İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Eğitime psikolojik ilk yardım önerisi

Psikolog Cansu Yılmaz, pandemi sürecinde ve deprem sonrasında öğretmenler ve öğrencilere gerekli psikolojik ilk yardımların yapılarak, psikolojik destek alanında bilgilendirilebileceğini belirtti

Eğitime psikolojik  ilk yardım önerisi
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN-ÖZEL HABER
Psikolog Cansu Yılmaz, eğitime belirli bir süre ara verilmesi ve daha sonrasında uzaktan eğitim sistemine geçiş yapılmasıyla birlikte öğrenciler, öğretmenler ve aileler için farklı bir süreç başladığını belirterek, “Yüz yüze eğitim yerini uzaktan eğitime bırakırken eğitim alanında aksamalar oldu ve bir süre uyum sağlama konusunda zorluklar yaşandı. Yeni sisteme ve döneme alışma sürecinde yaşanan İzmir depremiyle birlikte tekrardan bir kopukluk oldu ve çoğu öğrenci ve öğretmen derslere katılamadı. Geçirdiğimiz bu zorlu süreçte normal yaşantımıza dönmek ne kadar güç olsa da bir şekilde hayat devam ediyor ve yeni normale uyum sağlayabilme konusunda yetkililerden özenli çalışmalar ve önerilere ihtiyaç duyuyoruz” dedi.



SÜRECİN DOĞAL SONUCU
Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklar içinde motivasyon kaybı, odaklanamama, o anı tekrardan yaşama, yalnız kalmak ve ölümden korkmak, günlük aktiviteleri gerçekleştirememek, depresyon, kaygı, panik gibi pek çok olumsuz etkilerin olabileceğini ifade eden Psikolog Yılmaz, “Eğitime verilen arayla ve yeni sistemle öğrencilerin okul yaşamından uzaklaşmaları ve okula adapte olamamaları sürecin doğal sonuçlarından biridir. Öğrenciler dijital ortamda yapılan derslere odaklanma konusunda sıkıntılar yaşayabilir. Eğitim konusunda sadece öğrenciler için değil öğretmenler içinde zorlayıcı bir dönem. Öğretmenlerin dijital ortamdan yapılan eğitimlerde aktif rol oynaması ve kolay uyum sağlayabilmesi için teknoloji kullanım becerileriyle ilgili gerekli eğitimlerin sağlanması bu sürecin daha verimli yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Dijital ortamda öğrencilerin eğitime katılım süresi, odaklanabilmesi, derslerden alacakları verim konusunda sorun yaşamalarını beraberinde getirse de öğretmenin bu süreçteki aktif rolü sayesinde bu tür sıkıntılar en aza indirilebilir. Öğretmenlerin öğrencilerle gereken ölçüde etkileşim halinde olması, ders dışında öğrencilerle dijital ortamdan bir araya gelerek iletişimi güçlendirmesi ve öğrenciler arasındaki iletişimi artırması derslere odaklanmayı ve derslerden alınan verimi en üst düzeye çıkarmakta fayda sağlayacaktır” diye konuştu.



PSİKOSOSYAL DESTEK ALINABİLİR
Öğrencilerin evde kalma sürecinde daha çok internetle vakit geçirmesi, oyun oynaması gibi nedenlerden dolayı derslere odaklanma sorunu yaşayabilmeleri sebebi ile ailelerin internet erişimi konusunda belirli kurallar koyması ve gerekli ölçüde internet erişimlerinin gözlenmesi öğrencilerin derslere daha fazla odaklanabilmesi konusunda fayda sağlayacağının altını çizen Psikolog Yılmaz, “Öğretmen öğrenci ve ailenin iletişim ve iş birliği içinde olması eğitim sürecinin desteklenmesine ve kolay şekilde uyum sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Pandemi süreci ve deprem sonrasında yaşanılan olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için öğretmenlere ve öğrencilere hem pandemi süreci için hem de deprem süreci için gerekli psikolojik ilk yardımlar yapılmalı ve psikolojik destek alanında bilgilendirilmelidir. Depremden maddi ve manevi etkilenen öğrenciler için öğretmen ve ailelerin psikososyal destek almaları gerekir. Öğrencilerin özellikle kendilerini güvende hissedebilmeleri sağlanmalıdır. Kendilerini güvende hissedemedikleri sürece odaklanma ve derslere katılım konusunda sorunlar yaşanmaya devam edeceklerdir” ifadelerini kullandı.
YAŞA UYGUN BİLGİLENDİRME
Yetişkinlerin deprem sonrası yaşanabilecek normal ve normal dışı davranışların neler olduğunu öğrenerek öğrencilerin psikolojik destek alıp almamaları gerektiği konusunda fikir edinmelerinin sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olacağına dikkat çeken Psikolog Yılmaz, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Deprem sırasında yaşanabilecekleri yaşa uygun bir biçimde anlatmak çocuklarda belirsizliğin ortadan kalkmasına ve doğru orantılı olarak kaygı ve korkularının da azalmasına neden olacaktır. Çocuklar belirsiz olan durumlar karşısında aşırı endişe ve korku yaşadıkları için deprem anında ve sonrasında neler yapılmalı konusunda bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Endişe ve korku azaldığında çocuklar yaşadıkları ana daha kolay uyum sağlayarak odaklanabilirler. Sonuç olarak en temel şekilde kişilerin psikolojik olarak desteklenmesi ve bilinçlendirilmesi sürece uyum sağlaması açısından oldukça büyük önem arz etmektedir.”

Diğer Haberler

Hava soğudu pazarlar dondu!

Hava soğudu pazarlar dondu!

Havaların soğumasıyla beraber semt pazarlarındaki sebze ve meyve fiyatları da ar...

Motosikletli kuryelerin iş yükü arttı

Motosikletli kuryelerin iş yükü arttı

İzmir Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Burhan Akgül, salgın yasakları sebeb...

TCDD İzmir Alsancak Limanı yeniden Ro-Ro operasyonlarına açıldı

TCDD İzmir Alsancak Limanı yeniden Ro-Ro operasyonlarına açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi UKOME kararıyla Ağus...

Sözleşme uygulansaydı kadınlar hayatta olacaktı!

Sözleşme uygulansaydı kadınlar hayatta olacaktı!

Kadın örgütleri, katliamların sayısının dijital sayaçla ölçülür hale geldiği ülk...

Yaş çay üreticilerine bu yılın ürünü için fark ödemesi yapılacak

Yaş çay üreticilerine bu yılın ürünü için fark ödemesi yapılacak

Ruhsatlı üreticilere 2020 yılı yaş çay ürünü için fark ödemesi desteği, kilogram...

Japonya'dan İzmir'e deprem desteği

Japonya'dan İzmir'e deprem desteği

Japonya'nın Kobe şehrinin Uluslararası Sürdürülebilirlik Organizasyonu Başkanı Y...