İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi için Çerez Çerez Politikası. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.

Yusuf Çağırtekin

Seviye Atlayamayan Milliler!

Yusuf Çağırtekin

[email protected]

Merhaba değerli okuyucularım. Bu hafta bildiğiniz üzere milli maç arası dönemi geçirdik. UEFA Uluslar B Ligi heyecanında Türkiye, grupta güçlü rakibi Sırbistan’ı evinde ağırladı. Müsabaka 2-2’lik beraberlikle sonuçlandı. Türkiye bu sonuçla 3 puanla grupta 3. Sırada yer alırken, Sırbistan ise 2 puanla grupta son sırada kaldı. Şimdi maça dair izlenimlerimi, notlarımı ve yorumlarımı sizlere aktarmak istiyorum.

Milli takımımız müsabakaya oldukça tutuk başladığını gözlemledik. Bunu son oynanan Rusya maçında da gözlemleme fırsatı elde etmiştik. Savunmada Merih Demiral harici maça konsantre olabilen kimsenin olmadığını düşünüyorum. Özellikle en kötü performans Hasan Ali’den geldi. Bu tür maçları oynayacak tecrübesi olan da bir futbolcu ama Sergey Milinkovic Savic’e o topu vurdurması, bende hayal kırıklığı yarattı. Sırbistan tipik bir yarı kanat organizasyonu olarak nitelendirebileceğimiz bir pozisyonda golü bularak öne geçmeyi başardı. Türk Milli Takımı’nın geçmişten günümüze yediği gollerin arşivine baksak muhtemelen en fazla yan toplardan gelen organizasyonlarla topu ağlarımızda görmüşüzdür. Dünya çapında bir jenerasyon yakaladığımızda da (2008 Avrupa Şampiyonası Çek Cumhuriyeti ile gruptan çıkma müsabakasında Koller’den yenilen gol) bu tür golleri çokça yiyebiliyoruz. Golden sonra oynanan oyun da bizim için pek umut ışığı vermedi açıkçası.

İkinci yarı toparlandığımız, silkelendiğimiz bir devre oldu ama yine kolay bir gol daha yedik. İkinci golden sonra ise Milli Takımımızın rahatladığını gözlemledim. Artık kaybedecek bir şey yoktu ve millilerimiz bunun farkına varınca daha organize ve olgun ataklar geliştirebildi. Özellikle Zeki Çelik sağ kanadı çok iyi kullandı. Zeki’nin özel bir futbolcu olduğunu düşünüyorum, Fransızlar da bunun farkında. Lille forması altında da etkili performanslar sergiliyor. Ozan Tufan da maça ağırlığını koyunca, beklenen goller geldi ve skoru 2-2’ye getirdik. 2-2’den sonra maç tam anlamıyla ortadaydı. Sırbistan da galip gelebilirdi biz de. Nitekim Sırplar çok net pozisyonlar kaçırdı. ‘Milli Savunma Bakanımız Merih Demiral’ sayesinde 3. golü yemekten son anda kurtulduk.

Maçın içinden kısa notları paylaştıktan sonra kendi yorumlarıma geçecek olursam; Milli Takımımızdaki temel problemi ‘seviye atlayamamak’ olarak görüyorum. Oyuncularımızın seviyesi elbette oldukça yüksekte fakat takım olarak ulaştığımız seviyeyi yükseltemiyoruz. Bu tür sorunlar genellikle taktik ve teknik anlayışla çözülür. Bir de oyuncuların yeterince sorumluluk almasıyla ve kendini geliştirmesiyle tabi. Şenol Hoca, Rusya maçında sorunu tam olarak çözemedi ki aynı sorunları Sırbistan önünde yaşadık. Artık tecrübeli sayılabilecek bir takım haline geldik. Oyuncular da birbirlerini tanıyor. Birlikte oynama alışkanlığını kazandık. Önemli olan takım olarak maçı koparacak oyunu oynamak. Burada da Şenol Hoca gerekli ikazları yapması gerekiyor. Yapıyordur ama bunun takıma geçmediği görülüyor. Bence altın bir jenerasyona sahibiz. Bir an önce sorunların çözülüp, yola emin adımlarla devam edilmesi gerekiyor aksi takdirde gerçekten gurur duyduğumuz bu oyunculardan kurulu Milli Takım, uluslararası mecralarda herhangi bir başarı alamadan kaybolabilme ihtimali var.