Halil Yaylak

Büyük İskender

Halil Yaylak

halilyaylak@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Marco Polo - 06.08.2020

IV. Murad’ın İlk Dönemleri - 28.07.2020

Katar’ın Tarihi - 23.07.2020

Varna Savaşı - 16.07.2020

Kaddafi’nin Hayatı - 09.07.2020

Rönesans - 26.06.2020

İran Devrimi - 20.06.2020

Amerika Birleşik Devletleri (2) - 11.06.2020

Amerika Birleşik Devletleri (1) - 05.06.2020

SpaceX ve Küresel Dengeler - 29.05.2020

Siyaset Nedir? - 22.05.2020

Yeni Dünya Düzeni - 15.05.2020

Ramazan ve Destek Olmak - 07.05.2020

Altın ve Politika - 01.05.2020

23 Nisan - 24.04.2020

Kovid-19 Ekonomiyi Nasıl Etkiliyor? - 17.04.2020

Politika Virüse Yakalandı! - 11.04.2020

Virüs Ekonomiyi Vurdu - 02.04.2020

Koronavirüs Günlerinde Kültür Sanat - 28.03.2020

Virüs Kıskacında Ekonomi - 21.03.2020

Birlikte Mücadele - 14.03.2020

Gıda İsrafı - 22.02.2020

Satın Almayın! - 15.02.2020

2020 Yılında Ekonomi - 08.02.2020

Çevrimiçi Ödeme - 01.02.2020

Merkez Bankası ve Dijital Para Birimi - 25.01.2020

2020’de Ekonomi - 18.01.2020

Temel Ekonomi Kavramları - 11.01.2020

Dış Politika Nedir? - 04.01.2020

Siyasette Kanal İstanbul Tartışması - 28.12.2019

Kooperatifleşme - 21.12.2019

Asgari Ücret ne Kadar Olacak? - 14.12.2019

Halil Yaylak - 07.12.2019

Yalan Üzerine Bir Gündem - 30.11.2019

Mikroekonomi Nedir? - 23.11.2019

Tarım Ekonomisi - 09.11.2019

Tam Bağımsız Ekonomi - 02.11.2019

Çiftçinin Hali Ne Olacak? - 26.10.2019

Gözler Derbide - 19.10.2019

Kenetlenme Zamanı - 11.10.2019

Enflasyon Tek Haneye Düştü - 05.10.2019

Bitcoin - 28.09.2019

Kıbrıs’ta Son Söz - 21.09.2019

İş Arama Sürecinde Yapılan Hatalar - 07.09.2019

Yangından Sonra Fidan Dikimi - 31.08.2019

Şimdi fidan dikme zamanı - 24.08.2019

Faizler Düştü Konut Hareketlendi - 17.08.2019

Bayramda Yardımlaşalım! - 10.08.2019

Kredi Faiz İndirimi Ekonomiyi Canlandırır mı? - 03.08.2019

İşsizliğe Karşı CV Bankası - 27.07.2019

Kitap Okumalıyız! - 20.07.2019

İlk Destek Başkan Soyer’den - 06.07.2019

Seçilen Başkanlara Öneri - 29.06.2019

Tarımda Kadının Yeri - 22.06.2019

Zorunlu Trafik Sigortası - 15.06.2019

Makul Konut E-ticaret ile Geliş - 08.06.2019

Doğa Dostu Ürünler - 02.06.2019

Doğa Dostu Ürünler - 01.06.2019

İzmir’i Ön Plana Çıkaralım  - 25.05.2019

Makul Konut Fiyatları Mümkün mü? - 18.05.2019

Belediyelerin Önemi - 11.05.2019

Sağlıklı İş Ortamı Mümkün - 04.05.2019

Yeni nesil ödeme sistemleri - 27.04.2019

Dijital Dönüşüm  - 20.04.2019

Yaşanabilir Kentler - 13.04.2019

Startup Nedir? - 06.04.2019

Son Söz Seçmenin - 30.03.2019

Bilinçli Su tüketin - 23.03.2019

İnternet ekonomisi anlamak - 16.03.2019

E-Ticaret  - 09.03.2019

Fikriniz mi Var? - 02.03.2019

Şehrin gelişmesi iyi bir şey midir? - 23.02.2019

Tanzim Satış - 16.02.2019

E-Ticaret Nedir? - 09.02.2019

Yapay zeka ve ekonomi - 03.02.2019

Bilinçli Kalın - 27.01.2019

Borçlulara Büyük Müjde - 19.01.2019

KOBİ’lere cansuyu - 12.01.2019

Paralı Poşete Destek Olalım - 06.01.2019

Kalkınmanın Yılı Olsun - 29.12.2018

Üreticiler Kooperatifleşin - 22.12.2018

Poşetten Vazgeç - 15.12.2018

Yerli Üretim Yerli Tüketim - 08.12.2018

Küçük Esnafa Kulak Ver - 01.12.2018

Poşetiniz Naylon Olmasın - 24.11.2018

İsrafı Engelleyebiliriz - 17.11.2018

Kitaplar Yaşamı Sevdirir - 10.11.2018

Yeni Bir Hayat - 03.11.2018

Tarımsal Kooperatifçilik Stratejisi Çalıştayı - 27.10.2018

Tarım ve Kooperatifler - 20.10.2018

Akıllı Tarım - 13.10.2018

Hak mı Gerçek mi? - 06.10.2018

Bugün sizlere köşemde bir dönem tarihe damgasını vurmuş bir isim olan Büyük İskender’i anlatacağım. İskender veya orijinaliyle III. Aleksandros (MÖ 20 Temmuz 356, Pella – MÖ 10/11 Haziran 323, Babil), II. Philippos’un oğlu ve MÖ 336–323 yılları arasındaki Makedonya kralıdır.
Pers İmparatorluğu’nu yıkarak Persepolis’i alır. Zor kazanılan savaşların sonucunda, Makedonya’dan Hindistan’a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Antik Yunan uygarlığının Doğu’ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür. II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos’un kızı Olimpias’ın oğlu olan İskender, 13-16 yaşlarında Aristo’dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe, tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip’in Byzantion’a saldırdığı MÖ 340’ta Makedonya’yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi, iki yıl sonra II. Filip’in Yunanlara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması’nda ordunun sol kanadını komuta etti. II. Filip’in öldürülmesinin (MÖ 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Öncelikle bütün olası hasım ve rakiplerini öldürttü. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan, Korintos’taki Helen Birliği sinhedrion’da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi. Delphoi üzerinden Makedonya’ya dönerken MÖ 335 ilkbaharında Trakya’ya girdi. Şipka Geçidini aşarak Triballileri (Triballoi) ezdikten sonra Tuna’nın öbür yakasına geçerek Getaları dağıttı. Ardından batıya dönerek Makedonya’yı istila etmiş olan İliryalıları yendi. Bu sırada öldüğüne ilişkin söylentiler üzerine Atina’da ayaklanma patlak verdi. Bu ayaklanmanın ardında hem yeni Pers İmparatoru III. Darius’un mali desteği, hem de Demostenes’in çabaları yatıyordu. Askerlerini günde 30 km gibi o çağa göre çok yüksek bir hızla ilerleterek Yunanistan’a giren İskender, tapınaklar ve şair Pindaros’un evi dışında bütün Tebai’yi yerle bir etti. Yaklaşık 6 bin kişinin öldürüldüğü, sağ kalanların köle olarak satıldığı bu sindirme hareketi sonunda Sparta dışındaki bütün Yunan Devletleri Makedonya üstünlüğüne boyun eğdi.
ASYA’NIN FETHİ
Tahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu’nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender, II. Filip’in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibonlu Antipatros’a bıraktıktan sonra MÖ 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği’ne bağlı 7 bin asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya mühendis, mimar, bilim adamı, saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu. Homeros’tan aldığı esinle önce İlion’u (Troya) ziyaret ederek Akhilleus’un mezarına çelenk koyan İskender, Pers ordularıyla ilk kez Granikos Savaşı’nda karşı karşıya geldi. Bu çarpışmada elde ettiği zafer ona Batı Anadolu’nun kapılarını açtı. Yunanistan’da izlediği politikanın tersine, tiranları sürerek demokrasilerin kurulmasına önayak oldu. Ama kentleri fiilen kendisine bağlama yoluna gitti. Karya’daki Miletos (Milet) ve Halikarnassos (Bodrum) kentlerinin direnişini kırarak yöneticilerini teslim olmaya zorladı. MÖ 334-MÖ 333 kışında Batı Anadolu’nun fethini tamamladıktan sonra, MÖ 333 ilkbaharında Akdeniz kıyı yolunu izleyerek Perge’ye ulaştı. Söylenceye göre Frigya’dan geçerken, Asya’ya hükmedecek kişinin çözebileceğine inanılan Gordion düğümünü kesti. Gordion’dan Ancyra’ya (Ankara) yöneldi, oradan da Kapadokya ve Kilikya Kapıları (Kilikiai pilai; bugün Gülek Boğazı) üzerinden güneye indi. Misis Köprüsünden geçerek Miryandros (bugün İskenderun yakınında) dolayında kamp kurduğunda, Pers hükümdarı III. Darius da Pinaros Çayı (bugün Deliçay) kıyısında savaş düzeni almış bulunuyordu. Bu karşılaşmayı izleyen İssos Çarpışması (MÖ 333 sonbaharı) sonunda III. Darius kesin bir yenilgiye uğradı ve ailesini savaş alanında bırakarak kaçtı. İskender bu zaferden sonra Suriye ve Fenike’ye doğru ilerledi. Amacı Fenike kıyılarını fethederek Pers donanmasını üssüz bırakmak ve etkisizleştirmekti. III. Darius’un barış önerisine karşı, kendisini Asya’nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını istedi. Başlangıçta Pers kentlerini kolayca ele geçirmesine karşın, Tiros (bugün Sur) önünde sert bir direnişle karşılaştı. Uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın, bu müstahkem ada kenti yedi ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. Kuşatma sürerken III. Darius, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağı’nın batısında kalan topraklarını bırakmayı önerdi. Bu olayla ilgili olarak, İskenderin komutanı Parmenion’un “İskender’in yerinde olsam kabul ederdim” dediği, buna karşılık İskender’in de “Parmenion olsaydım, ben de kabul ederdim” biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.
Tiros şiddetli saldırılara daha fazla direnemeyerek MÖ 332 yılının temmuz ayında düştü. İskender bu ve benzeri başarılar kazanırken Babil’de sulama kanalları yaptırmayı ve Basra Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada, uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on gün sonra henüz 32 yaşındayken MÖ 323 yılında öldü.