SEMİ TEKTAŞ / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, tutuklanan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a destek olmak amacıyla Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Naşit Birgüvi’yi ziyaret etti. Toplantıda birlikte mücadele çağrısı yapıldı. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Zafer Partisi’nin Pazar günü yapacağı ‘Mehmetçik Katillerine Af Yok’ mitingine katılacaklarını söyledi.
“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPARIZ”Muhalefet üzerindeki baskıların akıl almaz boyutlara ulaştığını söyleyen Aslanoğlu, "Ülkemiz son zamanlarda kötü günlerden geçiyor. Bu kadar kötü günler üst üste geliyor ki genel başkanımızın deyimiyle 'her sabah başka bir acıya uyanıyoruz'. Biz Esenyurt'taki kayyumla mücadele için İzmir'den her hafta bir ilçemizi pazartesi ve perşembe günleri Esenyurt'a gönderiyoruz. Menderes ilçemizin gittiği gün arayıp, 'Beşiktaş'a mı gidelim?' diye sordular. Maalesef öyle bir şeye düştük. Biriyle mücadele etmeye çalışırken başka biri oldu. Bugün de sizlerin yanında olmak istedik. Bir genel başkanın sebep ne olursa olsun tutuklanması kabul edilebilir değil. Ülkede muhalefete baskı o kadar akıl almaz boyuta geldi ki tek adam rejimi tüm muhalefetin üzerine baskı kuruyor. Belediye başkanlarımıza davalar açılıyorlar. Ancak ilk kez muhalefetin genel başkanın tutuklanmasına şahit oluyoruz. Bunu kınıyoruz. Üzerimize ne düşerse yanınızdayız” diye konuştu.
“KORKU SALMA SÜRECİNDEYİZ”Aslanoğlu açıklamasının devamında, "Biz Zafer Partisi ile belki memleket meselelerinin birçoğunda aynı düşüncede değiliz. Tamamıyla aynı düşünseydik ayrı partide olmazdık. Ancak biz kendi doğrularımızı her yerde savunmaya devam edeceğiz. Demokrasi farklı fikirlerin ifade edilmesidir. Kimin sesi susturulmaya çalışılıyorsa onun yanında olmalıyız. Ülkede demokrasiyi bitirmeye yönelik faaliyetlerin tamamında demokrasi safında yerimizi alıyor olmamız lazım. Bahçeli'nin 'Öcalan mecliste konuşsun' dediği günden bugüne memlekette olan her şeyi hatırlayalım. Mardin'e kayyum atandı ancak aynı Ahmet Türk TBMM'de MHP-AK Parti grubunu ziyaret etti. Devlet Bahçeli, Ahmet Türk'ün değerinden bahsediyor ama bir yanıyla kayyum atıyor. Esenyurt, Beşiktaş süreçlerinin hepsine yan yana bakarsak, ülkede ne yapılmaya çalıştıklarını görmenizi istiyorum. Zafer Partisi Genel Başkanın tutuklanması da aynı sürecin bir parçası. Çıkar ilişkileri dışında söz söyleyen herkesi hapse atmaya hazır bir iktidar var. Adaleti de politikalarının maşası olarak kullanıyorlar. Onlardan korkmuyoruz. Tek adam rejimleri giderken cezaevlerini doldururlar. Mücadelemizden bir adım geri atmayız. Ancak vatandaşlarımızın sürecin, 'korku salma' dönemi olduğunu bilmeleri gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Aslanoğlu, pazar günü yapılacak olan mitinge katılacaklarını ifade ederken, “Ülkenin gündemi her gün değişiyor. 9 gün önce Korkusuz Kentler Çalıştayı yapmıştık. Beşiktaş Belediye Başkanımızın gözaltı meselesiyle ilgili 3 kere Beşiktaş'a gittik. Ertesi gün Gençlik Kolları Genel Başkanımızı evinden zorla alındı. Büyükşehir Belediye Başkanımızın bir cümlesinden soruşturma açıldığını gördük. Biz dün burada olmayı çok arzulardık. Ancak dün İl Başkanları toplantımız vardı. Ülkenin başka bir acısını duyduk ve kapattık. Sabah da başkanımdan randevu talep ettim. Demokrasi için nerede bir eylem varsa orada olacağız" dedi.
“İKTİDARI RAHATSIZ ETTİ”Birgüvi, “Zor bir süreçten geçtiğimizi iyi biliyoruz. Genel başkanımızın her konuşması iktidarı fazlasıyla rahatsız etti ki gözleri kararmışçasına darbe rejiminde olmayacak şekilde genel başkan tutuklanmasını yaşadık. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Yargıyı bu kadar siyasallaştırmaları milletimizi rahatsız eder boyuta geldi. Dün adliye koridorlarında başlayan muhalefet dayanışmasını taktirle karşılıyoruz. Genel başkanımızın adliye salonunda beklerken, ifade verme aşamasındayken vekiller ve genel başkanlar tarafında sahiplik görmesi Türk demokrasimizin geleceğe yönelik güçlü kalacağının mesajı verimli oldu. Dün adliye salonunda başlayan beraberliğin bu ceberut iktidara karşı sürekli kalmasını istiyoruz. Bu iktidara karşı birlikteliğimiz ve tek güç olma gibi bir yaklaşıma gitmememiz iktidarın karşısında ezilmemize neden olacaktır. Aslında ezilen demokrasidir, insan hakları, hukuktur. Siyasallaşan hukuk Türk insanına güven vermemektedir, yaratılan korku imparatorluğundan rahatsız olmaktadırlar. Söylediklerimizin arkasındayız, partilerin varlık sebebi demokrasiyi yaşatmaktır. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet'e karşı savaşla karşı karşıyayız. Artık hiçbir partinin söz hakkı kalmadı. Akşamdan sabaha genel başkanlar ya da belediye başkanları gözaltına alınıyor ve görevlerine son veriliyor. Belediye başkanlarının akşamdan sabaha siyasi yasaklı hala bile gelebildiği bir süreçten geçiyoruz. Bu yargı sopasına karşı Türk milletinin sesi olan bütün partiler bir olmalı” diye konuştu.
Birgüvi, “Bizim mitingimizin içeriği başka. Gönül ister ki şehrimizin vekilleri mitingimize katılsın. O miting bir parti mitingi değil. Terörist başının affedilmesi talimat ile uygulanan süreç. Bunun karşısında Özdağ susturulmak istendi. Sadece Saray’ı değil arkadaşındaki başkentleri de demek ki rahatsız ediyor ki… Bu süreçlere uzak değiliz Ergenekon, Balyoz’da da bunları yaşadık. Biz paşaların sabah gözaltına alınarak tutuklandığını gördük. Bunlar yaşanırken bir terörist ifadesini gizli tanık olarak aldıklarını gördük. Onları yaparken de emperyalist başkentlerden talimat almışlardı. Buna uzak değiliz, yaşanıyor. Bunlar o emperyalist başkentlerin baskısıyla terörle pazarlık yaptığını bildiğimiz ve bu oyunları teşhir ettiğimiz için Özdağ gözaltına alınarak tutuklandı. Kendi devletimizden uluscuklar çıkartılmaması için konuşan Özdağ bu nedenle tutuklandı. Biz millet adına mitingler düzenleyerek milletle birlikte oyunu bozacağız. Bu mitinge parti değil Türk bayrağı ile alana gideceğiz. Belki başka partiden destek gelmedi ama başka partilere oy veren insanlar mitingimize geldi. Biz millete bütünleşerek dayanışmayı yaşatmak istiyoruz. Adliye sarayında başlayan destek devam etmeli” şeklinde konuştu.
SARI ÖKÜZ POLEMİĞİÖzdağ'ın tutuklanmasının ardından X'te başlayan 'Sarı Öküz' tartışmasına yönelik soruya yanıt veren, "Söylediğiniz iki şahıs bir Ümit Özdağ ile eş değer değil. Bir tarafta terör örgütünün uzantısı gibi hareket eden bir siyasi parti ve tutuklanmalarının içerisinde terör örgütü ile çalışma yapmaları ve terör suçu işlemiş olmaları var. Ümit Özdağ teröre karışmış değil. Terörist örgütünün arkasında durmadı. Zaman zaman yanlış uygulamalarla her ne kadar belli örgütlerle iltisaklı olsalar da haksız şekilde cezaevine atılmaları ve yargının sopa olarak kullanılıp hak etmeyenlere de uygulandığı süreçler yaşıyoruz. Terör ile iş birliği içindeyse bir Ümit Özdağ gibi benzeşim göstermek doğru olmaz" dedi.