İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Hulusi Yeğmen

Koronavirüs ve İnsanımız

Hulusi Yeğmen

[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları

Büyük Taarruz’un gelişimi - 24.10.2020

Kaderi Değiştiren Savaş: Sakarya Meydan Muharebesi - 17.10.2020

Kaybederken Kazandığımız Savaş: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - 10.10.2020

Makus Tarihi Sona Erdiren Savaş - 03.10.2020

Pandemilere Karşı “Koruyucu Hekimlik” - 26.09.2020

Kovid-19’a Türk Aşısı - 12.09.2020

Salgına Dair - 05.09.2020

Robotlar Siyaseti Nasıl Bozacak? - 29.08.2020

Türkiye’nin Gücü! - 22.08.2020

Hayatımızı Değiştirdi - 16.08.2020

Paranın Tarihi - 08.08.2020

Çandarlı Halil Paşa - 30.07.2020

Ayasofya - 24.07.2020

Hack ve Siyaset - 18.07.2020

Srebrenitsa Katliamı - 10.07.2020

Nelere Dikkat Etmelisiniz? - 04.07.2020

Savaş - 25.06.2020

Hindistan – Çin Gerginliği - 18.06.2020

Bilim ve Politika - 12.06.2020

Yönetim Biçimleri - 21.05.2020

Milliyetçilik Üzerine - 14.05.2020

Ütopya Nedir? - 07.05.2020

Distopya - 30.04.2020

Çocuklar Mutlu Olsun Diye - 23.04.2020

Demokrasi Nedir? - 16.04.2020

Küresel Kriz ve Kovid-19 - 09.04.2020

Altın Güvenli Liman mı? - 03.04.2020

Siyasetin Gündemi Koronavirüs - 26.03.2020

Virüs ve Ekonomi - 19.03.2020

Koca’nın hakkını teslim edelim - 12.03.2020

Göç! - 06.03.2020

Neoliberalizm - 27.02.2020

Sosyalizm - 20.02.2020

Faşizm - 14.02.2020

Dış Politika - 06.02.2020

Depremde Devlet Millet Beraber - 31.01.2020

Faşizm Nedir? - 20.01.2020

Libya’da Ne Olacak? - 16.01.2020

Dünya Diken Üstünde - 09.01.2020

Yerli Otomobil - 02.01.2020

Uluslararası İlişkiler Nedir? - 26.12.2019

Siyaset Bilimi Nedir? - 19.12.2019

Makroekonomi nedir? - 12.12.2019

Siyasette Kaz Eti - 05.12.2019

Kaybeden CHP Oldu - 28.11.2019

Blockchain ve Kripto Paralar - 21.11.2019

Melek Yatırımcı Nedir? - 14.11.2019

Sosyal Medya ve İşletmeler - 07.11.2019

Neoliberal Ekonomide Hayat - 31.10.2019

Diyarbakır Anneleri - 25.10.2019

Konut Satışıyla Fiyatlarda arttı - 17.10.2019

Savaşın Gölgesinde Ekonomi - 10.10.2019

YEP - 03.10.2019

Girişimciliğin Faydaları - 26.09.2019

Eğitimde Aile Çekişmesi - 19.09.2019

Yatırım Nedir? - 12.09.2019

Sürdürülebilirlik - 05.09.2019

Çeşme Yeniden Canlanacak - 29.08.2019

Orman Yangını - 22.08.2019

İzmir Turizmi Ne Zaman Gelişecek? - 08.08.2019

İş ve Mutsuzluk - 01.08.2019

Gözler Merkez Bankası’nda - 25.07.2019

Yaşanabilir Şehirler - 18.07.2019

Müzikal Zaman Makinası - 11.07.2019

Teknoloji ve Sanat - 04.07.2019

Yeni Ekonomi ve Teknoloji - 27.06.2019

Teknolojik Kentler - 20.06.2019

Merhaba değerli okuyucular. Bildiğiniz üzere bu haftaki konumuz yine koronavirüs. Malum salgın ile mücadelemiz sürüyor. Mücadele ederken de birçok dezavantaja sahibiz. Bu dezavantajlardan en önemlisi ise şüphesiz, halen bilinçsiz bir şekilde davranmakta ısrar eden vatandaşlarımız. Aslında sadece bizim ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde salgını önemsemeyen birçok insan var. Fakat bizim ülkemizde durum bir başka! Geçtiğimiz günlerde işittiğim ve çok şaşırdığım bir olaydan mütevellit bu kanıya varıyorum. Yapılan bir araştırmaya göre toplumun halen yüzde 10’u koronavirüse inanmıyor.
Tüm dünyanın gündeminde yer almasına rağmen, aylarca evlere kapanmamıza rağmen, bazılarımız sevdiklerini kaybetmesine rağmen, sağlık çalışanlarının astronot kıyafetlerini andıran kıyafetlerle hastanelerde gezmesine rağmen… Durum böyle olunca ben de “Bizim ülkemizde durum bir başka” cümlesini kurabiliyorum. Peki, vatandaşlarımız halen neden bu virüse inanmıyor. Cevap da oldukça basit. Bunun adı virüsün olmadığına inanmak değil, bunun adı toplumun “bana dokunma” demesinden öte geliyor. Yani insanlar kısıtlanmak istemiyor.
Yetkililerin de bu duruma “Oldu paşam” demesini bekliyorlar. Elbette ki böyle bir şey demeleri mümkün değil. Bu yüzden “ciddiyetsiz” olarak nitelendirdiğim bu insanlara buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen inanmıyorsanız da inanıyor gibi yapınız. Yapınız ki toplum sağlığını tehlikeye atmayınız!
Bu hafta değinmek istediğim bir başka konu da Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca ve ziyaretleri. Bakanımızı oldukça başarılı bulduğumu geçen haftaki yazımda da söylemiştim. Tüm sürecin Bilim Kurulu ve sayın bakanımızın elinde olabileceği bir ortam yaratılsa idi eminim salgını çoktan başımızdan def etmiştik. Fakat bu mümkün değildi çünkü bir yandan sosyal hayatın da devam etmesi gerekiyordu.
Araya bilinçsiz davranan vatandaşlar da girince salgının başında yakaladığımız kazanımları şimdi tek tek kaybediyoruz. Vaka sayıları da ölüm sayıları da artıyor. Bakanımız Sayın Fahrettin Koca şu sıralar programı gereği şehir şehir geziyor. Dün de kendileri ve değerli ekibi ile birlikte İzmir’e geldiler. Bir takım temaslarda bulunarak salgınla ilgili kentin içinde bulunduğu durumu ve alınması gereken önlemleri konuştular. İzmir’in maske ve temizlik kurallarına genel olarak uyduğu herkes tarafından dile getiriliyor. Eminim Sayın Bakan Bey de bunu dile getirecektir. Sağlıcakla kalın…