İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Hulusi Yeğmen

Çandarlı Halil Paşa

Hulusi Yeğmen

yegmen1@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Koronavirüs ve İnsanımız - 19.09.2020

Kovid-19’a Türk Aşısı - 12.09.2020

Salgına Dair - 05.09.2020

Robotlar Siyaseti Nasıl Bozacak? - 29.08.2020

Türkiye’nin Gücü! - 22.08.2020

Hayatımızı Değiştirdi - 16.08.2020

Paranın Tarihi - 08.08.2020

Ayasofya - 24.07.2020

Hack ve Siyaset - 18.07.2020

Srebrenitsa Katliamı - 10.07.2020

Nelere Dikkat Etmelisiniz? - 04.07.2020

Savaş - 25.06.2020

Hindistan – Çin Gerginliği - 18.06.2020

Bilim ve Politika - 12.06.2020

Yönetim Biçimleri - 21.05.2020

Milliyetçilik Üzerine - 14.05.2020

Ütopya Nedir? - 07.05.2020

Distopya - 30.04.2020

Çocuklar Mutlu Olsun Diye - 23.04.2020

Demokrasi Nedir? - 16.04.2020

Küresel Kriz ve Kovid-19 - 09.04.2020

Altın Güvenli Liman mı? - 03.04.2020

Siyasetin Gündemi Koronavirüs - 26.03.2020

Virüs ve Ekonomi - 19.03.2020

Koca’nın hakkını teslim edelim - 12.03.2020

Göç! - 06.03.2020

Neoliberalizm - 27.02.2020

Sosyalizm - 20.02.2020

Faşizm - 14.02.2020

Dış Politika - 06.02.2020

Depremde Devlet Millet Beraber - 31.01.2020

Faşizm Nedir? - 20.01.2020

Libya’da Ne Olacak? - 16.01.2020

Dünya Diken Üstünde - 09.01.2020

Yerli Otomobil - 02.01.2020

Uluslararası İlişkiler Nedir? - 26.12.2019

Siyaset Bilimi Nedir? - 19.12.2019

Makroekonomi nedir? - 12.12.2019

Siyasette Kaz Eti - 05.12.2019

Kaybeden CHP Oldu - 28.11.2019

Blockchain ve Kripto Paralar - 21.11.2019

Melek Yatırımcı Nedir? - 14.11.2019

Sosyal Medya ve İşletmeler - 07.11.2019

Neoliberal Ekonomide Hayat - 31.10.2019

Diyarbakır Anneleri - 25.10.2019

Konut Satışıyla Fiyatlarda arttı - 17.10.2019

Savaşın Gölgesinde Ekonomi - 10.10.2019

YEP - 03.10.2019

Girişimciliğin Faydaları - 26.09.2019

Eğitimde Aile Çekişmesi - 19.09.2019

Yatırım Nedir? - 12.09.2019

Sürdürülebilirlik - 05.09.2019

Çeşme Yeniden Canlanacak - 29.08.2019

Orman Yangını - 22.08.2019

İzmir Turizmi Ne Zaman Gelişecek? - 08.08.2019

İş ve Mutsuzluk - 01.08.2019

Gözler Merkez Bankası’nda - 25.07.2019

Yaşanabilir Şehirler - 18.07.2019

Müzikal Zaman Makinası - 11.07.2019

Teknoloji ve Sanat - 04.07.2019

Yeni Ekonomi ve Teknoloji - 27.06.2019

Teknolojik Kentler - 20.06.2019

Bugün sizlere Osmanlı’nın önemli sadrazamlarından Çandarlı Halil Paşa’yı yazacağım. Çandarlı Halil Paşa (d.? - ö. 10 Temmuz 1453), 1439-1453 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı. İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından idam ettirildiği 10 Temmuz 1453 tarihine kadar 15 yıl süresince Vezir-i azamlık yapmıştır. Osmanlı tarihinde idam edilen ilk sadrazamdır. Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi başvezirlerinden olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa’nın torunu ve Çandarlı İbrahim Paşa’nın oğludur. Eğitimi ve ilk görevlerinin ne olduğuna dair elimizde belge yoktur. Fakat ilmiye sınıfından olduğu için iyi derecede medrese eğitimi gördüğü kabul edilebilir. Bir vakfiyede 1436’da kazasker olduğu kaydı bulunmaktadır. Sadrazam olan babası Çandarlı İbrahim Paşa vefat ettikten sonra ilmiye sınıfından ayrıldığı belirtilmektedir.
II. Murat saltanat döneminde 1439’da başvezir olan Osmancıklı (Amasyalı) Koca Mehmed Nizamüddin Paşa vefat ettikten sonra başvezirlik görevine geçmiştir. 1439 ile 1451’e kadar dönemde iki defa devlet işlerinden uzaklaşarak Manisa’ya çekilen II. Murad’ın yerine gelen genç oğlu II. Mehmed’in birinci sultanlık döneminde fiilen Osmanlı Devleti’ni yönetmiştir. Bu dönemde özelikle Anadolu beyliklerine karşı yapılan sert müdahalelerin önüne geçerek büyük bir iç kargașalığı önlemiştir. Edirne-Segedin Antlaşması’nın koşullarından hoşnut kalmayan Papalık, Kardinal Giuliano Cesarini vasıtasıyla Macar komutanı János Hunyadi’yı "Papa’nın onayı olmadığından dolayı geçersizdir." iddiasıyla antlaşmayı ihlale yöneltmesi ile Balkan ülkelerinin büyük bir Haçlı ordusu oluşturarak Macar/Lehistan Kralı I. (III.) Ladislav komutasında önce güneye Balkanlardan sarkarak sonra doğuya Varna’ya yönelmeleri ile büyük tehdit altına kalan Osmanlı Devleti ordusunun başına tekrar tahttan feragat etmiş olan II. Murat’ın gelmesini sağladı. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti Varna Muharebesi’nde büyük bir galibiyet kazandı.
Bunu takiben Osmanlıların Mora’ya büyük bir sefer yaparak Mora’nın büyük kısmının Osmanlı devleti eline geçmesinde ve Eflak Prensi Drakula III. Vlad Tepeș’in Macar müttefiklerinden ayrılmasına ve II. Kosova Muharebesi’nde II. Murat komutasındaki Osmanlı ordusunun Janos Hunyadı komutasındaki yeni bir Macar-Eflak ordusunu imha etmesinde büyük katkısı oldu. II. Murat’ın 3 Şubat 1451’da Edirne’de vefatından sonra oğlu II. Mehmet’in Manisa’dan gelmesine kadar geçen 16 gün büyük bir dirayetle bu tahta geçişinin problemsiz olmasını sağladı.
II. Mehmet’in ikinci tahta geçmesinden sonra da başvezirlik hizmetinde devam etti. Fakat II. Mehmet’in lalası olan Zağanos Mehmet Paşa ile arasında bir politik mücadele başladı. Çandarlı Halil Paşa Zağanos Mehmet Paşa’nın devamlı öğrencisi olan padişaha özellikle Bizans’a karşı daha atak davranması hakkındaki tavsiyelerine karşıydı ve Bizans’a karşı daha ılımlı davranılması tavsiyeleri vermekteydi. Bazı kaynaklara göre Çandarlı, II. Mehmet’i sabırsız ve deneyimsiz buluyordu. II. Mehmet Başveziri olan Çandarlı Halil Paşa’in katkısına değer verdiğini Filibe civarlarında bir köyü malikane olarak başvezire bağışına rağmen, Çandarlı Halil tedirgin olmakta devam etti.
İstanbul kuşatması sırasında Avrupa’da yeni bir haçlı ittifakı ortaya çıkacağından kuşkulandığını ve bu nedenle kuşatmanın zayıflatılmasını ve hatta kaldırılmasını II. Mehmet’e tavsiye etti. Bu tavsiyeleri orduda ve devlet kapılarında Çandarlı Halil Paşa’nın Bizans’tan rüşvet aldığı söylentilerinin dolaşmasına neden oldu. 29 Mayıs’ta İstanbul fethedilmesinden hemen sonra 1 Haziran 1453’te II. Mehmet bu dedikoduları çok ciddiye aldığını açıklayarak başvezir Çandarlı Halil’i görevinden azletti. Çandarlı Halil Paşa ve çocukları tutuklandı. Çocukları daha sonra serbest bırakıldı ama Çandarlı Halil Paşa Yedikule’de Altın Kapı’da 40 gün hapis edildi. 10 Temmuz 1453 tarihinde gözlerine mil çekildi ve idam edildi. Boyun eğeceği yerde Sultan’a dik baktığı iddia edilir. Daha sonra oğlu İbrahim Paşa tarafından İznik’e götürülüp türbesine gömüldü.
Bu olay hakkında tarihçiler arasında çeşitli değişik yorumlar ve tartışmalar yapılmaktadır. Bazı tarihçiler II. Mehmed, ilk tahta geçtiğinde ve İstanbul’un fethi sırasında başvezirin sergilediği tutumlar nedeniyle bu idamın ortaya çıktığını bildirirler. Babinger bu politikasıyla II. Mehmed’in kendi otoritesini pekiştirmiş olduğunu ve herkesin genç sultana boyun eğdiğini belirtir. Sakaoğlu İstanbul’un alınmasında muhalif kalması ve bu nedenle Bizans’la arasında bir gizli anlaşma olduğundan kuşkulanıldığını belirtmektedir.