Sıla Arsel

İlk Türk Amirali Çaka Bey

Sıla Arsel

sila.arsel.96@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Atatürk ve Tarım 2 - 21.07.2020

Atatürk ve Tarım-1 - 20.07.2020

22 Haziran Amasya Genelgesi - 22.06.2020

Yaşam Ağacı - 08.06.2020

19 Mayıs ve Türk Genci - 11.05.2020

Kendini Bul, Kendin Ol - 27.04.2020

Doğa’ya Borcumuz - 13.04.2020

Bireyin Mikroskobik Katkısı - 30.03.2020

Günümüzde Komplo Teorileri 3 - 18.03.2020

Günümüzde Komplo Teorileri-2 - 17.03.2020

Günümüzde Komplo Teorileri-1 - 16.03.2020

Bilmeden Düşünen Değil, Bilerek Düşünen Bireyler! - 24.02.2020

Geçmişteki Gelecek - 10.02.2020

Hiç Olan - 27.01.2020

Kadın Hükümdar Tomris Hatun - 13.01.2020

Nardugan - 23.12.2019

Kutsal Kudüs, Dinlerden Önce - 09.12.2019

Köy Enstitüleri'ne Dönüş Vakti-2 - 26.11.2019

Köy Enstitüleri'ne Dönüş Vakti - 25.11.2019

Sessizliğe 6 Kala - 04.11.2019

Atatürk’ün Yolu Gökbörü - 21.10.2019

1923’TEN 2023’E DOĞRU - 07.10.2019

Belediyeler ve Sokak Hayvanları - 23.09.2019

İzmir Suikasti ve Saat Kulesi (2) - 03.09.2019

İzmir Suikastı ve Saat Kulesi -1 - 02.09.2019

Hititler ve Eflatunpınar - 2 - 20.08.2019

Hititler ve Eflatunpınar - 1 - 19.08.2019

Göbeklitepe Yılı “2019” (3) - 31.07.2019

Göbeklitepe Yılı “2019” (2) - 30.07.2019

Göbeklitepe Yılı “2019” (1) - 29.07.2019

Dilde, Fikirde, İşte Birlik - 15.07.2019

Türkiye’nin Toryum Rezervi - 01.07.2019

Atatürk ve Dilimiz - 10.06.2019

100. Yıla İthafen 19 Mayıs (2) - 20.05.2019

100.Yıla İthafen 19 Mayıs - 19.05.2019

Ruhun Gıdası - 06.05.2019

Devletin Tini Milli Egemenlik (2) - 23.04.2019

Devletin Tini Milli Egemenlik - 22.04.2019

Ülkede Birlik ve Beraberlik Ruhu 2 - 09.04.2019

Ülkede Birlik Beraberlik Ruhu – 1 - 08.04.2019

Vatan Feda İster 2 - 20.03.2019

Vatan Feda İster - 18.03.2019

Yürüdüğümüz Toprak - 04.03.2019

Ölümsüzlüğe Yolculuk - 18.02.2019

İzmir’i Yaşamak - 04.02.2019

Tufan mı, Turan mı? – 3 - 17.01.2019

Tufan mı, Turan mı? – 2 - 16.01.2019

Tufan mı, Turan mı? - 14.01.2019

Sağlıkla 2019’a - 31.12.2018

Kayıp 11 Bin Yıllık Türk Tarihi - 17.12.2018

Her Alanda “Tam Bağımsız Türkiye” - 10.12.2018

Gizemli Semboller ve Sırları - 03.12.2018

Latin Abecesi Değil, Türk Abecesi -2 - 06.11.2018

Latin Abecesi Değil, Türk Abecesi - 05.11.2018

Daha İyi Bir Geleceğe - 20.10.2018

Topraklarında yürüdüğümüz, havasından nefesimizi aldığımız güzel şehrimiz İzmir’imiz. Bu güzel şehrimizin Türkleşmesine katkı sağlayan bir isimden bahsetmek istiyorum bugün sizlere. Bu ismi hiç şüphesiz birçoğumuz biliyoruz. Geçtiğimiz hafta Kabotaj ve Denizcilik Bayramı olmasına istinaden tahmin edersiniz ki bugün de sizlerle birlikte Çaka Bey’i anmak istiyorum.
***
Çaka bey Türk halkı için (özellikle de biz İzmir halkı için) şüphesiz çok önemli bir isim oldu. 1071 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan önderliğinde gerçekleşen Malazgirt Muharebesi büyük bir zaferle sonuçlanmıştır. Böylece Bizans İmparatoru Anadolu’dan sürülmüş oldu. Bu muharebede Türkmen beylerinden olan, Oğuzların Çavuldur boyundan olan Çaka Bey’de görevliydi. Artık tekrar Türk hakimiyeti altındaydı Atalarımızın asırlarca hüküm sürdüğü topraklarımız. Buraya küçük bir not düşmek istiyorum. Bize hep 1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu’nun kapıları ilk kez Türklere açıldı diye anlatırlardı ama biliyoruz ki bu tez gerçekliğini yitirdi. Türker’in Anadolu’ya, M.Ö 665 yılında Sakalar ile Kimmerler arasındaki savaş sonrası geldiği öğrenilmiştir. Öte yandan Saymalıtaş’daki 16 bin yıllık Türk kaya yazıtlarının varlığına göre köklü geçmişe sahip olan biz Türklerin toprak altında saklanan tarihi hala tam olarak gün yüzüne çıkmış değildir. Öte yandan Türklerin atası kabul edilen Sümerliler M.Ö. 4000-2000 yılları arasında Anadolu Medeniyetleri arasında yerini almıştır. Bir de Başbuğ Atatürk’ün; Anadolu en aşağı 7 bin yıllık bir Türk beşiğidir, sözü hep, aklımızda bir yerini almıştır. Bu bilgiler neticesinde de 1071 Malazgirt Savaşına Türklere Anadolu’nun kapılarının kesin olarak açıldığı “son” muharebe diyoruz. Ve konumuza devam ediyoruz.
***
Malazgirt’in akabinde Anadolu’dan sonra İzmir ve çevresini Bizans egemenliğinden temizleyen bir isim olmuştur Çaka Bey. İzmir’i aldıktan sonra ilk olarak tersane kurdu. Güneş ışınlarının narin yansımalarında dans eden mavi denizimizin üstünü gemilerle donattı. İlk Türk filosunu kurmuş oldu. O artık bizim ilk Türk amiralimizdi. Sıcak denizlerin, Akdeniz’in bir parçası olan Ege Denizi’nin, tıpkı Atatürk’ün gözleri gibi tıpkı Oğuz Kağan’ın izini sürdüğü gökbörü’nün gözleri gibi,
huzur veren maviliğine doya doya bakma sırası bizdeydi artık.
***
Yaşam kokan huzurun ilk nefesi Ege adalarına atılan adım olacaktı. Ardından bütün dünyanın hislerini alamadığı İstanbul’du hedef. Midilli Adası derin bir orkestra parçasının nota kağıtlarına dökülen ilk sözcükleriydi adeta.
Artık Türkler sadece karada değil, denizde de tarih yazıyordu. Tarih 19 Mayıs 1090’ı gösteriyordu. Koyun Adaları Savaşı adıyla anılan bu savaş denizdeki ilk savaşımızdı ve onu utkuyla taçlandırmıştık. Ardından Sakız ve Sisam Adaları da bir kuş edasıyla narince süzülerek Midilli’ de büyük bir başarı ile yazdığımız o orkestra parçasının devamına kondu. 19 Mayıs tarihi gerek 1090 da gerek 8 Asır 29 yıl sonra 1919’da Biz Türkler için hep özel oldu, özel olacaktı.
Çaka Bey, bir sonraki hedefi olan İstanbul için açılacaktı denizlere. Ancak önce Çanakkale vardı sırada. Ne yazık ki burada şehit düştü, ölümsüz ruhu havaya karıştı. Tarihin deniz kokulu sayfalarında yerini alan bir isim olarak ve de “ilk Türk amirali” olarak dünyaya adını kazırken biz Türklerin gücünü de tekrar kanıtlayan bir ruh oldu. İzmir adına, Saygı ve sevgiyle...