İsmail Ferruh Destebaş

Kalbimizin Sesi

İsmail Ferruh Destebaş

ferruhdestebas@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

İlginç Bir Atmosfer Yorumu-1 (Da Vinci’nin Not defterinden) “Atmosfer” - 01.04.2020

 İhtiyaç Duyulan Bir Fikir Jimnastiği - 25.03.2020

Farklı Bir Atmosfer Yorumu-4 - 18.03.2020

Yorum Farklı Bir Atmosfer Yorumu-3 - 11.03.2020

Farklı Bir Atmosfer Yorumu - 2 - 04.03.2020

Farklı Bir Atmosfer Yorumu - 26.02.2020

Her Zaman Geçerliliğini Koruyan Bir Hikâye - 19.02.2020

İnsan ve İnsanı Tanımlama-4 - 12.02.2020

İnsan ve İnsanı Tanımlama-3 - 05.02.2020

İnsan ve İnsanı tanımlama-2 - 29.01.2020

Realitenin İki Yönü - 22.01.2020

Alexis Carrel-2 - 15.01.2020

Alexis Carrel ve Görüşleri                                                                   - 08.01.2020

Konjonktürsel Bir Yorum-4 - 05.01.2020

Konjonktürsel Bir Yorum-3 - 25.12.2019

Konjonktürsel Bir Yorum-2 - 18.12.2019

Konjonktürsel Bir Yorun-1 - 11.12.2019

Tercihlerimiz Çok Önemlidir-4 - 04.12.2019

Tercihlerimiz Çok Önemlidir 3 - 27.11.2019

Tercihlerimiz Çok Önemlidir-2 - 21.11.2019

Tercihlerimiz Çok Önemlidir-1 - 13.11.2019

Sevgi Olgusu Üzerine-2 - 06.11.2019

Sevgi Olgusu Üzerine-1 - 30.10.2019

İlim-Bilim-Yorum - 23.10.2019

Çoklu Zeka Türleri Hakkında Son Birkaç Söz-2 - 09.10.2019

Çoklu Zekâ Türleri Hakkında Son Birkaç Söz-1 - 02.10.2019

Komplike Zekâ Göstergelerinden Biri, Bilgiyi Kullanma Sanatı-3 - 25.09.2019

Komplike Zekâ Göstergelerinden Biri, Bilgiyi Kullanma Sanatı-2            - 18.09.2019

Komplike Zekâ Göstergelerinden Biri, Bilgiyi Kullanma Sanatı-1                                                  - 11.09.2019

Çoklu Zekâ Kuramı Çerçevesinde İnsanı Tanıma ve Tanımlama-2 - 04.09.2019

Çoklu Zeka Kuramı Çerçevesinde İnsanı Tanıma ve Tanımlama-1 - 28.08.2019

İlim-Bilim-Yorum - 21.08.2019

Farklı Görüşler, Tartışmalar ve Çoklu Zekâ Kuramının Darboğazları-2 - 07.08.2019

Farklı Görüşler, Tartışmalar ve Çoklu Zekâ Kuramının Darboğazları-1 - 31.07.2019

Çoklu Zekâ Kuramı-6 - 24.07.2019

ÇOKLU ZEKÂ KURAMI-5 - 17.07.2019

ÇOKLU ZEKÂ KURAMI-4 - 10.07.2019

Çoklu Zekâ Kuramı-3 - 03.07.2019

Çoklu Zeka Kuramı-2 - 26.06.2019

Çoklu Zekâ Kuramı-1 - 19.06.2019

Fatih ve Fetih Dili-2  - 12.06.2019

Fatih Ve Fetih Dili-1  - 07.06.2019

Zekanın Mucizevi Yönü - 29.05.2019

İdeal Manada Eğitimdeki Güzelliği Keşfetmek-2 - 22.05.2019

İLKSES - 20.05.2019

İdeal Manada Eğitimdeki Güzelliği Keşfetmek-1 - 15.05.2019

İstanbul’u Sevmek-2 - 08.05.2019

İstanbul’u Sevmek-1  - 01.05.2019

Hayat Piramidini Oluşturan Sistematik-2 - 24.04.2019

Hayat Piramidini Oluşturan Sistematik - 17.04.2019

İhtiyaç Duyulan Stratejik Bir Yorum 2 - 10.04.2019

İhtiyaç Duyulan Stratejik Bir Yorum-1 - 03.04.2019

İlginç Bir Zaman, Mekân ve Mana Çakışması-2 - 27.03.2019

İlginç Bir Zaman, Mekân ve Mana Çakışması-1 - 20.03.2019

Düşündürücü Bir Realite-2 - 13.03.2019

Düşündürücü Bir Realite-1 - 06.03.2019

Termodinamiğin İkinci Yasası Entropi Düzensizlik midir, Yoksa Düzenin Kendisi midir? - 27.02.2019

Birlik İlkesi-2       - 20.02.2019

Birlik İlkesi - 13.02.2019

Hayatın Sırrı Su, Yağmur Gibi Sıradan Görünen Günlük Olaylar Hakkında Bazı İlginç Anekdotlar - 06.02.2019

İlişkileri Algılamak ve Hissetmek ( Maddenin Dili) - 30.01.2019

İletişimde Çok Önemli Bir Faktör Beden Dili - 23.01.2019

 İletişim Çok Önemlidir-2 - 16.01.2019

İletişim Çok Önemlidir-1 - 09.01.2019

ÇAĞIN ÇAĞRISI-3 - 02.01.2019

ÇAĞIN ÇAĞRISI-2 - 26.12.2018

ÇAĞIN ÇAĞRISI-1 - 19.12.2018

Kalp, çoklu zekâ olayında önemli bir faktördür. Beyin fonksiyonu ile elde edilen hareketler kaba ve estetikten yoksundur. Hâlbuki insan duygusal ve estetik hareketler sergiler. Özellikle duygusal zekânın oluşumunda kalp ve beynin ortak fonksiyonları devreye girer. Görüldüğü gibi Çoklu Zekâ Kuramı, insan beyni ile kalbinin ortak fonksiyonlarında aranmalıdır.
    Kalbin akıl yoluyla anlamakta oldukça zorlanacağımız bazı özelliklerinden bahsetmekte yarar vardır. Kalbimiz eşi benzeri görülmemiş mükemmel bir motor gibi çalışmaktadır. O gündüz dakikada yaklaşık 70 defa atarken, gece biz uyurken dakikada yaklaşık 55 defa atmaktadır. Bu hesaba göre ortalama bir insan ömrü boyunca kalbimizin yaklaşık olarak 2.500.000.000 defa attığını söyleyebiliriz
    Anlaşıldığı gibi biz uyurken kalbimiz uyanık kalmakta daha hafif bir çalışma temposuyla adeta şefkatli bir şekilde bizi rahatsız etmemeye özen göstererek çalışmaya devam etmektedir.
    Kalbimiz, yediğimiz besinleri en uygun bir şekilde vücut hücrelerimize dağıtır. Aynı zamanda akciğerlerimizden gelen oksijeni de hücrelerimize gönderir. Böylece vücut fonksiyonlarımız için gerekli enerjinin üretilmesini sağlar. Bu enerji sayesinde aktivitemizi sürdürebilir ve bir canlı organizma olma özelliğimizi devam ettirebiliriz.
    Kalbimiz, çok uzun bir kanal sistemine kan gönderir ki bu sistemi oluşturan damarlar uç uca eklendiğinde uzunluğu ortalama 268.000 kilometreyi bulur. Dünyanın çevresi ise yaklaşık 40.000 kilometredir. Bir insanda bulunan damarları uç uca eklediğimizde dünyanın etrafını altı yedi defa sarabilir. Kalp kanı öyle güçlü pompalar ki çıkan kan bütün damarları dolaşır. Sonra kalbimize geri döner
    Kanın bu yolculuğu, on üç dakika gibi kısa bir süre içinde gerçekleşir. Kan, küçük bir zaman diliminde ortalama 268.000 kilometre yol almaktadır. Bütün bunlardan kalbimizin yaratılışındaki mükemmelliği daha iyi anlayabiliriz.
    Kalbimiz normal çalışma temposuyla günde yaklaşık 100.000 defa atar. Buna göre kalbimiz dakikada beş litre saatte 300 litre kan pompalamaktadır. Bu da günde yaklaşık yedi ton kan etmektedir. Bu hesaba göre kalbimiz bir yılda 2.600 ton kan pompalamaktadır. İnsan kalbi, koşma ve heyecan duyduğumuz anlarda çalışması hızlandığında dakikada 25 litreye yakın kan pompalayabilir. İnsan kalbi başlı başına bir mucize olan bu çalışmasıyla insan anlayışının sınırlarını zorlamaktadır.
    Vücudumuza dikkatle baktığımızda diğer organlarımız gibi kalbimizin de olması gereken en uygun yere en uygun bir şekilde yerleştirildiğini görürüz. Kalp yerleştirildiği yer bakımından yaralanmalar ve dış etkenlerden çok güzel bir şekilde korunmaktadır.
    Düz bir mantık çerçevesinde histen yoksun akıl, ruhtan da yoksundur. Hissiz-ruhsuz, ölü, atıl bir akıldır, denilebilirse de bu da eksik bir yaklaşımdır. Çünkü negatif ve pozitif his, birbirlerinin zıt alternatifleridirler ve dolayısıyla birbirlerini reddederler veya birbirlerinin boşluğunu doldururlar. Daha önceki “Çoklu Zekâ Kuramı Çerçevesinde İnsanı Tanıma ve Tanımlama” adlı bölümümüzde de aynen belirtmiş olduğumuz gibi “minimum minimuma, maksimum da maksimuma kavuşmak ister.” Hangisine yönelirsek onu çoğaltırız.