Selda Gürsu

Sanata Dair

Selda Gürsu

gursu.selda21@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Bu açgözlülük niye? - 03.06.2020

Gerçekçi Olalım - 13.05.2020

Altını İyice Çizin, Bu Tablo Bizim! - 29.04.2020

Karne - 16.04.2020

Deli Saçmaları - 09.04.2020

Siz Adam Olmazsınız - 02.04.2020

Vursan Devrilmez! - 25.03.2020

Maske - 17.03.2020

Onda, Bunda, Şunda! - 05.02.2020

Nabız - 29.01.2020

Samimiyetle Söylüyorum! - 15.01.2020

Ne yazar? - 08.01.2020

Aman haa, çarpılırsın! - 01.01.2020

Derdimiz Ne? - 18.12.2019

Oturduğum Yerden Maaşımı Alırım! - 11.12.2019

Samanlaşmak - 04.12.2019

Dizgin - 20.11.2019

Nedir bu? - 13.11.2019

Herkese var, kendine yok! - 06.11.2019

Popülarite Tuzağı - 30.10.2019

Algılar, Algılar, Algılar... - 16.10.2019

Nasıl Yetiştiriyoruz? - 09.10.2019

Nedir, Ne Olarak Anlaşılır? - 02.10.2019

Yelkenler Fora! - 25.09.2019

Kızagan - 18.09.2019

El Alem - 11.09.2019

Neyin Kavgası? - 04.09.2019

Ne Kadar Ucuz? - 28.08.2019

Hangi Dünya O Dünya? - 21.08.2019

Daha Neler! - 07.08.2019

Biraz Hasbihal-3 - 31.07.2019

En çok yapılan tıbbi hatalar – 3 - 24.07.2019

Medikal Malpraktis/ Aşı - 2  - 17.07.2019

Medikal Malpraktis - 10.07.2019

Türkiye’de Doktor Olmak - 03.07.2019

Yalan Değil! - 27.06.2019

Neden? - 19.06.2019

Vaktizamanında - 08.06.2019

Baş üstünde yüceleceksin! - 29.05.2019

Altıncı Koğuş - 22.05.2019

Al Sana Neden! - 15.05.2019

Zihniyet - 08.05.2019

Halk İradesi - 01.05.2019

Muhalefet! - 24.04.2019

Seçim - 17.04.2019

Yargılı algı: TV’deki her şey doğrudur - 10.04.2019

Olur mu hiç? - 03.04.2019

Başarılı başarısızlık - 27.03.2019

Tek yön - 20.03.2019

Mükemmel Eylemin İmkansızlığı - 13.03.2019

Thomas More’un Kişiliği ve Ütopyası - 06.03.2019

Acı - 27.02.2019

Hayır diyebilmek - 20.02.2019

Eğitmeyen Eğitim Sistemi  - 13.02.2019

Duygu Terazisi - 06.02.2019

Neler Oluyor? - 30.01.2019

Trafikte De Empati - 23.01.2019

Boşa Kürek - 16.01.2019

Yazıklar olsun! - 09.01.2019

Siluet - 02.01.2019

Olacağına Var - 26.12.2018

Biraz Hasbihal -2 - 19.12.2018

Yitirmeden - 12.12.2018

Türk Dili - 05.12.2018

Özgür Düşünce - 28.11.2018

Bu kadarına da pes! - 21.11.2018

Bir Dakika - 14.11.2018

İnsan - 07.11.2018

Beyazın Getirdiği Siyahlar Hep Siyah Kalmaz - 31.10.2018

Terazi Misali - 24.10.2018

Siyaset ve Din - 17.10.2018

Tüketen kavram: Tepkili tepkisizlik - 10.10.2018

Çağımızın Teslimiyeti: Sorgulamama Batağı - 03.10.2018

Biraz Hasbihal - 26.09.2018

Distimi Hakkında - 19.09.2018

Kendine Dön - 12.09.2018

Bağımlılık - 05.09.2018

Bulimia Nevroza - 29.08.2018

Ne Çok Yalan Söylüyoruz - 22.08.2018

Aile Ne Yapmalı? - 16.08.2018

Sorgulamadan Önce Biraz Empati - 08.08.2018

İsmet İnönü’yü tanımak - 01.08.2018

Canilere Geçit Vermeyelim - 25.07.2018

Aşkınıza Sahip Çıkın - 18.07.2018

Empati, Empati, Empati! - 11.07.2018

Sağ-Sol Kavramının Tarihi - 06.07.2018

Kekemeliğe Karşı Toplumun Bakış Açısı - 27.06.2018

Bugün, dikkat çekici eserleriyle adından söz ettiren, her bir boyutlamanın bir bireyi temsil ettiği yaratmaları geometrik bir form anlayışıyla tuvale aktaran Ömer Mirdemir’i köşeme konuk ediyorum.
Merhaba Ömer Bey, önce sizi biraz tanıyalım:
1989 Mardin doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi, resim bölümünden 2015 yılında mezun oldum. Aslında kendimi bildim bileli hep resim yaptım, sanata yönelme sürecim bayağı eskiye dayanıyor bu yüzden ama sanatın ne olduğuna dair profesyonel yaklaşımım üniversite yıllarına denk geliyor. Daha bilinçli bir şekilde sanat ögelerini kullandığım işlerim bu tarihlerde kendini gösterdi.
Sanatın hayatınızdaki önemi nedir/ onsuz bir hayat fikri kulağa nasıl geliyor?
Sanatın sadece benim değil, herkesin hayatında önemi vardır ve olmalıdır da. Sanatın benim için bir tanımlama yöntemidir. Nasıl ki bir yazar, bir konu ve duygu üzerine bir şeyler yazıyorsa biz de resmediyoruz. Sanatsız hayat elbette ki düşünemiyorum. Bu, bana elbette ki tatsız tuzsuz bir hayat gibi anlamsız gelirdi.
Sanatınızı icra ederken içinde bulunduğunuz ruh hali neyi temsil ediyor?
Geometrik formlara yönelmemin asıl temeli resim bölümünden önce fizik ve anestezi bölümlerini okumamdır. Bu alandaki sayısal temeller, bunun oluşmasında rol oynadı. Bir çalışmaya başlamadan önce aklımda sayıların uçuştuğundan emin olabilirsiniz.
Bu, doğada var olan bir şeyi resmetmeme değil de resim yapmanın temeli olan yaratıcılık temelli yeni form ve yaklaşımlara yönelmemi sağladı. Duygu ve ruh halimi, çalışmalarımda kullandığım form, ışık ve renklere yansıtmaya çalışıyorum. Bu, yeni ve bilinmeyen duygular ortaya çıkarmaktadır. Bir çiçeğe bakıp ondaki bilinen çiçek duygusunu yaşamaktansa, renk ve formlardaki daha derinlikli ve daha gizil yaklaşımların asıl sanatı oluşturduğunu düşünmekteyim.
İlk serginizin kapılarını sanatseverlere açtığınızda yaşadığınız hissiyat neydi?
İlk sergim, karma bir sergiydi. Tabii ki amatör diyebileceğimiz bir sergiydi ve iki çalışmamın satılması, yaptığın işin değerli bir şey olduğunun farkına varmamı sağlamıştı.
Eğer sanat eserlerinin dili açık olsaydı, sanat eserlerinizin hangi hislerle yaratıldığını sanatçı olmayan insanların da anlamasını ve eleştirmesini nasıl karşılardınız?
Tabii ki her eserin bir anlatımı ve etkileme eşiği vardır. Bu, izleyiciyle alakalı bir durumdur. Çözümlemek için zaman ve anlamak için kendisini yetiştirmesi gerekir. Çünkü, her eser, aynı zamanda açık bir ansiklopedidir. Bazısını anlamak sadece daha çok zaman alır.
Yapılan her eserde sanatçı bir konu, anlatım ve form çalışır. Sanatçı ile aynı düşüncede olmak, eserden doğru sonucu çıkarmak olarak algılanmamalıdır.
Herkesin bir duygu durumu ve anlayışı vardır ve hepsi doğrudur. Eleştiri güzeldir ve yine net olmak gerekirse, izleyici bir eseri ne derece ve hangi temellerde eleştirebilir ki? Bu, sadece sanatsal temellerde olabilir. Aksi durumda eserin yansıttığı iyi veya kötü her izlenimin bir duygu durumu vardır.