Uzm.Dr. Onur Oral

Su Ve Sağlık

Uzm.Dr. Onur Oral

onur.oral@ege.edu.tr

Pek çok insan günlük yaşam temposunun yoğunluğu, unutkanlık veya su yerine, farklı sıvı içecekleri sık ve yoğun tükettiği için yeterli su tüketiminden mahrum kalmaktadır. Yetersiz su tüketiminin olumsuz etkisi soğuk kış günlerinden ziyade sıcak yaz günlerinde çok daha ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.    Su metabolizmanın dengeli ve aktif çalışması için vazgeçilmez olduğundan, yetersiz su tüketimi bireyi, yaşamsal dengelerin bozulmasına neden olabilecek sorunlarla karşı karşıya bırakabilir.
Ortalama bir genç erişkin erkekte vücut ağırlığının yüzde 18’ini protein ve ilgili maddeler, yüzde 7’sini mineraller, yüzde 15’ini yağlar oluştururken, vücut ağırlığının geri kalan yüzde 60’lık oranı sudur. Vücut ağırlığını oluşturan bu oranlara bakıldığında, suyun metabolizmanın çok hassas bir denge içerisinde çalışmasındaki önemi rahatlıkla anlaşılabilir. Yeterli su tüketimiyle, metabolizmanın sağlıklı çalışması için gerekli mineraller olan kalsiyum, magnezyum, demir, nitrat, flor, çinko, sodyum da alındığı için, yetersiz su tüketiminin yaratacağı olumsuz etkiyle görülebilecek olan, hücre ve organ fonksiyon bozuklukları tüm hayatı olumsuz etkileyecektir.
Canlıların yaşamını sürdürmesi için vazgeçilmez faktör olan suyun önemini vurgulamak için kullanılan “Su Hayattır” yorumu bilimsel anlamda gerçekten son derece geçerlidir çünkü su, kan basıncının düzenlenmesinde en önemli rolü oynar. Ayrıca yaşamsal faaliyetlerin düzenlenmesinde büyük önem taşıyan asit-baz dengesinin düzenlenmesinde, hücre içinde besin öğelerinin metabolizması ( enerjiye dönüştürülmesi ), sinir uyarılarının sağlıklı iletimi, kas kontraksiyonu (kasılıp-gevşeme), kemik yapımı ve elektrolit dengesinin sağlanması için yeterli su tüketimi zorunludur.
Sıcak yaz aylarında kaybedilen su miktarı yeterince alınmadığında ortaya çıkan ilk belirti susuzluk hissidir ve bu durumda yine su tüketimi gerçekleşmezse, ardından dehidratasyon olarak adlandırılan vücut suyunun ciddi oranda azaldığı bir tablo gerçekleşir. Ve özellikle yazın görülen dehidratasyon (ileri derecedeki susuzluk) durumlarında da baş ağrısı, yorgunluk hissi, dikkat bozukluğu, ağız kuruluğu, idrar renginde koyulaşma ve bilinç bulanıklığı bulguları görülmektedir. Ve bu ciddi metabolik problemlerin, özellikle hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalığı, kalp hastalığı sorunları olan bireyler için çok daha büyük hayati risk taşıdığı gözden uzak tutulmamalıdır.
Günlük su tüketimi; hava sıcaklığı, ısı, nem, rakım gibi dış çevre koşullarına, kişinin fizik aktivite seviyesine ve genel sağlıklı koşullarına göre değişkenlik gösterebilse de, genel olarak günde en az 3 litre su tüketimi sağlıklı yaşam için önem taşımaktadır. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için “Su Hayattır” prensibini uygulamak konusunda gösterilecek bireysel duyarlılık, bireysel sağlık adına çok önemli kazanımları da beraberinde getirecektir.