İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Halil Yaylak

Şah İsmail

Halil Yaylak

halilyaylak@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Roma İmparatorluğu - 25.09.2020

Orhan Gazi - 17.09.2020

Tarih Kokan Kent: Bergama - 03.09.2020

I. Petro’nun Hayatı - 27.08.2020

Magna Carta - 20.08.2020

Pargalı İbrahim Paşa - 13.08.2020

Marco Polo - 06.08.2020

IV. Murad’ın İlk Dönemleri - 28.07.2020

Katar’ın Tarihi - 23.07.2020

Varna Savaşı - 16.07.2020

Kaddafi’nin Hayatı - 09.07.2020

Büyük İskender - 02.07.2020

Rönesans - 26.06.2020

İran Devrimi - 20.06.2020

Amerika Birleşik Devletleri (2) - 11.06.2020

Amerika Birleşik Devletleri (1) - 05.06.2020

SpaceX ve Küresel Dengeler - 29.05.2020

Siyaset Nedir? - 22.05.2020

Yeni Dünya Düzeni - 15.05.2020

Ramazan ve Destek Olmak - 07.05.2020

Altın ve Politika - 01.05.2020

23 Nisan - 24.04.2020

Kovid-19 Ekonomiyi Nasıl Etkiliyor? - 17.04.2020

Politika Virüse Yakalandı! - 11.04.2020

Virüs Ekonomiyi Vurdu - 02.04.2020

Koronavirüs Günlerinde Kültür Sanat - 28.03.2020

Virüs Kıskacında Ekonomi - 21.03.2020

Birlikte Mücadele - 14.03.2020

Gıda İsrafı - 22.02.2020

Satın Almayın! - 15.02.2020

2020 Yılında Ekonomi - 08.02.2020

Çevrimiçi Ödeme - 01.02.2020

Merkez Bankası ve Dijital Para Birimi - 25.01.2020

2020’de Ekonomi - 18.01.2020

Temel Ekonomi Kavramları - 11.01.2020

Dış Politika Nedir? - 04.01.2020

Siyasette Kanal İstanbul Tartışması - 28.12.2019

Kooperatifleşme - 21.12.2019

Asgari Ücret ne Kadar Olacak? - 14.12.2019

Halil Yaylak - 07.12.2019

Yalan Üzerine Bir Gündem - 30.11.2019

Mikroekonomi Nedir? - 23.11.2019

Tarım Ekonomisi - 09.11.2019

Tam Bağımsız Ekonomi - 02.11.2019

Çiftçinin Hali Ne Olacak? - 26.10.2019

Gözler Derbide - 19.10.2019

Kenetlenme Zamanı - 11.10.2019

Enflasyon Tek Haneye Düştü - 05.10.2019

Bitcoin - 28.09.2019

Kıbrıs’ta Son Söz - 21.09.2019

İş Arama Sürecinde Yapılan Hatalar - 07.09.2019

Yangından Sonra Fidan Dikimi - 31.08.2019

Şimdi fidan dikme zamanı - 24.08.2019

Faizler Düştü Konut Hareketlendi - 17.08.2019

Bayramda Yardımlaşalım! - 10.08.2019

Kredi Faiz İndirimi Ekonomiyi Canlandırır mı? - 03.08.2019

İşsizliğe Karşı CV Bankası - 27.07.2019

Kitap Okumalıyız! - 20.07.2019

İlk Destek Başkan Soyer’den - 06.07.2019

Seçilen Başkanlara Öneri - 29.06.2019

Tarımda Kadının Yeri - 22.06.2019

Zorunlu Trafik Sigortası - 15.06.2019

Makul Konut E-ticaret ile Geliş - 08.06.2019

Doğa Dostu Ürünler - 02.06.2019

Doğa Dostu Ürünler - 01.06.2019

İzmir’i Ön Plana Çıkaralım  - 25.05.2019

Makul Konut Fiyatları Mümkün mü? - 18.05.2019

Belediyelerin Önemi - 11.05.2019

Sağlıklı İş Ortamı Mümkün - 04.05.2019

Yeni nesil ödeme sistemleri - 27.04.2019

Dijital Dönüşüm  - 20.04.2019

Yaşanabilir Kentler - 13.04.2019

Startup Nedir? - 06.04.2019

Son Söz Seçmenin - 30.03.2019

Bilinçli Su tüketin - 23.03.2019

İnternet ekonomisi anlamak - 16.03.2019

E-Ticaret  - 09.03.2019

Fikriniz mi Var? - 02.03.2019

Şehrin gelişmesi iyi bir şey midir? - 23.02.2019

Tanzim Satış - 16.02.2019

E-Ticaret Nedir? - 09.02.2019

Yapay zeka ve ekonomi - 03.02.2019

Bilinçli Kalın - 27.01.2019

Borçlulara Büyük Müjde - 19.01.2019

KOBİ’lere cansuyu - 12.01.2019

Paralı Poşete Destek Olalım - 06.01.2019

Kalkınmanın Yılı Olsun - 29.12.2018

Üreticiler Kooperatifleşin - 22.12.2018

Poşetten Vazgeç - 15.12.2018

Yerli Üretim Yerli Tüketim - 08.12.2018

Küçük Esnafa Kulak Ver - 01.12.2018

Poşetiniz Naylon Olmasın - 24.11.2018

İsrafı Engelleyebiliriz - 17.11.2018

Kitaplar Yaşamı Sevdirir - 10.11.2018

Yeni Bir Hayat - 03.11.2018

Tarımsal Kooperatifçilik Stratejisi Çalıştayı - 27.10.2018

Tarım ve Kooperatifler - 20.10.2018

Akıllı Tarım - 13.10.2018

Hak mı Gerçek mi? - 06.10.2018

Bugün sizlere Osmanlı tarihinin akışı önemli ölçüde etkileyen bir lideri ele alacağım. Safevi Devleti’nin hükümdarı Şah İsmail’i anlatacağım. Yazımda Vikipide’den faydalandım. İsmail veya Şah İsmail, (tam unvanıyla Ebu’l-Muzaffer Bahadır el-Hüseynî (d. 17 Temmuz 1487, Erdebil - 24 Mayıs 1524 Erdebil), Safevî Tarikatı’nın lideri ve Safevi Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı. Kurduğu devlette Azerbaycan Türkçesi saray ve ordu dili olarak, Farsça ise bürokrasi dili olarak kullanılmıştır. İsmail, 17 Temmuz 1487 tarihinde Erdebil şehrinde Safevî Tarikatı’nın Türkmen şeyh ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. İsmail’in babası Şeyh Haydar, dedesi ise Şeyh Cüneyd’dir. İsmail’in annesi Alemşah Halime Begüm Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’nın kızıdır. Şeyh Haydar, Kafkasya’ya düzenlediği seferinde öldürülmüş babası Şeyh Cüneyd’in öcünü almak için 1488’de Şirvanşahlar Devleti’ne saldırır. Şirvan hükümdarı Ferruh Yasar yenilgiye uğrayarak Gülistan kalesine çekilir. Yedi ay muhasarada kaldıktan sonra Şirvan hükümdarı damadı olan Akkoyunlu sultanı Yakub Bey’den yardım istedi. Şeyh Haydar da, Alemşah Halime Begüm ile evlendiğinden, Yakup’un kardeşinin kocası idi, fakat Haydar’ın daha da güçlenmesini istemeyen Akkoyunlu hükümdarı Ferruh Yasar’a bir kuvvet gönderdi. Akkoyunlu ve Şirvanşah ordularıyla Taberistan yakınlarında yapılan savaşta Şeyh Haydar öldürüldü. Babası Şeyh Haydar öldürüldükten sonra, İsmail dayısı Sultan Yakup tarafından annesi Âlem şah Begüm ve kardeşleri Sultan Ali ve İbrahim ile birlikte Şiraz Valisi Mensur Pürnak Bey’in yanına gönderildi. İsmail o sırada bir yaşındaydı. Sultan Yakup’un ömrünün sonuna kadar onlar Fars’ta İstahr kalesinde hapsedildiler. Sultan Yakup 1490’da eşi tarafından öldürüldü.
AKKOYUNLU DÖNEMİ
Akkoyunlu tahtına geçen Rüstem Bey, kardeşi Baysungur ile yaşanan saltanat mücadelesinde Haydar’ın oğullarından yararlanmak için İsmail ve kardeşlerini hapisten çıkarıp serbest bıraktı. Neredeyse 4,5 sene (1489-1493) hapiste kalmış İsmail, kardeşleri ve annesi ile Tebriz’e geldiklerinde Rüstem tarafından çok saygılı bir şekilde karşılandılar. Fakat savaş sırasında İsmail’in büyük kardeşi Sultan Ali’nin ve Kızılbaşlar’ın cesurca çarpıştıklarını görünce korkuya kapılır, kendisini ve neslini ortaya çıkacak tehlikelerden korumak için Şeyh Cüneyd neslini ortadan kaldırmaya karar verir. Önce Erdebil’e gitmelerine izin verilmiş kardeşlerin orada güçlenmesinden endişe eden Rüstem Bey onları tekrar Tebriz’e getirdi. Burada müritlerinin birinden Rüstem’in onu öldüreceğini duyan Sultan Ali, kardeşleri ile birlikte Erdebil’e yola çıktı, onların gitmesini öğrenen Rüstem Bey, arkalarından ordu yolladı, Erdebil yakınlarında Şam Esbi çevresindeki çatışmada Sultan Ali öldürüldü. Ölümünden önce Şeyh Sultan Ali, İsmail’i varisi ilan eder. Kızılbaşlar, İsmail’in arandığını öğrenince onu bir süre Erdebil’de daha sonra da Reşt’te gizlenmesini sağlarlar. Daha sonra iki kardeş Şii olan Lahican Valisi Karkiya Mirza Ali’nin davetini kabul edip Lahican’a gittiler. Onların Lahican’da olduğuna emin olan Rüstem 300 kişilik askeri güç yolladı fakat Karkiya her iki kardeşi bir sepete koyarak onları ağaçtan sallayarak kardeşlerin Lahican topraklarında olmadığına yemin etmesi üzerine onlar Tebriz’e geri döndüler.
1514’te Çaldıran Muharebesi’nde Osmanlı padişahı I. Selim’e yenilmiştir. Savaş sırasında Şah İsmail kurşunla kolundan yaralanarak atından düşmüş, bir Osmanlı askerinin saldırısı üzerine Şah’ın yanındaki askerlerden Mirza Sultan Ali, “Şah benim” deyip süvariye doğru koşarak esir düşmüş, bu sırada bir Atçeken Hızır adlı muhafızı da Şah’a atını vererek kaçmasını sağlamıştır. Bu yenilgiden sonra ruhsal bir çöküntü yaşayan Şah, savaştan uzak durmaya çalışırken ülke ile ilgili işlere pek önem vermemeye başladı, devlet işlerini daha çok emirlerine havale etti. 1514’ten vefat edene kadar Şah, şahsen hiçbir savaşa girmemiştir. Şah İsmail 24 Mayıs 1524’te Tebriz’de 36 yaşındayken iç kanamadan öldü. Erdebil’deki Safevi Türbesi’ne defnedildi. Şah İsmail’in on bir çocuğu vardı, bunların altısı erkek ve beşi kız idi.
Şah İsmail, 1501 yılında Tebriz’de tahta oturduktan sonra Şiiliği resmî mezhep ilan etmek için Kızılbaş emirleri ile istişare etti. Emirler, Tebriz halkının dörtte üçünün Sünni olduğunu, başlarında bir Şii hükümdar istemeyeceklerini ve buna karşı çıkacaklarını ifade ettiler. Şah İsmail ise, “Kimseden korkmuyorum. Allah ve On İki İmam benimledir. Eğer bir söz söylenirse kılıcımı çeker ve kimseyi sağ bırakmam.” dedi. Ertesi gün Tebriz Cuma Camii’nde Şii alim Mevlana Ahmed Erdebilî On İki İmam adına hutbe irad etti. Camide neredeyse her iki kişinin arasında silahlı bir Kızılbaş bulunuyordu. Şah İsmail, hutbenin okunduğu minberin yanındaydı. Cami ahalisinin yarısı bu durumdan memnuniyet duyarken diğer yarısı homurdanmaya başlayınca Kızılbaşlar kılıçları ile onları susturdular. Hutbe bittikten sonra Ebubekir, Ömer ve Osman’a lanet okundu ve artık her yerde ilk üç halifeye lanet okunması gerektiği ve okumayanların katledilmesi emredildi.

 
Beklenmedik bir hata oluştu!

Beklenmedik bir hata oluştu!

Teknik rapor oluşturuldu. En kısa sürede çözülecektir.
Geri dön