Şimdi “Rüya Zamanı”

İlk şiir kitabı Yaşanan’ı 1983’te yayımlayan usta Şair Salih Bolat, son kitabı Rüya Zamanı ile yeniden okurlarıyla kısa bir süre önce tekrar buluştu. Türk Edebiyatının başarılı şairlerinden Bolat ile şiir ve “Rüya Zamanı” üzerine konuştuk

Şimdi “Rüya Zamanı”
ONURHAN ALPAGUT-RÖPORTAJ
Türk Edebiyatının başarılı Şairi Salih Bolat kısa bir süre önce “Rüya Zamanı” ile yeniden okurlarının karşısına çıktı. Varlık Yayınları tarafından yayımlanan “Rüya Zamanı”ında 90 şiir bulunuyor. Ve kitabın tamamlanması beş yıl sürdü.
Bize kısaca kendinizden söz eder misiniz?
Adana’da doğdum. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra, Gazi Üniversitesinin Sosyal Politika Bölümü’nü bitirdim. Hacettepe Üniversitesinin Eğitim Bilimleri Bölümü’nde yüksek lisans ve Doktora programlarını tamamladım. Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi gibi üniversitelerde öğretim görevlisi ve öğretim üyesi olarak, Gazetecilik ve Sinema-TV bölümlerinde Senaryo, Yaratıcı Yazarlık, Sinema ve Edebiyat, Dramatik Yazarlık, İletişim ve Edebiyat, Estetik, Sinema ve Diğer Sanatlar, Tiyatro Tarihi gibi dersler verdim, veriyorum. Halen İstanbul Esenyurt Üniversitesi, Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde öğretim üyesiyim. Edebiyat yaşamıma Yeni Adana Gazetesi’nin kültür sanat sayfasında öyküler yazarak başladım (1974). Arkadaşlarımla birlikte Koza adlı dergiyi çıkardım (1975). İlk şiirim bu dergide yayımladı. 1977-1980 yılları arasında, Yapıt dergisinin 1982-83 yıllarında, Petek dergisinin yazı kurulu üyeliğinde bulundum. 1984-86 yıllarında, Yarın dergisinin çalışmalarına katıldım. 1980 yılı başlarından itibaren Yeni Olgu, Oluşum, Edebiyat 81, Türkiye Yazıları, Süreç, Yeni Düşün, Varlık, Gösteri, Düşler, Şiir-lik, Edebiyat ve Eleştiri, Defter, Evrensel Kültür, E, Kaçak Yayın gibi dergilerde şiirler ve yazılar yayımladım. 1995-97 yıllarında Siyah Beyaz Gazetesi’nde, “Duygusal Düşünceler” adlı köşede yazdım. Bu yazılarımdan seçtiklerimin de yer aldığı yazılarımı, daha sonraki yıllarda, aynı adla bir kitapta topladım. Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü’nün, Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’nün ve Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nün seçici kurul üyeliklerinde de bulundum. 2010 Yılında, Uluslararası Sete Şiir Festivali’ne katılmak üzere Fransa’ya davet edildim. Şiirlerim Fransızca ve İngilizce’ye çevrildi; Voix D’encre, La Main Millenaire, Same Sky, Times For Kids gibi dergi ve antolojilerde yayımlandı.


Fotoğraf: Gökçe Uygun

Şiir’e olan ilginiz nereden geliyor?
Lise öğrencisi olduğum yıllarda şiir yazmak ilgimi çekti. Okuduğum şiirlerden etkilenmiştim. Yaşadığım yoğun duygularımı ve yalnızlığımı şiirle anlatmaya çalıştım. Sonraları giderek şiir benim için bir varoluş sorunu oldu.
İlk şiirinizi ne zaman yazdınız? İlkler hiçbir zaman unutulmaz bizimle kısa bir bölümünü paylaşır mısınız?
İlk şiirimi ne zaman yazdığımı tam olarak hatırlamıyorum, on altı-on yedi yaşlarında yazdım sanırım. Tabi, onun şiir olup olmadığı tartışılır. Ama “İlk kez yayınlanan şiiriniz?” diye sorarsanız, “Anlatamam” adlı şiirimdir. Sanırım 1979’da yazdım. İlk birkaç dizesi şöyle:
Yaz biter
Çınarlar anlatır önce
Yeşilin yanışını için için
Son engerek de örtünür uykusunu
Karanlığın derinliklerinde
Bir yağmur yamaçlarda yıkılıp kalır
Belki bir duvar dibinde sessizce…

10’uncu şiir kitabınız “Rüya Zamanı”nı kısa bir süre önce yayınladınız, okurlardan kitabınıza yönelik geri dönüşler nasıl oldu? Beklediğiniz başarıyı elde ettiğinizi düşünüyor musunuz?
Şiirlerimle ilgili olarak okurlardan önce benim düşüncelerim önemli. Ben şiirlerimi savunabiliyorsam, dürüstçe değerlendirebiliyorsam içim rahat olur. Her kitabımın bir öncekinden bazı konularda daha yetkin olmasına çalışırım. Bunu yapabilmişsem, kendimi başarılı sayarım. Kendimi öyle de görüyorum. Rüya Zamanı ile ilgili olarak yazılan yazılardan, değerlendirmelerden de bunu anlıyorum.
Kitap okuma oranının yüzde 0,1’lik bir oranla dünyada 86’ıncı sırada olan bir ülkede şiir gibi diğer türlere nazaran daha az okunan bir türde yazmak sizce bir risk değil mi?
Şiir her yerde az okunan bir türdür. Ama ülkemizde en çok okunan bir türdür. Örneğin Fransa’da ortalama şairlerin kitapları, yine ortalama olarak beş yüz adet basılır. Hatta iki-üç yüz basıldığı da olur. Ülkemizde şiir kitapları genellikle bin adet basılır. İnternet ortamında onlarca şiir sitesi vardır. Yani ülkemizde şiir okuma oranı sanıldığı gibi az değildir. Oysa düzyazı okuma oranı düşüktür. Şiir yazan biri olarak, elbette zor bir işle uğraştığımın farkındayım. Mesela emlakçılık yapmak varken şiir yazmak bir deliliktir. Çünkü şiiri hiçbir maddi getirisi olmamasına karşın, hayatınızı elinizden alır.
Fuarlara katılıyorsunuzdur. İzmir Kitap Fuarı’nda bulundunuz mu? İzmirlilerin size ilgisi nasıldı? Bir İstanbullu olarak İzmir-İstanbul arasındaki okur farkı nedir? Gözlemleriniz...
Kitap fuarlarına çok fazla katılmıyorum. TÜYAP İzmir Kitap Fuarına iki kez katıldım. Örneğin iki yıl önceki fuarda çok fazla kitap imzalatan olmadı ama söyleşime nitelikli bir dinleyici grubu katıldı. Fuarlara gelen insan kalabalığı ile nitelikli okur arasında bir ilişki olduğunu düşünmüyorum. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarları çok kalabalık oluyor ama daha çok ilkokul öğrencileri turistik bir gezi gibi geliyorlar. Ben kalabalık ortamlarda sıkıldığım ve bunaldığım için pek katılmıyorum. Ama TÜYAP Kitap Fuarlarının yapıldığı kentlere önemli kültürel katkılar sağladığını düşünüyorum.
Her zaman İstanbul’da sanata ve sanatçıya daha çok ilgi olduğunu söylerler, eminim ki birçok il ve ilçede bulundunuz. Bu tespit ne kadar doğru?
İstanbul coğrafya ve nüfus olarak dünyanın en büyük kentlerinden biri. Sanata ilginin niceliksel olarak daha fazla olması da doğal. Ama İzmir de estetiğe en çok önem veren bir kentimizdir. Elbette basım ve medya sermayesinin İstanbul’da toplanmış olması, bu konulardaki üretimin de İstanbul’dan yapılmasına neden oluyor.
Son şiir kitabınız “Rüya Zamanı”na gelirsek. Bu kitapta kaç şiiriniz bulunuyor. Şiirlerin bir kitap haline gelip işlenmesi ne kadar sürdü?
Yaklaşık doksan şiirim yer alıyor. Bu şiirlerin kitap olacak kadar birikmesi beş yıl sürdü.
Şiirlerinizde ne kadar sizi görüyoruz?
Ben bir şiirimde kendimi görmüyorsam, o şiirimi yayınlamam. Benim sesime, üslubuma, içsel ve dışsal yaşantıma, duyarlılığıma, dilime uymayan bir şiirimi kitabıma almam. Okurun bunu anlaması için benim şiirimi yakından izlemiş olması gerekir. İzleyen okurlar bunu benden daha iyi fark ederler zaten.
Bir de size eleştirisel bir soru sormak istiyorum. Birçok ödüle layık görülen ve başarılı bir şair olarak piyasada bu kadar çok şair bulunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Alemin ağzı çuval değil ki büzesiniz” diye bir söz vardır. Bırakın yazsınlar. Kimseyi şiir yazmaktan alıkoymaya kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur. Çok şiir yazan olmazsa, çok iyi şiir yazan da olmaz. Bugün Türkçe şiir dünyada yazılan şiir içerisinde önemli bir yere sahiptir ama gerek dilimizin dünyada yaygın olmaması, gerek siyasal olarak ülkemizin gerilerde yer alması şiirimizin hak ettiği ilgiyi görmemesine neden oluyor.
Son olarak okurlarınız için yolda yeni bir kitap var mı? Varsa bize çıkış tarihi ile ilgili biraz tüyo verir misiniz?
Son kitabım Rüya Zamanı daha iki ay önce çıktı. Ben öyle çok şiir yazan biri değilim. Az yazarım, çok uğraşırım. Ele aldığım bir şiiri, içime sinen bir şiir yapmadan başka bir şiire başlamam. Bu da zaman alır. Önemli değil. Bu süreç bana büyük bir mutluluk verir. Örneğin doksanı beşe bölün, on sekiz yapar. Demek ben yılda on sekiz şiir yazmışım, Rüya Zamanı oluşana kadar.

Diğer Haberler

Sinema salonları yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı

Sinema salonları yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı

Sinemaların kapılarını kademeli olarak misafirlerine açan Cinemaximum, sosyal me...

Edebiyat Otobüsü yola çıkıyor

Edebiyat Otobüsü yola çıkıyor

Yazarlar edebiyatseverlerle buluşmak için kentinize geliyor…

Büyükşehir’in grafikerine uluslararası karikatür ödülü

Büyükşehir’in grafikerine uluslararası karikatür ödülü

İzmir Büyükşehir Belediyesi grafikeri Ömer Çam, 36. Aydın Doğan Uluslararası Kar...

Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’nde 21’inci randevu

Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’nde 21’inci randevu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 21 yıldır düzenlediği Barış Selçuk Gazetecilik Ö...

The Cartoon Mill’de çizgi film üretmeyi öğreniyorlar

The Cartoon Mill’de çizgi film üretmeyi öğreniyorlar

Sabancı Vakfı “Fark Yaratanı” seçilen Türkiye’nin ilk çizgi film okulu “The Cart...

Rotary’nin konuğu Nermin Bezmen

Rotary’nin konuğu Nermin Bezmen

Alsancak Rotary Kulübü Temmuz ayının son toplantısında kitaplarıyla en çok okuna...