Hüseyin Demir

Gençlik ve Spor

Hüseyin Demir

h.demirr8@gmail.com

Gençlik ve Spor
“Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için, her türlü yardımdan ziyade, bütün milletçe sporun maliyeti ve değerinin anlaşılmış olması ve ona kalpten muhabbet ve onu vatani bir vazife eylemek lazımdır…” Mustafa Kemal ATATÜRK
Toplumların ortak olarak andığı dini ya da milli bir takım özel günleri vardır. Tören, şenlik, kutlama, bayram olarak adlandırılan bu özel günler, toplumların uluslaşma sürecinde ortak değerlerinden, tarihi olaylarından ve geleneklerinden ortaya çıkmıştır. Gençlik ve Spor Bayramı, Türkiye’de ilk defa 24 Mayıs 1935 tarihinde “Atatürk günü” adında kutlanmıştır. Beşiktaş’ın attığı adımlarla Fenerbahçe stadında kutlanan ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçe forması giyen yüzlerce sporcunun katılımıyla spor günü olarak kutlanmaya devam edilmiştir. Uzun bir süre bayramın ismi konusunda çelişki yaşandı: “Atatürk günü” , “İdman bayramı” , “Jimnastik bayramı” gibi farklı isimler adı altında anıldı. 20 Haziran 1938 tarihinde “Ulusal bayram ve Genel tatiller Hakkındaki 2739 sayılı Kanuna ek kanun” olarak “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kabul edilmiştir. 1981 yılında çıkarılan “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” olmuştur. 1 Ekim 1981 günü yayımlanan Resmi Gazetede başkentte ve diğer illerde bayramın nasıl kutlanacağına dair program yayınlanmış. Programı Gençlik ve Spor Bakanlığınca organize edileceği açıklanmıştır.
Gençlik; her zaman coşkulu, dinamik ve hareketli bir dönem olarak görülmüştür. İnsan hayatı boyunca gelişim ve değişim içerisindedir. Gençlik dönemi gelişim sürecinin en önemli parçasıdır. Toplumun en hareketli ve dinamik grubunu oluşturan gençlik bir ülkenin geleceğidir. Gençlik, daha güzel yarınlar demektir. Türkiye’de Gençlik politikası var mı? Eğitim ve öğretim süreci ile başlayan çalışma hayatına girmesiyle sürekli değişen bu ‘sosyal kategori’ kendini nasıl ifade edebiliyor? Gençliğin sorunları nelerdir? Üniversite gençliği sağlık, spor ve kültür haklarından faydalanabiliyor mu? Gençlerin toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasi konulara ilgi ve katılımı nasıl? Gençlerin fikir ve projelerine, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, yerel yönetimler, kurumlar ve cemiyetler önem veriyor mu? Gençlik sorunları, uyuşturucu kullanımı, genç işsizler ve gelecek kaygısını da eklersek sorunlar sürekli devam ediyor. Gençlik, akademik olarak birçok bakımdan araştırılması gereken önemli bir olgudur.
Spor, sosyal hayatın tüm yönlerini etkileyen, toplumun bütünlüğü, çağdaşlaşması ve gelişmesini sağlayan sosyal bir olgudur. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin yaptığı araştırmalara göre, Gençliğin önemli sorunları: ahlaki yozlaşma, güven, eğitim, aidiyet, işsizlik gibi nedenlerden dolayı gelecek kaygıları oluşuyor. Spor, bireylerin hayatında olumlu gelişmelere katkı sağlar. Lise ve üniversite gençliğini, uyuşturucudan ve madde bağımlılığından uzak tutmak istiyorsak eğer sporu yaygınlaştırmalıyız. Sporun sosyal işlevini, amatör ruhunu sevdirmeliyiz. Sporu, toplumun tabanına yaymak ve herkes için spor faaliyetlerini desteklemeliyiz. Sağlıklı bir toplum için; öğrencilerin, İlkokuldan üniversite eğitiminin sonuna kadar sporun içinde kalması gerekir ve sporu devamlı hayatının bir parçası haline getirebilir.
Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 62 federasyon içinde yapılan değerlendirmede, Türkiye’ de toplam 5 milyon 104 bin 22 lisanslı sporcu bulunmaktadır. Her alanda olduğu gibi sporda gençlik gelecek demektir. Türk sporu, her geçen yıl yeni yeteneklerin ortaya çıkmasıyla faklı spor dallarında başarı elde etmektedir. Son yıllarda, Avrupa ve dünya şampiyonalarında çok sayıda genç sporcumuz madalya kazanarak ülkemizi gururlandırmıştır. Elde edilen başarılar geleceğimizi aydınlatmaktadır. Genç sporcularımız çalışma arzusu, gayreti ve emekleriyle her zaman gururumuz olmuştur. 19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.