İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Selda Gürsu

Biraz Hasbihal-3

Selda Gürsu

[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları

Fırsat Eşitliği mi? - 30.09.2020

Yitirilen de Bir Kazançtır - 02.09.2020

Anlam Kargaşası - 26.08.2020

Nedeni Uzakta Arama - 27.07.2020

Sanata Dair - 17.06.2020

Bu açgözlülük niye? - 03.06.2020

Gerçekçi Olalım - 13.05.2020

Altını İyice Çizin, Bu Tablo Bizim! - 29.04.2020

Karne - 16.04.2020

Deli Saçmaları - 09.04.2020

Siz Adam Olmazsınız - 02.04.2020

Vursan Devrilmez! - 25.03.2020

Maske - 17.03.2020

Onda, Bunda, Şunda! - 05.02.2020

Nabız - 29.01.2020

Samimiyetle Söylüyorum! - 15.01.2020

Ne yazar? - 08.01.2020

Aman haa, çarpılırsın! - 01.01.2020

Derdimiz Ne? - 18.12.2019

Oturduğum Yerden Maaşımı Alırım! - 11.12.2019

Samanlaşmak - 04.12.2019

Dizgin - 20.11.2019

Nedir bu? - 13.11.2019

Herkese var, kendine yok! - 06.11.2019

Popülarite Tuzağı - 30.10.2019

Algılar, Algılar, Algılar... - 16.10.2019

Nasıl Yetiştiriyoruz? - 09.10.2019

Nedir, Ne Olarak Anlaşılır? - 02.10.2019

Yelkenler Fora! - 25.09.2019

Kızagan - 18.09.2019

El Alem - 11.09.2019

Neyin Kavgası? - 04.09.2019

Ne Kadar Ucuz? - 28.08.2019

Hangi Dünya O Dünya? - 21.08.2019

Daha Neler! - 07.08.2019

En çok yapılan tıbbi hatalar – 3 - 24.07.2019

Medikal Malpraktis/ Aşı - 2  - 17.07.2019

Medikal Malpraktis - 10.07.2019

Türkiye’de Doktor Olmak - 03.07.2019

Yalan Değil! - 27.06.2019

Neden? - 19.06.2019

Vaktizamanında - 08.06.2019

Baş üstünde yüceleceksin! - 29.05.2019

Altıncı Koğuş - 22.05.2019

Al Sana Neden! - 15.05.2019

Zihniyet - 08.05.2019

Halk İradesi - 01.05.2019

Muhalefet! - 24.04.2019

Seçim - 17.04.2019

Yargılı algı: TV’deki her şey doğrudur - 10.04.2019

Olur mu hiç? - 03.04.2019

Başarılı başarısızlık - 27.03.2019

Tek yön - 20.03.2019

Mükemmel Eylemin İmkansızlığı - 13.03.2019

Thomas More’un Kişiliği ve Ütopyası - 06.03.2019

Acı - 27.02.2019

Hayır diyebilmek - 20.02.2019

Eğitmeyen Eğitim Sistemi  - 13.02.2019

Duygu Terazisi - 06.02.2019

Neler Oluyor? - 30.01.2019

Trafikte De Empati - 23.01.2019

Boşa Kürek - 16.01.2019

Yazıklar olsun! - 09.01.2019

Siluet - 02.01.2019

Olacağına Var - 26.12.2018

Biraz Hasbihal -2 - 19.12.2018

Yitirmeden - 12.12.2018

Türk Dili - 05.12.2018

Özgür Düşünce - 28.11.2018

Bu kadarına da pes! - 21.11.2018

Bir Dakika - 14.11.2018

İnsan - 07.11.2018

Beyazın Getirdiği Siyahlar Hep Siyah Kalmaz - 31.10.2018

Terazi Misali - 24.10.2018

Siyaset ve Din - 17.10.2018

Tüketen kavram: Tepkili tepkisizlik - 10.10.2018

Çağımızın Teslimiyeti: Sorgulamama Batağı - 03.10.2018

Biraz Hasbihal - 26.09.2018

Distimi Hakkında - 19.09.2018

Kendine Dön - 12.09.2018

Bağımlılık - 05.09.2018

Bulimia Nevroza - 29.08.2018

Ne Çok Yalan Söylüyoruz - 22.08.2018

Aile Ne Yapmalı? - 16.08.2018

Sorgulamadan Önce Biraz Empati - 08.08.2018

İsmet İnönü’yü tanımak - 01.08.2018

Canilere Geçit Vermeyelim - 25.07.2018

Aşkınıza Sahip Çıkın - 18.07.2018

Empati, Empati, Empati! - 11.07.2018

Sağ-Sol Kavramının Tarihi - 06.07.2018

Kekemeliğe Karşı Toplumun Bakış Açısı - 27.06.2018

Son zamanlarda her şeyden şikayet edip de çözüm bulmak yolunda hiçbir çaba sarf etmeyen bir grup peyda oldu. Olumlu yaşanan gelişmelere bile sığ bir bakış açısıyla bakıp insanın moralini yerle bir etmekten zevk alan bir gruptan bahsediyorum. Böyle gruplar ilerlemenin önündeki en büyük engellerden biridir, oyalar. Sözüm ona Türkiye’de nedense olumlu gelişmeler, zaferler değil de hep böyle kaos yaratmaktan zevk alan gruplar duyuluyor nedense. Hayır, insan bir durup düşünüyor; biz de böyle bir toplum muyuz acaba, diye. Dert yanma, ağlaşma, küfür ortamı olduğu zaman vız diye duyuluyor her şey arkadaş! Böyle gruplara kulak kabartanların vasıflı insanlar olması da ayrı trajedi! Kendimize mi gelsek acaba, diyorum. Bunlarla meşgul olmak yerine gerçek sorunlardan konuşup çözüm üretme yolunda çaba mı sarf etsek?
Mesela ilk olarak güncelliğini koruyan ve geçtiğimiz haftalarda üzerinde durduğum Suriyelilerden konuşalım. Bildiğiniz üzere farklı şehirlere kayıtları vardı fakat bu kayıtlara uymayıp orantısız şekilde Türkiye’de yayılım göstermişlerdi İstanbul başta olmak üzere. İçişleri Bakanı Soylu’nun 24 Temmuz’daki açıklaması üzerine İstanbul’a zaruri olmadığı sürece kayıt alınmayacaktı fakat yine bunun üzerine Suriyeliler eylem yapma kararı almıştı. 2011’den bu yana himaye ettiğimiz, istihdam sağladığımız bu insanlar, şimdi alınan kararlara kaldıracak başı nereden buldular? Bir azınlığın sahip çıkıldığı ülkeye karşı gelmesi ne anlama gelir? “Yaptırmayız” denen eylemin yapılması ne gibi bir ironidir?
İkinci olarak, yine geçtiğimiz günlerde Rize’nin Fındıklı Belediyesi, kentte bulunan Millet Parkı’na “Atatürk” adını verdi fakat kaymakamlık “kamu yararı yok” diye bu değişime onay vermedi. Bu isim boykot ediliyor da haberimiz mi yok? Eğer öyleyse bu ufak bahaneler sizi kurtaramaz, bilmenizi canı gönülden isterim! Ki gerçekten kamu yararı aransa bile -bakınız ‘bile’ diyorum- Atatürk’ten fazla bu millete yararı olan hangi şahsı kalkıp oraya yazabilirsiniz?!
Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çetvatoğlu, Kaymakamlığın bu kararı üzerine, “Atatürk ve Kazım Koyuncu isimlerinin yazılı olduğu tabelaları indirmeyeceğiz. Meclis kararıyla bu isimleri verdik. Meclis’in üzerinde güç yoktur. Eğer öyleyse, Meclis’i lağvetsinler ve kendileri yönetsin.” demişti, altını da çizelim.
Son olarak, 82 Türk TIR’ı Suudi Arabistan’ın Duba kentinde, gümrük sahasına sokulmuyor. Gerekçe olarak da hiçbir şey gösterilmiyor. Binlerce ton meyve ve sebze haftalardır bekleyen o tırlarda çöp olmaz mı, sorarım size. Madem kabul etmeyecektiniz, neden baştan bunu açıklamıyorsunuz da o insanlar hem o kadar kilometre yol tepiyor, hem mağduriyet yaşıyor, hem mallar çöp oluyor? Demem o ki ülkeler arası stratejide izlenen yöntemler günümüzde insanlık dışıdır! Bunları göz ardı edip eften püften şeyler sorun ediliyorsa bir şeylerin yanlış gittiği hayli hayli ortadadır.