna - 08.09.2014

Yeni Türkiye'nin Askeri Vesayetle İmtihanı! - 01.09.2014

Yeni Ak Parti, Yeni Türkiye! - 29.08.2014

(İŞ)İD: KABİLİN ORDUSU - 19.08.2014

(ULUS) DEVLETTE SONA DOĞRU MU? - 04.08.2014

DEMOKRASİ KİME OY VERECEK? - 28.07.2014

Obama Doktrini: Yurtta Susmak, Cihanda Susmak - 21.07.2014

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE DÜNYA BARIŞI - 14.07.2014

DÜŞÜNEN HAYVAN? - 07.07.2014

AMERİKA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN'A KARŞI MI? - 30.06.2014

Musul Sonrası Irak’ta Çözüm Önerileri - 23.06.2014

BAĞDAT HARABELERİNDE YENİ BİR IRAK MÜMKÜN MÜ? - 16.06.2014

HALKLARIN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI İLE İLGİLİ KAVRAMSAL BİR DEĞERLENDİRME - 09.06.2014

Gezi, Gazi mi Oldu? - 02.06.2014

Kemalist Eğitim Ne Üretir? - 26.05.2014

İDEAL TOPLUM? - 19.05.2014

SOYKIRIM SÖZLÜĞÜ - 12.05.2014

1982 ANAYASASININ NE KADAR DA SEVENİ VARMIŞ! - 05.05.2014

90 Yıllık Demokrasi(!) Nerede? - 24.04.2014

Seçim Sistemi ve Demokratikleşme - 23.04.2014

Türkiye hangi dünya liginde? - 23.04.2014

Bu konu ile ilgili geçen hafta yazılan yazıda akademisyenlerin işe alınma, atanma ve yükseltme süreç ve kriterleri üzerinde durulmuştu. Bu süreç ve kriterlerin bir rekabet ortamını oluşturmaktan uzak olduğu ve dolayısıyla kalite yerine kişisel, ideolojik ve siyasal ilişkiler sonucunda kalitesiz hatta çok ama çok yetersiz bazı kişilerin üniversitelerde yüksek ünvan ve yetkilerle donatılması tartışılmıştı. Bu yazıda ise, yükseköğretim kurumlarının yapısı ve fonksiyonlarının bu gayri adil sisteme etkileri ve kalite sorununu nasıl doğurdukları tartışılacaktır. Yükseköğretim kurumları, öncelikle YÖK, ÖSYM ve üniversitelerdir. ÖSYM üniversiteye girişte ve sonrasında sınavları yapan bir kurum olarak, bir takım eleştirilere maruz kalmaktadır. Soruların çalınması, seçme kriterlerinin ve yöntemlerinin yetersiz olması ve soru hazırlama süreci dahil iç işleyişinin şeffaf olmaması başlıca eleştiriler arasındadır. Söz konusu eleştirilere rağmen, üniversite giriş sınavına 2,5 milyon adayın girmesi ve üniversite sonrası sınavlara toplamda çok daha fazla kişinin sınavlardan geçmesi ve buna mukabil seçeneklerin az olması dikkate alındığında, hem sınav organizasyonundaki başarısı hem de bu denli çeşitli ve çok olan sınavları zamanında yapabilmesi başlı başına bir başarıdır. Yükseköğretim kurumları arasında fonksiyonları az olabilir, fakat sorunları da görece az olan bir kurum olarak görülmektedir. Mevcut eleştiriler dikkate alınarak reforme edilmesinde yarar vardır. YÖK ise, yükseköğretimin tepe kurumu olarak tasarlanmıştır. Rektörleri belirleme sürecindeki rolünden üniversitelerin iç işleyişinin dizaynına kadar bir dizi yetkiyle donatılmıştır. Tüm üniversitelere zorunlu olarak okutulacak bazı dersleri (Türkçe ve İnkılap Tarihi gibi) dahi belirlemektedir. Oysa üniversite adından da anlaşıldığı gibi, evrensel olmalı, evrensel eğitim yapmalı ve en önemlisi işleyişinde özerk yani otonom olmalıdır. YÖK öncelikle üniversitelerin özerkliğini ihlal edecek bir şekilde tasarlanmıştır. Oysa YÖK sadece bir denetim kurumu olmalıydı. YÖK gibi merkezi bir kurumu tercih etmem, fakat ülkemizdeki bazı sorunlar dikkate alındığında yetkilerinin kısıtlanarak korunmasında yarar var gibi görünmektedir. YÖK’ün bu derece güçlü olması evrensel ölçekte çok yanlış görülebilir, fakat bizim ülke gibi rekabetin olmadığı ve kaliteden ziyade kişisel ve siyasal bağlantıların belirleyici olduğu toplumlarda bu tür merkezi kurumların olması akademik özerklik açısından daha yararlı olabilmektedir. Örneğin, ahlaki, akademik ve kişisel yetersizliklere rağmen üniversitelerde karar alma mekanizmalarına gelen bazı kişiler, liyakat, kalite ve ahlak ilkelerini hiçe sayarak yerel dinamikler, çıkar ve ilişki ağlarıyla üniversite ve öğretim üyelerinin özerkliğine çok ama çok daha büyük zararlar verebilmektedir. Bugün dahi, rektörler ve/ya dekanların tasarrufundaki birçok işte bir dizi haksızlıklar yaşanabilmektedir. İstediklerine kadro tahsis etmekten tutun, istemediklerinin kadrolarını yıllarca geciktirmeye, ve hatta kadroların bazı şartlar karşılığında verilmesine kadar bir takım uygulamalar ve söylentiler vardır. Bunları ortaya çıkarmak da YÖK’ün görevidir. Kadro tahsisleri ayrıca fecaat içinde büyük bir faciadır. Örneğin, Uluslararası İlişkiler Bölümüne alınacak öğretim üyesi kadrosunun karşısında “şehircilik alanında doktora yapmış olma” şartı konuyorsa bunun tek anlamı torpilli, farklı ilişkiler sonucu bu kadroyu ayarlayan biri, yani liyakati olmayan biri, yani yükseköğretimi katledecek biri buraya atanacaktır. Uluslararası ilişkileri geçtim, siyaset bilimini geçtim, hukuku geçtim, tarih, felsefe, sosyoloji, iktisat, işletme ve psikolojiyi geçtim, bu alanla uzaktan ve yakından hiçbir ilgisi olmayan şehircilik nedir? Evet, uluslararası ilişkiler disiplinler arası bir alan fakat bu kadar da değil. Bir uluslararası ilişkiler uzmanı olarak bu ilanı gördüğümde sadece üzülüyorum. Muhtemelen (ki muhtemeli fazladır) diğer alanlarda da çokça benzer uygulama vardır. Yine, alınacak kişilerin ilanda o kadar çok özelliği veriliyor ki sadece ismi yazılmıyor. İlanlarda “Lisansta şunu okumuş olacak, yüksek lisansta bu konuyu çalışmış olacak, doktorada bunu çalışacak ve ayrıca şu şu konularda araştırmaları olacak” dendiğinde açıkça bir kişi tarif edilmektedir. Bu da rekabeti ve kaliteyi öldüren bir işlemdir. Uluslararası ilişkilere alınacaksa en fazla anabilim dallarıyla ilgili alanlar sayılabilmelidir. Ve alan geniş tutulmalıdır ki birçok kişi başvursun ve onlar arasında en yetkin olan seçilsin. Kurumların sorunları çok daha fazladır. Gelecek hafta bu konuya devam edeceğiz. Fakat yükseköğretim sorunları bütünlük içerisinde tartışılmalıdır. Akademisyenin sorunları YÖK’ten, YÖK’ün sorunları üniversiteden ve üniversite sorunları öğrenciden bağımsız değildir.